Biyolüminesan Serpintisi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Doğa bundan daha fazla güzelleşebilir mi bilemiyoruz. Düşünün ki Ay'ın olmadığı bir gecede, Maldivler'de yürüyorsunuz. Dalgalar sahile yumuşak yumuşak vuruyor. Ancak bir farkla: bu dalgalar, tıpkı İstanbul'un gecesi gibi ışıl ışıl parlıyor. Bu parlak organizmalar ayaklarınıza dolanıyor. Dünya üzerinde görülmesi gereken müthiş olaylardan biri "biyolimünesan (biyo-ışıklandırma) serpintisi" olarak da bilinen ve biyolojik olarak kendi ışıklarını üretebilen planktonlardan oluşan bir sürünün karaya vurmasıdır.

Görseldeki fotoğraf Vaadhoo Adası'nda çekilmiştir. Ancak biyolüminesan canlılar Dünya'nın her tarafında bulunurlar. Burada görülenler muhtemelen tek hücreli protistalar ve kopepod olarak da bilinen deniz kabuklularıdır. İkisi de baskı altındayken ışık yayarlar. Fotoğrafçı Doug Perrine şunları söylüyor:

"Arada sırada, bu ufak taneciklerden birkaç tanesi sudan fırlayarak kara üzerinde hareket ederler. Bazen hayalet yengeçleri bunları yakalayarak yuvalarına götürür."

Her ne kadar karaya bu kadar yakınken pek işe yaramasa da, normalde bu canlıların biyolüminesans özelliği, avcıları korkutarak kaçırabilmekte veya yüzme davranışlarını etkileyerek avlanmalarına engel olabilmektedir. Kimi türdeyse bu ışıklar, kendilerinin avcısı olan hayvanların avcılarını bölgeye çekmek için kullanılmaktadır.

Bu ışık, oldukça "şeytani" isimlere sahip olan iki kimyasal tarafından yaratılmaktadır: lusiferin adı verilen bir pigment ile lusiferaz adı verilen bir enzim. Lusiferin oksijen ile tepkimeye girer, lusiferaz ise bu tepkimeyi hızlandırır. Bu planktonlarla doğrudan akraba olmayan bazı diğer canlılar da, bu iki kimyasalı kullanarak ışık üretebilirler: örneğin ateşböcekleri, fener balıkları ve denizanaları.

Araştırmalar, evrimsel süreç içerisinde bu şekilde ışık üretebilme yetisinin birden fazla defa evrimleştiğini göstermektedir. Dolayısıyla büyük resme bakacak olursanız, o kadar da "sihirli" sayılmaz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. New Scientist-1
  2. New Scientist-2
  3. Journal of Plankton Research

Alaşımın Mikroskop Görüntüsü

Dünya Güneş'e 1 Metre Daha Yakın veya Uzak Olsaydı Ölür Müydük?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim