Bilimin Zaman İçerisindeki Değişimi ve Güvenilirliği

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu mini-hikayede anlatılmak istenen, bilimin ilgi alanındaki konuların aynı kaldığını varsaysak bile, ona verdiğimiz cevapların zaman geçtikçe değişiyor olduğudur. Elbette, hikaye bunu birazcık abartarak vermektedir; zira bilimde, hele ki üniversitede anlatılan düzeydeki bilimde her sene köklü değişimler yaşanmaz; dolayısıyla sözü geçen hoca aslında üşengeçlikten final sorularını değiştirmemiştir diyebiliriz. Ancak gerçekten de ortalamada her 10-20 senede bir bilim oldukça değişir, gelişir, kendini yeniler. 

Kimilerince bu, "zayıflık" olarak lanse edilmeye çalışılır. "X sene önce şunu diyordunuz, şimdi bunu diyorsunuz, Y sene sonra başka bir şey diyeceksiniz, bilime neden güvenelim ki?", gizli bilim düşmanlarının en tipik cümlelerinden birisidir. 

Unutmamak gerekiyor ki bilimin argümanlarını yenilemesi ve değiştirmesinin nedeni, yeni bulgular ışığında eskiden bildiklerimizin kısmen ya da tamamen hatalı olduğunu anlamamızdır. Ancak gelecekte belli bir bilimsel düşüncenin değişebilecek olması, günümüzde ona "kinisizm" düzeyinde bir şüphecilikle yaklaşmamız gerektiği ya da reddetmemizin mantıklı olacağı anlamına gelmez! Zira bilim, belli bir zaman dilimi içerisinde insanların" gerçek bilgi"ye ulaşabilmek için sahip oldukları yegane ve en güçlü bilgi türüdür. Dolayısıyla diğer tüm şartların eşit olduğu bir durumda, bilimin gösterdiği yolu tercih etmek, sezgilerimize dayalı ya da rastgele bir yolu tercih etmekten hemen her zaman daha mantıklı, yerinde ve avantajlı olacaktır.

Bunun sebebi, bilimsel bilgilerin eldeki verilerin en mantıklı, akılcı ve titiz şekilde süzülmesinin bir ürünü olarak doğuyor olmasıdır. Bu bilgiler, yeni ve güvenilir verilerle elbette değişebilir. Bu, bilimin zayıflığı değil, tam tersine, statükocu ve statik bilgi türlerine karşı güçlü olan tarafıdır. Çünkü bilim, rastgele bir biçimde ya da insanların istek, talep, arzuları doğrultusunda değişmez. Bilim, somut veriler, akılcı yaklaşımlar, nesnel analiz, zorlu bilimsel testler ve güçlü bir direniş altında, zaman içerisinde, karşıtlarını ikna ede ede değişir. Bilim, inada veya şahsi inançlara dayalı değil, kanıt ve nesnel düşünceye dayalı bir bilgi türüdür.

Dolayısıyla, evet, geçmişte bilimin yeni bulgular ışığında değiştiğini bilin; ancak gelecekte de nasılsa değişecek diye, bugünkü bilimsel verileri elinizin tersiyle itebilmek için hiçbir iyi argümanınız bulunmayacaktır. Eğer ki elinizde bilimin o anda gösterdiği doğruların aksi veya alternatif bir yöne gitmenizi meşrulaştırabilecek hiçbir somut, güvenilir ve nesnel bulgunuz yoksa, muhtemelen bilimin yolunu seçmek her zaman, her daim doğru tercih olacaktır.

Yokluğun ve Varlığın Kanıtı

İnsan Vücudu ve Karbon Atomları

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim