Arıların Dansı - 3: Arı Demokrasisi ve Demokrat Arılar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Önceki yazılarımızda size bal arılarının kullandığı evrimagaci.org/fotograf/73/7296">dans dilinin keşfediliş öyküsünü ve bu dili aynı zamanda yeni yuva arayışı sırasında kullandıklarını anlatmıştık. Bu yazıda ise arıların yeni bir yuva ararken uzlaşmacı bir biçimde ellerindeki seçeneklerden en iyisine nasıl ulaştıklarını anlatacağız.

Daha önce de anlattığımız üzere hali hazırda kurulu kovanı terk eden oğul, bir cismin üzerinde geçici olarak konklarken bir an önce yeni evlerini bulmak ve yerleşmek durumundadır, zira bal arıları kovuklarda yaşar ve açıkta çok uzun süre hayatta kalamazlar. Lindauer’in uzun soluklu gözlemlerle ortaya çıkardığı üzere kaşif arılar yakınlarda uygun bir kovuk bulup oğula geri döndüklerinde dans silini kullanarak bunu, oğuldaki diğer işçi arılara anlatmaktadır. Oğuldaki kardeşlerine bulukları yeni yuvanın reklamını yapıp onları da kendileri ile bu yuvayı teftişe çağıran bu arılardan bazen yüzlercesi aynı anda ve onlarca farklı konumu işaret edecek biçimde dans etmektedir. Bu noktada durumu olduğundan da ilginç kılan işte bu birbiriyle çelişen bilgilerin binlerce arıdan oluşan bir oğul tarafından işlenip sonunda (2-3 gün kadar bir sürede) ortak bir karara varılıyor olmasıdır. 

Peki bal arıları kendilerine reklamı yapılan yuva adaylarından hangisinin en iyisi olduğuna nasıl karar verirler? Bu kararın alınabilmesi için oğuldaki her bir arının her bir yuva adayını tek tek incelemesi mi gerekir? Bu soruların yanıtını, Thomas Seeley’nin 1970’lerde yaptığı bir dizi akıllıca tasarlanmış deney ve gözlem sonucunda öğrendik. Seeley’nin Honey Bee Democracy (Bal Arısı Demokrasisi) adlı kitabında son derece zevkle okunabilecek bir biçimde bu süreci açıklamaktadır. Biz de burada son derece özet bir biçimde onun bulduklarının üzerinden geçelim. 

Oğulun geçici konaklaması sırasında yakın çevrede yuva adayları bulan yüzlerce kaşif arı, oğula döndüklerinde keşiflerini anlatıp diğer kaşif arıları da kendi buldukları yuva adaylarını yoklamaya davet ederler. Bu durumda elinde iyi bir yuva adayı olmayan arılar karşılaştıkları bilgili kaşiflerin işaret ettikleri yuvaları kolaçan etmeye giderler. Davet edildikleri yuva adaylarını beğenmeleri halinde bu kaşifler de kendilerini davet etmiş olan kaşif ile aynı yeri işaret edecek şekilde dans etmeye başlar. Bu durumda iyi yuva adaylarının hızla destekçi toplarken kötü yuva adayları için dans eden arıların kendilerine taraftar bulması pek zordur. Buraya kadar olanlar pek de şaşırtıcı sayılmaz. Daha da ilginç olan ve belki  de Seeley’nin büyük keşfi olan ise başta belli bir yuva adayını destekleyen arıların ilerleyen zamanda (ve daha iyi seçenekler belirdikçe) nasıl olup da “fikir değiştirdikleri” ve görece daha iyi olan yuva adayı için dans etmeye başladıklarıdır.

Bir adada yaptığı kontrollü deneylerle Seeley, kaşiflerin bulduğu yuva adayı ideale yaklaştıkça (arılar seçenekleri olduğunda 40 litrelik boşlukları seçmektedir) daha “şevkli” dans ettiklerini göstermiştir. Kendisi buna dürüst reklamcılık diyor. Buna ek olarka, buldukları yuva adaylarına dair bilgiyi diğer arılarla dürüstçe paylaşan arıların kendi taraflarına çekebildikleri arı sayısının buldukları yuva adayının kalitesi ile doğru orantılıdır. Bulunan yuvanın kalitesi ile kaliteli bir yuva bulan arıların yanlarına daha çok arı çekebilmesi bir tür çarpan etkisi yaratarak iyi yuva adayları için dans eden arı sayısının hızla artmasına ve dolayısıyla (toplam kaşif arı sayısı sınırlı olduğu için) diğer yuva adayları için dans eden arı sayısının azalmasına neden olmaktadır.

Burada kesin bir karara erişilmesinin önündeki tek engel aslında çok da iyi olmayan yuva adaylarından vaz geçmeyen arılardır. Bunun nedeni, belli bir kaşif arının daha iyi bir yuva adayından haberi olmaması gibi görünmektedir. Peki hiç görmediği bir yuva adayı yüzünden bilgi eksikliği yaşayan bu arılar nasıl ikna edilebilirler? Burada çoğunluk etkisi devreye girer ve arıların büyük bir kısmı belli bir yönü işaret ederken başka yuvaların reklamını yapan arılara “nazikçe” kafa atılır (evet arılar birbirine kafa atıyor). Belli bir kanat çırpma sıklığı ile eşleştirilen bu kafa atma hareketine maruz kalan arılar ısrarlarından vaz geçer ve dans eden arıların daha da büyük bir kısmı eldeki en iyi seçeneğe oadaklanırlar. 

Birkaç güne yayılan bu “fikir beyanı” ve “tartışma” sonucunda artık dans eden arıların tamamı tek bir yuvayı (ve eldekiler içinde en iyisini) işaret etmektedir. Bunun üzerine oğul bulunduğu geçici konumdan ayrılıp kaşif arıları takip ederek yeni yuvanın yolunu tutar. 

Konuyla ilgili 1 saatlik (İngilizce) ve Tom Seely tarafından bizzat verilen bir ders, Cornell Üniversitesi'nin aşağıdaki videosundan izlenebilir:

 

Cassini'nin Satürn Görevinden Unutulmaz Görüntüler

Zürafaların Evrimi

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim