İnsan Burnunun Evrimi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için evrimagaci@gmail.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

İşin biyolojik açıklamasına girmeden önce, mekanik bir açıklamasını yapmakta fayda görüyorum. Burun yapımız, mühendislikte "nozzle" olarak anılan yapıya benzer benzer. Bu yapı, akışkanların hızını, yönünü, basıncını vb. karakterlerini ayarlamak için uçak motorlarında ya da bazı tribünlerde kullanılır. Burnumuzun şekline bakılırsa, nozzle yapısı, yani burun deliklerinin dar, burnun içerisindeki kavisin ise geniş olduğu görülür:

 

 

 

Nozzle ile kıyaslayabilmek açısından, nozzle görüntüsü de aşağıdadır:

 

 

Görüldüğü gibi, bizim burnumuz da, ters bir nozzle gibidir. Şimdi, bunun bize ne faydalar getirdiğini, önce biraz nozzle'ın Mekanik'te ne işe yaradığını açıklayarak izah etmeye çalışalım:

Akışkanlar Mekaniği dahilinde, Bernouilli Denklemi'nin bize verdiği bilgiye göre, nozzle yapısı sayesinde, ters bir nozzle olan burnumuzun, dar tarafından giren hava, geniş tarafına (daha iç bölgeler) geçerken yavaşlar ve basıncı artar. Böylece, daha yüksek basınç sayesinde akciğerlere alınması kolaylaşır (ayrıca diyaframın hareketinin de bunda çok önemli etkisi vardır). Nefes verirkense, nozzle'ın geniş tarafından (burnun iç taraflarından), dar tarafına doğru (burun delikleri) akış olur ve bu sırada akışkanın (havanın) hızı artar, basıncı düşer. Nozzle'ın nasıl çalıştığını anlamak için aşağıdaki animasyonu izleyebilirsiniz:

http://home.earthlink.net/~mmc1919/venturi.html

Aşağıdaki NASA bağlantısında da konuyla ilgili açıklama yapılmaktadır.

http://www.grc.nasa.gov/WWW/K-12/airplane/nozzle.html

İşte bu yapı, yaklaşık 7 milyon yıl sonucunda evrimleşmiş ve hala evrimleşmekte olan bir yapıdır. Bu noktadan sonra, bazı Biyolojik hipotezlere de bakabiliriz:

İlk olarak, burnumuz maymunlar ve diğer insaymunlar (şempanze ve bonobo maymunu) kadar fazla kokuyu ayırt edemez. Ayrıca bir diğer bilgimiz, burnumuzdaki kemiğin (nasal spine bone), evrimsel basamakların daha ilerisinde evrimleştiği görülmektedir. Çünkü hala kıkırdaksı olan bu kemik dokusu, atalarımıza ait fosillerde bulunmamaktadır. Bu da, o zamanlar tamamen kıkırdak olduğunu düşünmemize sebep olmaktadır. 

Eğer nefes alıp verirken, havanın hızını ve burnunuzdan nasıl geçtiğini incelerseniz, az önce de bahsettiğimiz üzere, burnun nozzle yapısı, havanın ciğerlere çekilmeden önce yavaşlamasını; dışarı verirken ise hızlanmasını sağlar. Bu sayede, nefes alırken yavaşlayan hava burnun içerisindeki kılcal damarlar ağı tarafından daha çok ısınır ve ciğerlerimize ısıtılmış olarak gider. Dışarı verdiğimiz hava ise daha hızlıdır ve daha serindir, çünkü sıcaklığı önemsizdir ve bir sonraki nefes için bir an önce dışarı atılması gerekmektedir. Bu, soğuk havalarda ciğerlerimizi ve sinüslerimizi koruyucu bir adaptasyondur. Bunun en güzel kanıtı, Neandertal kuzenlerimizin büyük burunlara sahip olmasıdır. Çünkü bu insansılar, genellikle Kuzey Avrupa'nın soğuk bölgelerinde yaşamaktaydılar ve bu tip büyük burunlar, onların ısınabilmesi için önemli bir faktördü. 

İlginç bir diğer hipotez ise, burnun, iki ayak üzerine kalkmamızdan sonra beynimizin gelişimine vücudumuzun verdiği anatomik bir tepki olmasıdır (Medical Hypotheses dergisi). Bununla ilgili bazı açıklamaların geçerliliği kabul edilmekle birlikte (bipedalizmin vücut iskeleti üzerindeki değişimleri gibi) hala ispatlanmış bir iddia değildir.

Bir diğer hipotez ise, maymun ve insaymun atalarımıza göre burnumuzun bu şekilde dışa ve aşağıya doğru adaptasyon geçirmesinin sebebi olarak, yüksek nemli bölgelerde yaşamamız sırasında suyun burnumuza girmesine engel olmasını sağlaması gösterilmiştir. Ancak bu, genel olarak İnsan Evrimi üzerine çalışan Evrimsel Biyologların kabul ettiği bir hipotez değildir. 

Bilimsel camiada en çok kabul edilen teori ise, Buzul Çağı'ndan sonra bu burunlara sahip olduğumuz yönündeki teoridir. Son buzul çağı, bundan 110.000 ile 10.000 yıl öncesi arasında yaşanmıştır. Bu soğuk şartlarda, yukarıda bahsettiğimiz soğuk ortamlara aptasyonumuz sırasında, burnumuz da bu tip bir evrim geçirmiştir. 

Ve son olarak, bir diğer kabul gören teori de, Cinsel Seçilim'in bu tip bir burnu evrimleştirmemize neden olduğu yönündedir. 


Teşekkür: Saygın Sual'e ve notumuzdaki teknik hatayı bize göstererek düzeltmemizi sağladığı için İlker Yıldırım'a teşekkür ederiz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. http://en.wikipedia.org/wiki/Human_nose#Evolutionary_hypotheses 
  2. Ana Görsel: Pixabay

Hamamböcekleri 250 Milyon Yıldır "Hiç" Değişmemiş midir? Hamamböceklerinin Evrimi Üzerine...

Vücudumuzdaki Kıllar, Tırnaklar ve Bunların Evrimi Üzerine

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim