Kök Hücreler Hakkında Düşülen Yanılgılar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Doğuştan kör olan 2 yaşındaki kız çocuğunun ebeveynleri, bağışlanan bir göbek bağı kordonundan elde edilen kök hücrelerin kızlarına nakledildiği Çin’de bir kliniğe yatırılması için yaklaşık 50 bin dolar para harcadılar. 

Tedaviden sonra ilk başlarda aile kendi kızlarının görme yetisinin geliştiğine dair ikna oldular ancak bir göz doktoru tarafından yapılan nesnel belirleme ile kızlarının halen göremediği ortaya çıktı. Bu hikaye; yeni teknolojilere ilişkin, daha tam olarak olgunlaşmamış aldatıcı bilgilerin sonucu olarak ortaya çıkan bir çok üzücü hikayelerden birisidir. Sadece çok kısıtlı uygulamalar için tıpkı kan kanseri tedavilerinde olduğu gibi kök hücre terapileri yıllardır gün yüzünde olan bir uygulamadır. Embriyonik kök hücrelerin, kök hücre terapilerinde oldukça etkili olduğu vurgulanmaya devam etmekle birlikte etik tartışmaları da beraberinde getirmektedir.

Kök hücreler; farklılaşmamış hücreler olmakla beraber spesifik hücre tiplerine dönüşebilme kapasiteleri de bulunmaktadır. Embriyonik kök hücreler farklılaşma kapasitesi en yüksek olan ve herhangi bir vücut hücresine dönüşebilen hücrelerdir. Kök hücrelerle yapılan çalışmalar; tedaviye yönelik faydalı olabilecek kök hücrelerin farklılaşma süreçlerinin nasıl kontrol edileceğine dair umut vermektedir. 

Kalp yetmezliklerinde, kök hücrelerin kalbe enjeksiyonu ile kalp kas hücrelerinin yeniden oluşması, kalbin atması ve güçlenmesiyle sonuçlanması beklenen olası uygulamalar zaten devam etmektedir. Deneyler halen devam etmekte olduğu için kök hücrelerin şu aşamada böyle tedaviler için kullanılması erken olabilmektedir. Hasarlı beyine veya omuriliğe uygulanan kök hücre tedavileri gibi benzer deneysel çalışmalar devam etmektedir. Kök hücreler aynı zamanda hücrelerin yenisiyle değiştirilmesi olarak değil de destek hücreler olarak uygulanabilir. Genetik olarak tasarlanmış kök hücreler öncelikli olarak hasarlı hücrelerin daha uzun yaşaması ve işlev görebilmesi için ilaç dağıtım sistemi veya destek hücreleri haline getirilebilir. Ama bu konuda büyük engeller bulunmaktadır. Çünkü kök hücrelerin kanser hücrelerine dönüşebilme ihtimalleri vardır. Sebeplerden bir tanesi; bizim vücudumuz sınırsız bir şekilde kendini yenileyebilme kapasitesine sahip kök hücrelerden oluşmamaktadır. Kök hücreler, kanser hücreleri ile ortak bazı karakteristik özellikleri paylaşırlar ve enjekte edilen kök hücreler büyük ihtimalle kanserli hale gelmektedirler. 

Kök hücreler muazzam potansiyele sahipler ve onlar muhtemelen önümüzdeki 20 yıl boyunca tıbbi terapilerde önemi artan bir role sahip olacaklardır. Ama gerçek şu ki; kök hücrelerle ilgili çok fazla abartılı ve sadece teorik bilgiler bulunmaktadır ve şimdiden o seviyeye gelmesi mümkün değildir. Bu durum istismar olayı için uygundur. Kök hücre klinikleri çoğunlukla Çin ve Hindistan gibi fakir ülkelerde ve Güney Amerika’nın farklı yerlerinde kurulmaya devam etmektedir. Onlar genel olarak tedavi amacıyla batılı zenginleri tuzağa düşürmek için bulunmaktadırlar. Fiyat 10 bin’den 100 bin dolara kadar çıkabilmektedir. Bir kez kök hücre tedavisine yatırım yapmaya başladığınız zaman hem maddi olarak hem de manevi olarak çok fazla çaba gösterirsiniz. Bu aileler, tedavinin çok fazla işe yaramadığını gösteren kanıtlara rağmen tedaviye inanıp büyük yatırımlar yapmaktadırlar. Çoğu zaman tedavinin seyrine etki eden sahte ilaçlar bulunmakla birlikte bunların belki de anestezi gibi diğer uygulamalardan kaynaklanabileceği ve orada gerçek bir iyileşmenin söz konusu olmadığı durumlar olmaktadır. Ama semptomlarda ki değişiklik çoğu zaman tedavinin işe yaradığı kanısına neden olmakta ve bazen hastayı ve ailesini kök hücre tedavisine daha fazla yatırım yapmaları gerektiği yanılgısına düşürmektedirler. 

Kliniklerin işe yarar bir bilimsel dataları bulunmamakla birlikte onların basit yayınları başarılarının anekdotları olarak gösterilmektedir. Çoğu zaman ise orada ne yaptıkları ve hastaya ne enjekte ettikleri konusunda belirli bir miktar saydamlık da bulunmaktadır. 

Küçük bir araştırmayla, kök hücre klinik tedavilerin hastanın durumunda değişmeyen bazen de zararlı bir şekilde uygulamadan ayrıldığı görülmektedir. Massachusetts Üniversitesi’nden göz doktoru Shakesh Kaushal körlük için kök hücre tedavisine maruz kalan 8 çocuğu gözden geçirdi ve sonuçlara göre kök hücre tedavisinin herhangi bir gözle görünebilen bir faydası olmadığı ortaya çıktı. Bu söyleyebileceklerimizin hepsi NPR raporundan alıntıdır. (Knox 2010)

Dobkin ve arkadaşlarının 2006’da yaptığı bir çalışmada; omurilik yaralanması için kök hücre enjeksiyonuna maruz kalan 7 hastayı ele aldı. Sonuçlar; sensörimotorda, iş görememezlik halinde veya herhangi bir otonomik iyileşme gözlenmediğini gösterdi. Diğer bir deyişle tedavinin herhangi bir faydası yoktu. 7 hastanın 5’inde ise menenjit dahil bazı komplikasyonlar gözlendi.

Basın da kendilerini düşünerekten çoğu zaman insanları kandıran kök hücre kliniklerini desteklemektedirler. Çoğu zaman raporlarında en ufak bir şüpheci tavır dahi göstermeyerek mucizevi tedavi olarak lanse etmektedirler. Bu kliniklerin bedava reklamını yapan bu raporlar, hastaların umutsuzca her kapıyı çalmasından daha önemli hale gelmiştir. Bizim zor zamanlarda ayakta durmamıza yardım eden oldukça pozitif bir duygu olan umut, bizi daha çok çaba göstermemize ve kök hücre terapiler gibi yüksek teknikli tedavilere yatırım yapmamıza sevk etmektedir. Ama orada umutlanmak için hala karanlık alanlar vardır. Gayrimeşru heyecanlar aynı zamanda yasal terapileri baltalamaktadır ve bilimsel araştırmalar hayal kırıklığı haline gelmektedir. Kök hücre tedavilerinin yüksek kapasitesinin tartışılması yasal olarak devam etmektedir. Bunun gibi tartışmalar uygun konuları içermelidir. Kök hücre terapileri büyük ölçüde deneysel ve ne zaman bu tedavilerinin tam olarak faydalı olabileceği ise bilinmemektedir.

Basın bu konuda büyük ölçüde sorumluluk alması gerekmektedir. Tıbbi profesyoneller de bu konuda neler oluyor diye ilgi göstermelilerdir. Aynı zamanda halka uygun bir dille gerekli bilgiyi vermeleri gerekmektedir. Hükümetler de bu kliniklerin nasıl düzenlendiğine dair gerekli dikkati göstermeleri lazımdır. Ve halk şüpheli mucizevi kök hücre tedavi iddialarına dikkat etmeli ve maddi ve manevi herhangi bir çabaya girmeden önce profesyonellere danışmalıdır.


Kaynak: Bu yazı CSICop adresinden çevrilmiştir.

Düzenleyen: Arsel Acar

İnsan ve Diğer İnsansı Maymunların Kök Hücreleri ve Evrim Üzerine...

Akıllı Sinir Hücreleri: Sinir Hücresine Ait Tekil Dendritler İşlem Yapabiliyor!

Yazar

Turan Tufan

Turan Tufan

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim