Bağdat Pili Efsanesi ve Gizem Fetişizmi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Uzun yıllar önce bulunan ve elektrik üretme kapasitesine sahip olduğu anlaşılan Bağdat Pili isimli ilkel bir düzenek, komplo teorisyenlerinin ve “mistik” olaylara meraklı kesimlerin temelsiz argümanlarına maruz kalıyor. Bağdat pili, Mezopotamya bölgesindeki farklı kültürlere ait kalıntılarla birlikte bulunan, muhtemelen kaplama gibi basit amaçlarla kullanılan çok basit yapılı pillerdir. Eğer bu yapılar gerçekten pil olarak kullanıldıysa, normalde 1800'lü yıllarda Alessandro Volta tarafından keşfedilen pillerin tarihinin çok daha eskiye, MÖ 250 ila MS 224 yılları civarına dayanıyor olabileceği anlaşılacak. Ancak henüz bunların gerçekten pil olarak kullanıldığından bile emin değiliz. Üstelik bu cisimlerin ne kadar eski olduğundan da tam olarak emin değiliz, çünkü modern tarihlendirme tekniklerinin kullanılabilmesi için pek uygun değiller.

Keşfedilen basit düzeneğin geçmiş “çok gelişmiş” kültürlere ait olduğundan tutun da, uzaylılara varana kadar geniş bir gizem hikayeleri zincirinde “o devirde böyle bir şey mümkün olamazdı” denilerek manüplasyon aracı olarak kullanılıyor. 2000 yıllık bu pil düzeneğini daha iyi anlayabilmek için bilimin ve bilginin nasıl oluştuğuna ve bugünlere geldiğine dair kısa bir açıklama yapmak faydalı olur:

İnsanlığın bugünkü teknolojik gelisiminin altyapısını “iletişim” sağlamıştır. Orta Çağ'da bilimle ilgilenen insanların “mektup” kullanarak iletişim kurma imkanına kavuşması, bilimsel ve teknolojik gelismelerin önünü açmış, bilginin dar coğrafyalarda kaybolup gitmesinin önüne geçilmiştir. Nihayetinde, iletişimde telgraf ve telefon gibi keşiflerin ardından bilimsel gelişim olağanüstü bir ivme ile 150 yıl içinde bugünkü seviyesine ulaşmıstır.

Geçmiş dönemlerde, bugün bildiğimiz bazı temel bilimsel bilgilere ulaşabilen insanlar olabileceğini kabul etmek yerinde olur. Örneğin, Dünya'nın yuvarlak olması gibi coğrafya ve astronomi bilgilerine birçok antik toplumda, birçok düşünür ve bilim insanı vakıftır. Bu bilgilere kimileri uzun ve yorucu gözlemler sonucu ulaşırken, kimi düşünürler sadece akıl yürüterek ispatsız bir biçimde ulaşabilmiştir. Atomdan söz eden eski Yunan düşünürlerinin ellerinde tek bir delil veya bu sonuca nasıl vardıklarıyla ilgili gözlemsel veriler bulunmaz. Tümüyle akıl yürütme sonucu bu kanıya varmışlardır. Fakat, iletişim yetersizliğinden dolayı bu insanlar ve toplumlar bilgilerini paylaşarak artırma imkanına kavuşamadıkları gibi, bu bilgileri yanlarında götürerek yok olmuşlardır.

Bağdat pilini de bu bağlamda değerlendirmek hatalı olmayacak. Kaldı ki, statik elektrik (kehribar) çok eski zamanlardan beri biliniyordu fakat ne olduğu tarif edilememişti. Bunun gibi, kimyasal maddelerle elektrik üretme yöntemlerinin de biliniyor olması olası. Dolayısıyla, bu buluntuyu yüksek bir teknolojinin ürünü olarak değerlendirme yanlışına düşmemek de gerekiyor. Sonuçta, elektrik üretmek amacıyla yapılan pil, bildiğiniz çömlek kullanılarak üretilmistir. Yani, deneysel bir çalışma olduğu ve bir bilim insanı/grubu tarafından incelendiği açıktır.

Bağdat pilinin üretebileceği elektrik akımı kısıtlıdır ve yüksek ihtimalle ne için kullanacaklarını da bilememiş olmalılar. Yine de, kolaylıkla pilin kutuplarını birbirine bir metal telle bağladıklarında ısı ürettiğini farketmiş olmaları gerekir ki, araştırmalarını bu ısının nasıl oluştuğu üzerine yönlendirmiş olabilirler. Ne yazık ki, başta bahsettiğimiz “iletişimsizlik” gibi sebeplerle bu bilim insanlarının çalısmalarını kaydettikleri yazılı eserler günümüze ulasamamıştır. Bu da bilimi bulandıran komplo teorisyenlerine davetiye çıkarmaktadır.

Tüm bunlar ışığında, Bağdat pili ve benzeri nesneleri birer gizem objesi olarak değerlendirmek, varlıklarını insanüstü mistik, dünya dışı güçlere bağlamak, doğrudan insan zekasını küçük görmekten başka anlam ifade etmez.

Yazar ve Kaynak: Kozmik Anafor

Geliştiren: ÇMB

Etik İkilem Soruları ve Bunların Analizi

Karmaşık Protein Mekanizmalarının Kendiliğinden Oluştuğu Tespit Edildi!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim