Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Bizler doğada birer fazlalığız. Evet, aynen öyle. Milyarlarca yıl önce, milyonlarca metrekarelik okyanuslarda gerçekleşen, eş zamanlı olsun-olmasın, milyarlarca tepkimenin, zamanımıza ulaşmış ürünleriyiz. 'Bizler'den kastımız, bütün canlılardır. Doğa için, konsept olarak hiç bir canlının, diğerinden daha fazla bir değer taşıdığı söylenemez.

'Homo sapiens', yani insan olarak bizler, bazı hayvanları avlar, yakalar, keser, biçer, sonunda yeriz. Postlarını bırakmaz, giyeriz. Bitkileri de aynı şekilde... Liflerinden giysi, ip yapar; özlerini toplarız. Ve sonunda onlardan da yeriz. Doğayı kullanırız. Ama şimdilik sınırlı bir süre için. Uzun vadede ise doğa bizleri kullanır. Düşünürsek, en başta doğa bizi kullandı. Kullana kullana alıştırdı, alıştıra alıştıra bağışıklık kazandırdı. Peki doğayı kullanabilme yetisini kazanmamızı neye veya nelere borçluyuz? Önemli bir nokta...

'Öncelikle düşünebilme' gibi klasik bir tabirle açıklamak ilgi çekici olmaz tabi ki. Olaylar, olgular arasında bağıntılar kurabilme; diğer bir deyişle, kayıp şehirler arasında yollar kurabilme. İşte bu yeti, doğayla olan ilişkimizi ileri noktalara taşıyabilmede kilit rol oynamıştır.

Esmer, kıllı adam...

Yıldırım attığında korkup mitler yaratmasaydı da olayı MERAK etseydi, şüphesiz bugün çok farklı yerlerde olma ihtimalimiz yükselirdi.

Yağmur yağdığında tanrılara gülücükler bağışlayarak ayinler düzenlemekten vazgeçip suyun nereden gelebileceğini MERAK etseydi, yine belli gelişmeler daha erken olabilrdi.

Bunun gibi onlarca olgu gösterilebilir. Burada değinmek istediğim temel nokta şudur ki; modern insan ve ataları, pragmatist bir yaklaşım benimseyerek, 'hayır gelmeyecek' şeyi merak etmemiştir. İnsanların çoğu, bugün de aynı kanıda.

Unutmayalım ki, bilim bizlere çuval çuval para vaadetmez. Kısa vadede, hiçbir şey vaadetmez. Bilim, bütün canlıların ortak mirasıdır. Ve onu ancak, bilmek ve öğrenmek eylemlerinden, o derin hazzı alanlar benimser."

Emre Oral (Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü)

 

Yasal Uyarı: Evrim Ağacı, bahsi geçen şahsın ismini ve fotoğrafını kullanma iznine sahiptir. İzinsiz olarak kullanılamaz.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder