Kilo Vermenin Bilimi: Ne, Nedir, Nasıl Düşünülmelidir?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kilo vermek, günümüzde giderek artan sayıda bir insan kitlesinin en hayati hedeflerinden birisidir. Obezite gibi ölümcül bir hastalık en sıklıkla Amerikan halkının sorunu gibi gözükse de, tüm Dünya giderek artan bir hızla bu hastalığın avuçları arasına girmektedir. Geride bıraktığımız 33 sene, obezite hastalığının en yoğun olarak çalışıldığı dönem olmuştur. Bu 33 yıllık süre zarfında 188 farklı ülkeden toplanan verilere göre obezite, tüm Dünya'daki yetişkin insanlar arasında %28 oranında, çocuklar arasındaysa %47 oranında artış göstermiştir. Yani 1980'li yıllarda Dünya'daki obez ve aşırı kiloluların sayısı 857 milyon civarındayken, 2013 yılında bu sayı 2.1 milyarı aşmıştır! 

2.1 milyar! Bunun ne demek olduğunu bilemiyoruz anlıyor musunuz? Dünya'da neredeyse her 3 insandan 1 tanesi obez! Şu anda Dünya'daki obez sayısı, 1927 senesindeki Dünya toplam nüfusundan fazla! ABD, obezitenin en sık görüldüğü (%13) ülkelerden birisi olsa da, hayat kayıpları bakımından durum %5 oranındadır ve diğer birçok ülkeden düşüktür. Yani obezite, artık "Amerika'nın sorunu" falan değildir. Bunu en net şekilde gösteren veriler, son 30 sene içerisinde dişiler arasındaki obezitenin en hızlı artış gösterdiği ülkelerin Mısır, Suudi Arabistan, Umman, Honduras ve Bahreyn olduğu gerçeğidir. Erkeklerdeki en hızlı obezite artışı ise Yeni Zelanda, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve ABD'dedir.

Kilo kaybı, ne yazık ki popülist bazı sözde bilim insanları tarafından "tek diyet" formülüne indirgenmeye çalışılmaktadır. İnsanlar, Dünya üzerindeki her şart ve her koşul ve her insan için tek bir kaftandan biçilmiş bir diyet formülü olduğuna inandırılmaktadır. Bu, "koca ve şişko" bir yalandır! Her insan farklıdır. Her insanın şartları, içerisinde bulunduğu durumlar, fiziksel ve genetik özellikleri, yaşam biçimleri farklıdır. Geniş bir kitleye uygun bazı genel çerçeveler çizmek mümkün olsa da, tüm insanları istisnasız ve her zaman kapsayacak bir diyetin olduğuna inanmak, en kibar tabiriyle aptallıktır. Bu nedenle diyetisyenler vardır. Bu nedenle her diyetisyen, her bir birey için ayrı bir diyet hazırlarlar. Bunlar için takip edilen genel kurallar elbet vardır. Fakat bunlar, herkes için ve evrensel olarak genel geçer yasalar değildir!

Peki ne yapacağız? Diyetin, yani beslenme biliminin temellerini elimizden geldiğince öğreneceğiz. Biyolojiyi, yani canlılık bilimini anlayacağız. Böylelikle kendimizi daha iyi tanıyabileceğiz. Bu sayede, kendimiz için en uygun sistemi geliştirebileceğiz. 

Bu infografikte, diyet ve kilo kaybıyla ilgili bugüne kadar yapılan birçok araştırmadan süzülen temel verileri göreceksiniz. Bunlar size "ne yapmanız gerektiğini" değil, "nasıl düşünebileceğinizi" öğretecektir. Size tavsiyemiz, eğer ki gerçekten kendinize en uygun sistemi bulmak istiyorsanız, diyetisyen tavsiyeleri eşliğinde çalışmanızdır.

Umuyoruz ki size de yol gösterici olacaktır.

 

Görsel Tasarım ve Düzenleme: Mehmet Onurcan Kaya

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Reuters
  2. visual.ly

Doğadayım: Maymun Manzaraları

Günümüzün En Zor Bilişim Problemleri: Geleceği İnşa Etmek...

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim