Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Temel bilimler perspektifinden baktığımızda, tıpkı diğer günler gibi, insanın zamanı ölçüp, bu ölçüm içindeki belli noktalara anlam yüklemesinin bir ürünü. Sosyal bilimler ve kültür açısından incelediğimizde ise, birçokları için anlamlı/önemli olan veya en azından anlamlı/önemli hale getirilmiş bir gün. Eleştirilebilir, karşı çıkılabilir, desteklenebilir, kutlanabilir; bunlar tamamen kişilerin hayat görüşlerine kalmış.

Biz bu yazımızda, "14 Şubat Sevgililer Günü anlamlı mıdır, değil midir?", bunu tartışmak istemiyoruz. Günün birçok kişi tarafından kabul edilen anlamına ithafen, ilginizi çekebilecek bazı bilimsel bilgiler paylaşmaktan yanayız. Ayrıca bu yazımızda "aşk" isimli duygunun biyolojisine, sinirbilimine ve mekaniğine de girmeyeceğiz. Dilerseniz, buradaki makalemizden detaylarını öğrenebilirsiniz.

Aşkın Bilimine Dair İki Hatırlatma

Ancak bu yazıda kısaca hatırlatmak istediğimiz iki şey var.

İlki: Aşk, diğer duygulardan (korku, acı, öfke, mutluluk, tiksinme, vs.) farklı bir biyolojiye sahip değildir. Yani onlar gibi, tamamen mekanik, tamamen hormonlara dayalı, tamamen biyolojik bir olgudur; hiçbir "doğaüstü" tarafı bulunmamaktadır. İlgili makalemiz, bu biyokimyasal süreci olabildiğince detaylı bir şekilde izah etmektedir.

İkincisi ise, kalbin aşk ile hiçbir alakası yoktur. Tıpkı diğer bütün hislerimiz, duygularımız ve düşüncelerimiz gibi aşk da, beyinde başlayan ve beyinde biten bir olgudur. Kalp, beyin tarafından uyarıldığında daha hızlı veya daha yavaş atabilir; ancak bir kan pompası olan kalp organının sevgi veya aşk gibi duygularla veya bu duyguların oluşumu ve algılanması ile hiçbir ilişkisi yoktur. Halk arasında yaygın olarak görülen bu ilişkilendirmenin nedeni, beynimizin emri sonrası böbrek üstü (adrenal) bezlerimizden salgılanan adrenalin gibi hormonların, kalbin çalışma hızını arttırması ve bunun beyin tarafından "göğüste sıkışma" şeklinde algılanmasıdır. Tarihsel olarak insanlar, bu hissi algıladıkları için, aşkı da kalp ile ilişkilendirmişlerdir. 

Aşkın Sembolizmi

Bu yazımızda daha ziyade aşkın sembolizminden bahsetmek istediğimizi söylemiştik. Öyleyse, öncelikle aşkın meşhur "kalp sembolü"nden başlayalım:

Kalbin yaygın olarak çizilen şekli...
Kalbin yaygın olarak çizilen şekli...

Bu çizimin gerçek bir kalp ile neredeyse hiçbir alakası olmadığı aşikardır. Gerçek bir kalbin neye benzediğini hatırlayacak olursak:

Gerçek bir kalbin şekli...
Gerçek bir kalbin şekli...

Eğer yeterince zorlayacak olursak, üstteki çizimin alttakinin kaba bir karşılığı olabildiği düşünülebilir; ancak yine de bu yaklaşım pek de inandırıcı olmayacaktır. Aradaki benzerlik oldukça yüzeysel gözükmektedir. Öyleyse bu şekil nereden çıktı?

Antik Doğum Kontrol Yöntemleri?

Açıkçası bunu kesin olarak söylemek çok güç. Çünkü kalp sembolünün tam kökenini bilemiyoruz. Ancak bazı tarihsel verilere bakarak bazı çıkarımlarda bulunmak mümkün. Örneğin Antik Roma'da bu şeklin madeni paralar üzerine basılı olduğunu biliyoruz:


Bu şeklin asıl kaynağı, "Silfiyum" olarak bilinen bir bitki olabilir. Çünkü bu bitki Antik Roma'da tıbbi amaçlarla kullanılmaktaydı. Özellikle de doğum kontrol ilacı olarak işlev gördüğü düşünülmekteydi. Özellikle bu bitkinin reçinesi içildiğinde, bebek doğumu önlenebiliyor, bir nevi kürtaj yerine geçiyordu. Romalılarda kullanımının yaygın olduğu iddia edilir; ancak gerçekten işe yaradığı kesin olarak bilinmiyor. Neden mi? Çünkü bitkinin soyu tükendi! Zaten dar bir alanda yetişen bu bitkinin aşırı tüketimi, sonlarını getirdi.

Peki kalp sembolünün bir "doğum kontrol ilacı"ndan geliyor olması biraz garip değil mi? Aslında bilimsel açıdan bakıldığında pek de sayılmaz. Çünkü "aşk" duygusunun biyolojik olarak evrimleşmesinin yegâne nedeni, cinsel birliktelik ihtimalini arttırmaktır. Dolayısıyla aşkın var olmasının nedeninin seks olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla aşk sembolünün, seks ile ilgili bir kaynaktan çıkmış olması çok da şaşırtıcı olmazdı. 

Kalp ve Kalçalar/Memeler

Konuyla ilgili bir diğer açıklama ise, 1998 senesinde geldi. Feminist yazar Gloria Steinem, kalp şeklinin, özellikle de sembolün ters halinin, kadın vücudunu, kalçalarını, göğüslerini veya bacaklarını simgelediğini ileri sürdü. Üzerinde düşünmeniz için buraya bırakalım:


Öte yandan, aynı şekilden yola çıkan John Woodward ve George Burnett isimli bilim insanları, bu sembolün erkek testislerini de simgeliyor olabileceğini ileri sürmektedir.

Cinsellikle İlgisi Olmayabilir mi?

Ancak bu cinselliğe yönelik açıklamalardan ikna olmayanlar da var. Zira bunlar tam olarak köken bilgisi değil, anlam bilgisi veriyor.

Sembolün kökenlerinin daha eskiye gittiği düşünülüyor. Antik Yunan'dan bile eskiye giden bazı pagan gruplarının sembollerinde de aşk ve arkadaşlığı temsil eden şu şekillere rastlıyoruz (ilki aşk, ikincisi arkadaşlık):


 


Dediğimiz gibi, tam olarak kökeni ve ne zaman ortaya çıktığı bilinmiyor. Ancak en muhtemel açıklama, bu sembolün gerçek insan kalbinin fazlasıyla basitleştirilmesinden türetildiği yönünde gibi gözüküyor. İki kuğunun kafa kafaya vermesinden oluştuğunu iddia eden romantik açıklamalar pek de mantıklı gözükmüyor. Ne olursa olsun, bu şeklin aşk ve sevgi gibi duyguların beyinden değil de kalpten kaynaklandığı yanılgısına düşen insanlar tarafından geliştirildiği bir gerçek. Bu da antik tarihimizin kültürel evrimi ışığında mantıklı gözüküyor.

Kalbin Matematiği

Bu arada... Kalp simgesine matematiksel yaklaşım ilginizi çekebilir. Bunu kendiniz de basitçe MATLAB gibi bir yazılımda çizdirebilirsiniz.

Aşkın Formülü
Aşkın Formülü

Ancak bununla uğraşmak istemezseniz, Wolfram Alpha da iyi bir çözüm olabilir. Siteye girin ve şunları yazıp Enter tuşuna basın (ya da buraya tıklayın):

x^2+(y-x^(2/3))^2=1

Yarım bir kalp hoşunuza gitmedi mi? Bunu deneyin (ya da buraya tıklayın):

(x^2 + y^2 − 1)^3 − x^2*y^3 = 0

Değişkenler ve üslerle oynayarak en uygun kalbe ulaşabilirsiniz. En güzeli ise, eğer ki 3 boyutlu grafik çizen bir program kullanmayı biliyorsanız, şu grafiği çizdirerek 3 boyutlu bir kalp elde edebilirsiniz (buraya tıklayabilirsiniz):

(x^2 + ((9*y^2)/4)+z^2-1)^3-x^2*z^3-(9*y^2*z^3)/200=0

14 Şubat Sevgililer Günü'nüz kutlu olsun.

Sevginiz tek gün değil, daim olsun.

Kaynaklar ve İleri Okuma
  • C. J. Strusiewicz. 6 Famous Symbols That Don't Mean What You Think. (2012, Temmuz 02). Alındığı Tarih: 14 Şubat 2019. Alındığı Yer: Cracked
  • K. McDonell. The Shape Of My Heart. (2007, Şubat 13). Alındığı Tarih: 14 Şubat 2019. Alındığı Yer: Slate
  • M. Soniak. Why Don't Valentine Hearts Look Like Real Hearts?. (2018, Şubat 08). Alındığı Tarih: 14 Şubat 2019. Alındığı Yer: Mental Floss
  • F. Horse. 10 Theories On The Origins Of The Valentine’s Heart. (2013, Şubat 08). Alındığı Tarih: 14 Şubat 2019. Alındığı Yer: ListVerse

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder