Lenski'nin Evrim Deneyi 1988'den Beri Devam Ediyor!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Buraya tıklayarak bazı temel bilgileri edinebileceğiniz Lenski Deneyi, ya da daha teknik adıyla Escherichia coli Uzun Dönem Evrim Deneyi Projesi (LTEE), evrimin laboratuvarda gözlenebileceğini bizlere gösteren, evrimin tartışılmaz bir gerçek olduğunu bilimsel olarak ortaya koyan sayısız araştırma ve çalışmadan sadece bir tanesidir. Ancak önemi, uzun dönem bir deney olmasından ötürü evrime dair kavrayışımızı, bilgilerimizi ve öngörülerimizi geliştiren bir niteliği olmasıdır.

1988 yılında, Michigan Eyalet Üniversitesi'nde sadece 12 deney kabındaki E. coli bakterileri, günümüzde toplamda 58.000'den fazla nesil geçirmişlerdir ve deney halen sürmektedir. Deneyde, her 500 nesilde bir bakteri popülasyonları dondurularak, tıpkı gerçek fosillerin evrimin bazı kesitlerini bize göstermesi gibi, "fosil kaydı" da elde edilmektedir. Lenski ve ekibi, belirli aralıklarla deneyiyle ilgili sonuçları rapor olarak bilim camiasına iletmektedir. Science dergisinde yayımlanan son rapor, oldukça ilginç bilgilere yer vermektedir.

Lenski ve arkadaşları raporda, bakterilerin bulunduklara ortama adapte olmaları konusunda herhangi bir üst sınır tespit edemediklerini, evrimin sürekli olarak devam ettiğini belirmektedirler. Yani ortam değiştikçe, bakteriler de sürekli olarak, seçilim baskısı altında, ortama adapte olmayı sürdürmektedir. Santa Cruz'da bulunan Kaliforniya Üniversitesi'nden John Thompson, şunları söylemektedir:

"Bu raporda verilen sonuçlar, canlıların bulundukları ortama adapte olabilmeleri için bizim sandığımızdan da fazla yöntemi olduğunu göstermektedir."

Lenski ve arkadaşları, deneyin son 25 yılında, toplamda 41 farklı zamanda dondurulmuş bakterileri yeniden hayata döndürerek bu canlılardan yeni popülasyonlar yaratmışlardır. Bu nesilleri, günümüzdeki torunlarıyla bir araya koyarak, evrimsel uyum başarılarını gözlemişlerdir. Bu şekilde yürütülen araştırmada görülmüştür ki, 40.000'inci nesil ile 50.000'inci nesil arasında, ortama uyum başarısında %3'lük bir artış yaşanmıştır.

Araştırmacılar, bir bilgisayar modeli kullanarak bu deneyin 2.5 milyar yıl boyunca sürecek olsa neler olabileceğini anlamaya çalışmışlardır ve bilgisayar modeli de, evrimin herhangi bir üst sınırını tespit edememiştir. Almanya'daki Cologne Üniversitesi'nden Joachim Krug, The Scientist dergisine şunları söylemektedir:

"Evrimde her zaman tamir edilecek bir şeyler vardır. Dolayısıyla yapıları biraz daha iyi hale getirmenin her zaman bir yolu vardır."

Deney, bizlere evrimle ilgili çok önemli bilgiler vermektedir. Sanılanın aksine evrim, bir bakterinin bir kediye dönüşmesi değildir. Evet, evrimsel süreç içerisinde bakteriler gibi ilkel canlılardan başlayan organizmalar, kedilerin de, köpeklerin de, insanların da ortaya çıkmasına neden olmuştur, bu doğru. Ancak buna neden olan şartların ve sürelerin laboratuvarda birebir uygulanması imkansızdır. En ufak bir parametre değişikliği, canlının evriminde öngörülemez değişimlere neden olabilir. Bu sebeple, araştırmacılar böyle bir evrimsel değişimi gözlemeyi beklemezler; zira buna kimsenin ömrü yetmeyecektir. 80 yıllık insan ömrü, hatta 200.000 yıllık Homo sapiens varlığı, 3.8 milyar yıldır süren evrim için dillendirmeye bile değmeyecek süre dilimleridir.

Ancak araştırmalarda gözlenen, son derece nettir: canlılar, bulundukları ortama adapte olurlar. Bu ortama adapte olabilmek için, yapıları değişmek zorundadır: fizyolojileri değişir, anatomileri değişir, davranışları değişir... Bunların hepsi bir araya geldiğinde, belli bir süre geçtikten sonra canlılar o kadar farklılaşır ki, belki dıştan bakıldığında halen atasal türle aynı yapıdaymış gibi gözükse de, tamamen yeni bir canlı formu evrimleşmiştir. İşte evrim, bu şekilde ilerler. Bunu, 3.8 milyar yıl gibi akıl almaz sürelere vurduğunuzda, basit bir bakteriden, insan gibi karmaşık canlıların ve T-Rex gibi acımasız yırtıcıların ve orkide gibi renkli bitkilerin nasıl evrimleşmiş olabileceğini görebilirsiniz. Üstelik, geçtiğimiz günlerde yapılan ve Evrim Ağacı olarak haberini yaptığımız şu araştırmanın da gösterdiği gibi, bazen çok zormuş gibi gelen evrimsel değişimler (örneğin tek hücreliliğin çok hücreliliğe evrimi), sadece birkaç nesilde bile mümkün olabilir ve çok hızlı bir şekilde popülasyonlar beklenmedik özellikler evrimleştirebilir.

Lenski'nin çalışmalarının sonuçları, bilim camiasında heyecanla karşılanmakta ve devamı merakla beklenmektedir. 

Kaynak: The Scientist

Dil Neden İnsanlara Özgüdür?

İnsan Evrimine Dair 9 İlginç Gerçek

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim