Aşırı İnsan Nüfusu Problemini Çözmek...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

22 Nisan, tüm dünyada "Dünya Günü" olarak kutlanmaktadır. 45 yıldır bu özel gün, insanları –fikir ve heyecanlarıyla- Dünya’nın çevresel sorunlarına karşı koymak amacıyla bir araya getiriyor. Peki, uçsuz bucaksız evrende sahip olduğumuz tek evimiz için en büyük tehdit nedir? Avustralya’daki Adelaide Üniversitesi’nde bir çevrebilimci olan Corey Bradshaw, buna çok net bir yanıt veriyor: 

"Hiçbir soruya gerek yok, insan nüfusu, sahip olduğumuz her bir çevresel sorunun çekirdeğidir."

Yedi milyarız ve artıyoruz. Sorunları çözmek için ürettiğimiz teknolojiler, üreme hızımıza yetişemiyor. Birçok insanın iddiasına göre Dünyayı kurtarmanın tek yolu, çok fazla üremeyi durdurmak. Bu fikir Malthus Teorisi olarak da biliniyor. Fakat–“aile planlaması” diyerek yumuşattıkları- nüfus dengelemesini savunanlar, zorunlu aile ölçüsünün hiçbir zaman cevap olmadığını söylüyorlar. Bunun yerine, insanların kendi çoğalma miktarlarını (alenen daha makbul) diğer hedefler doğrultusunda düzenlemesini sağlayacaklarını söylüyorlar. Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi Nüfus Çalışmaları Akademisi’nden Suzanne York şöyle diyor: 

"İnsanları yoksulluktan kurtarmalıyız, onlara daha iyi sağlık bakımı verip onları eğitmeliyiz."

Yine de herkes aile düzenlemesinin arkasında değil. Bazıları için bu terim hala totaliter nüfus düzenlemiş için bir örtmece niteliğinde ve zorba devlet tedbirlerinin, müdahalesinin hayaletini çağırıyor (tıpkı Çin’inki gibi, zorla kürtaj gibi korku hikâyelerine neden olmuştu). Ve nüfus sorunu üzerinde çalışan bazı insanlar, nüfusu dengelemek için daha çok çocuk yapmamız gerektiğini bile düşünüyor.

Gözlerinize inanamadıysanız tekrar okuyun! Evet, daha çok çocuk yapmak! Virginia’daki Nüfus Araştırma Akademisi’nden Steven Mosher, insanları en büyük sorun olarak gördüğünü söylüyor. Mosher’a göre, daha fazla insan, çözümlere katkıda bulunan daha fazla zihin ve daha fazla buluşa neden olan daha fazla rekabet anlamına geliyor. Hani bilirsiniz; çok fazla beden yüzünden oluşan sorunları çözebilecek şu buluşlar... Sonunda, toplum kendi başına demografik değişim geçirecek, doğum kontrolü gerekli değil. Mosher bunun ayrıca insanları, onlara zorla kabul ettirilen sosyal değişimlerin şartlarına uymaktan da kurtaracağını söylüyor.

Diğer uzmanlar nüfusun kendisini dengeleyeceği hakkında şüpheci. Bradshaw şöyle diyor:

"Bu fikir çoğu durumda çok yanlış, öyle ki nereden başlayacağımı bilmiyorum."

Düzenlenmemiş çoğalmanın, yoğunluk geri bildirimi olarak bilinen bir çevrebilimle ilgili ilkeyi boşladığını söylüyor. Şöyle devam ediyor:

"Nüfusu sınırlı bir alanda artırdığınız zaman, kişi başına tecavüzü ve kaynaklar için yarışı artırırsınız. Daha fazla kavga, daha fazla acı, daha fazla ölüm görürsünüz."

Bradshaw, demografik değişimler geçiren toplumların, sanayi sonrasının refahını reddetmediğinin önemli olduğunu kabul ediyor. Fakat bu sınırsız nüfus artışının,(eğer olacaksa) iyi olmadan önce şartları çok çok daha kötü yapacağını söylüyor. Bunun sebebi, gezegenin daha fazla insanı desteklemesine izin veren her teknolojinin nüfus artışının sürekli gerisinde kalması. Bradshaw, gezegende bir milyara yakın aç insan bulunduğuna dikkat çekerek, şu anda gezegendeki aç insanları bile besleyemediğimizi söylüyor.

Bradshaw anahtarın, aile planlamasını, her bireyin çevresel etkisini azaltan teknolojik çözümler ile artırmak olduğunu söylüyor. Sonunda, nüfus denetim yöntemlerinin hepsi –gülünç kitle kürtaj komplolarından açlığı ve savaşı yaymaya ve planlanmamış hamilelikleri hedef alan mantıklı taktiklere kadar- Bradshaw’ın geçen sene eş yazarlığını yaptığı (“İnsan nüfus azaltımı çevresel sorunlara çabuk bir çözüm değildir” başlı verilen) bir tezde belirttiği üzere küresel nüfus büyümesinin hızını kesmeyecek.

O tezde Bradshaw, nüfus denetiminin birkaç yöntemini değerlendirdi ve en iyi sonuçlardan bazıları, planlanmamış doğumları hedef almaktan geldi- sayısı yılda yaklaşık 33 milyon. “Eğitim sayesinde, eğer planlanmamış doğumlara neden olan kasıtsız hamilelikleri durdurabilseydiniz, 2100 yılı itibariyle küresel tek çocuk politikasını uygulamış gibi aynı net etkiyi elde ederdiniz.”

Fakat en iyi sonuçlar ile en iyi şartlar altında bile, Bradshaw’un 2100’deki küresel nüfus yansıtımı bugünkü ile neredeyse aynı oluyor: yedi milyar aç, susamış insan. Belki hepsinden sonra hava kalitesini artırmak üzerinde çalışmaya başlamalıyız.

 

Kaynak: Science

Köpekler Kalplerimizi Nasıl Çaldı?

İngilizcenin Kökeni Anadolu’ya Dayanıyor!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim