Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

image

Her ne kadar bu pelikanla ilgili dikkat çeken ilk özellik sapsarı kafasıysa da, türün adı Kahverengi Pelikan (Pelecanus occidentalis) olarak geçmektedir. İkinci dikkat çeken özellik, devasa gagasıdır ki vücut oranlarına göre en iri gagalı pelikanlardan birisidir. Kahverengi Pelikanlar, su yüzeylerini tarayarak uçarlar ve avları üzerine hızla dalarak dev gagalarıyla yakalarlar. 

Kahverengi Pelikanlar, aynı zamanda evrimsel biyoloji ve ekolojinin ortak çabasının müthiş zaferlerinden birisidir. 1960-1970'lerde DDT isimli böcek ilacının kullanımı, doğayı sadece küresel bir felaketin eşiğine getirmemiştir, aynı zamanda bu pelikanların yumurtalarının kabuklarının müthiş derecede incelmesine neden olmuştur. Bu nedenle yumurtaları çok daha kolay kırılmaya başlamıştır. Öyle ki, kuluçkaya yatan annenin ağırlığıyla bile yumurta kırılabilmektedir. Bu sebeple, yavruların neredeyse tamamı daha doğmadan ölmeye başlamıştır. Bu, Kahverengi Pelikan popülasyonunda kritik bir darboğaz yaratmıştır.

Sonradan, DDT'nin kullanımdan kalkmasıyla birlikte, biyologlar bu hayvanları kurtarmak amacıyla onları koruma altına almışlardır. Genleri detaylıca incelenen bireyler, özellikle birbirleriyle çiftleştirilerek çeşitliliğin artması hedeflenmiştir. Uzun çabalar sonunda, "neredeyse tamamen yok olmuş" statüsündeki kahverengi pelikanlar, "neredeyse hiç tehdit altında değil" statüsüne kadar kurtarılabilmiştir. Bu hayvanların sayısı halen artıştadır ve yok oluşun eşiğinden kurtulmuşlardır. En yakın akrabaları, Peru Pelikanlarıdır. Bu iki pelikan türü, ortak atalarından coğrafi izolasyon dolayısıyla ayrılmıştır. Peru Pelikanları, bu türleşmeden sonra biraz daha iri hale gelmişlerdir. Bu iki pelikan türü, avlanmak için dalış yapan tek pelikan türleridir. Av üzerine dalma sırasında bu pelikanlar vücutlarını ve kafalarını sağa doğru eğerler. Bunun, yutak ve nefes borusunu koruma amaçlı bir davranış olduğu düşünülmektedir.

Bilinen en yaşlı Kahverengi Pelikan, 43 yaşındadır.

 

Görsel: Cüneyt Özdaş (Tüm hakları saklıdır.)

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/08/2019 09:26:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2903

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hayvanların insanlar gibi duyguları olduğunu düşünmek uzunca bir süre bilimsel bir tabu olmuştur. Ancak bunu yapmazsak, hem onlarda, hem de kendimizde olan temel gerçekleri kaçırabiliriz.”
Frans de Waal
Geri Bildirim Gönder