Jurassic Park'ın Sivrisineği Keşfedildi Mi?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Karnı kanla dolu bir sivrisinek fosili ilk defa keşfedildi!

Jurassic Park filminin ikonik görüntüsü olan dinozor kanı emdikten sonra fosilleşen sivrisineğin bir kurgu olduğu düşünülüyordu... Şimdiye dek. Bilim tarihinde ilk defa, araştırmacılar bir sivrisinek fosilinin şişmiş karnı içerisinde kan izleri bulmayı başardı. ABD Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nden Dale Greenwalt önderliğindeki ekip, fosil bulgularını bugün Proceedings of National Academy of Sciences dergisine yayımladı. 

Her ne kadar bilim insanları bugüne kadar kan emici böceklerin fosillerini bulmuş olsalar da, genellikle bu türlerin beslenme alışkanlıkları anatomik özelliklerine veya midelerindeki kanla taşınan parazitlerin varlığına bakılarak çıkarılıyordu. Ancak Greenwalt'un keşfettiği sivrisinek fosili, bu böceklerin günümüzden 46 milyon öncesinde kan emdiklerini net olarak gösteren güçlü bulgulara sahip. Oldukça şanslı bir keşif olan bu fosili Greenwalt şöyle anlatıyor:

"Kanla dolmuş sivrisineğin karnı patlayacak kadar şişmiş vaziyette. Oldukça kırılgan bir yapıda. Türün fosilleşmeden önce bozunmamış olma ihtimali yok denecek kadar az."

Çok Uzak Bir İhtimal

Jurassic Park'ta olanın aksine, bu fosil reçine içerisinde keşfedilmedi. Bunun yerine, Montana'nın şist çökeltileri içerisinde keşfedildi. 46 milyon yıl içerisinde, her türlü DNA bozulacaktır, fakat bazı diğer moleküller bozunmadan kalabilir. Greenwalt'un ekibi böceğin karnında halen ciddi miktarda demir ve porfrin isimli organik molekülün bulunduğunu ispatladı. Bu iki kimyasal da omurgalıların kanlarında bulunan ve oksijen taşıyan hemoglobinin yapıtaşları arasında yer alıyor. Bu moleküller, aynı çağa ait erkek bir sivrisineğin karnında bulunmuyor, çünkü erkek sivrisinekler kan emmiyorlar. Üstelik bu sivrisinek de aynı bölgede bulundu. Oregon Eyalet Üniversitesi'nden George Poinar şöyle söylüyor:

"Bu bulgu, kan emici sivrisineklerin reçine haricindeki ortamlarda da gayet güzel bir şekilde korunabileceğini gösteriyor. Ayrıca bu çalışma, doğru şartlar sağlanacak olursa omurgalı kanında bulunan porfrinin milyonlarca yıl korunabileceğini ispatlamış oluyor."

Greenwalt'un bulguları, geçtiğimiz yıllarda North Carolina State University'den bir paleontolog olan Mary Schweitzer'ın dinozor kemiklerinden hemoglobin izleri çıkardığına dair, oldukça ses getiren ve tartışmalara neden olan çalışmaya da destek sunmuş oluyor.

Evrim Ağacı Eklemesi: DNA moleküllerinin yarı ömrü 521 yıl civarındadır. Yani her 521 yılda bir, kimyasal bağlarının yarısı tamamen kopar ve molekül parçalanır. 6.8 milyon yıldan daha eski zamanlardan DNA molekülü elde etmek imkansızdır, çünkü ne kadar iyi korunursa korunsun, DNA'nın bağları bağlı kalamayacaktır ve molekül dağılacaktır. Pratik olarak, 1.5 milyon yıl öncesinden daha eskisine ait DNA'ları okumanın bir yolu yoktur.


Yazan: Ed Yong

Kaynak: Bu yazı Nature sitesinden çevrilmiştir.

Görsel: Washington Doğa Tarihi Müzesi

Fokun Köpekbalığından Kurtulma Hamlesi

Dişiler ve Erkekler Arasında Kalp Farkları

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim