Apandisin Evrimi, Olası İşlevi ve Koalalar

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Apandisin neden ve nasıl körelmiş bir organ olduğunu "Körelmiş Organlar Nedir? Neden Körelirler? Neden Hala Canlılarda Bulunurlar?" ve"Selüloz Sindirimi ve Apandiks İlişkisi" başlıklı makalelerimizde izah etmiştik. Burada ise modern bilimsel çalışmalar ışığında, evrimsel süreçte körelmiş ama halen yok olmamış bu organın, tamamen yok olmasına engel olan, olası işlevlerine göz atacağız:

Nesiller boyunca apandisin tamamen işlevsiz olduğu düşünülmüştü. Apandiks gerçekten de insanlarda, aslen evrimleştiği işlevini göremez. Ancak bu, tamamen işlevsiz olması gerektiği anlamına gelmez. Örneğin 23 milyon yılı aşkın bir süredir insana ve yakın kuzenlerine gidecek dalda kuyruklar bulunmamaktadır ve körelmiştir, bu sebeple kuyruk kemikleri de körelmiştir. Ancak kuyruk sokumumuzda bulunan kemikler, körelmiş kuyruğumuzun kalıntısı olsalar da, halen çevredeki kaslara zayıf bir tutunma yüzeyi sağlarlar. Yani bir körelmiş organ, %100 işlevsiz olmak zorunda değildir.

Yapılan araştırmalar, apandiks içerisinde iyi huylu bakterilerin yaşadığını gösteriyor. Vücutlarımız bu bakterileri kullanarak, özellikle dizenteri ve kolera gibi hastalıklar sonrasında sindirim sistemini "yeniden başlatabiliyor". Geleneksel olarak düşünülen, apandisin basitçe gereksiz bir organ olduğu ya da evrimsel sürecin bir gölgesi olduğu yönündeydi. Yıllar boyunca doktorlar apandisin yeni keşfedilen görevlerine rağmen alınmasını tavsiye etmişlerdi ve görünen o ki, gerçekten de bu organın alınması herhangi bir sorun teşkil etmemektedir.

ABD'nin North Carolina eyaletinde bulunan Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacılar, sindirim için önemli olan bakterilerin ölmesine neden olabilecek kadar ciddi bir dizanteri veya kolera hastalığından sonra apandisin, iyi huylu bakterilerin yeniden sindirim sistemine yayılması için bir rezerv görevi gördüğünü söylüyorlar. Bulgularına rağmen Prof. Dr. Bill Parker, tüm bu yeni keşiflerin bizlerin ne pahasına olursa olsun apandisimize sarılmamız gerektiği anlamına gelmediğini önemle vurguluyor ve şöyle açıklıyor:

"İnsanların apandisin sırf bir görevinin keşfedilmesinin, onun iltihaplandığı zaman vücutta tutulması gerektiği anlamına gelmediğini anlamaları gerekiyor. Yani keşfettiklerimizi keşfetmiş olmamız sevindirici, ancak kimseye herhangi bir zarar vermek istemeyiz. İnsanların kalkıp da 'Ah, apandisimin bir görevi varmış, dolayısıyla doktora aldırmak için gitmeyeceğim. Onu vücudumda ne pahasına olursa olsun tutacağım.' demelerini istemiyoruz."

RMIT Üniversitesi Tıp Bilimleri'nde görev yapan Doç. Dr. Nicholas Vardaxis, Duke Üniversitesi araştırmacıları tarafından ileri sürülen teorinin oldukça mantıklı olduğunu söylüyor ve şöyle ekliyor:

"Bir fikir olarak bu oldukça ilgi çekici. Belki de bu iyi, ufak bakterilerin yerleşmesi için bir alan olarak görev alıyor. Her şeyden izole ufak bir kesecik... Önemli olansa şu: Evrimsel sürece baktığımızda, evrim skalasında bir tür ne kadar yüksekteyse, o kadar daha fazla hepçil olmaktadır. Bu nedenle apandisi de o kadar ufak ve gereksiz olmaktadır. İnsanlar bunun güzel bir örneğidir. Apandisimizdeki bakteriler, sindirim kanalımızdaki bakterilerle aynıdır. Dolayısıyla o özelleşmiş bakterilerimizi yitirmiş vaziyetteyiz. Dolayısıyla artık herhangi bir rezervuar görevi olduğunu düşünmüyorum, hayır. Bu organ, bir zamanlar işlevsel olan versiyonlarının bir kalıntısı."

Bilim insanları apandisin bu olası görevinin keşfini, koalaların apandisini inceleyerek yaptılar. İnsanlardaki kısa versiyonuna karşılık koalalarda aşırı uzun bir apandis bulunmaktadır. Bu da, neredeyse yalnızca ökaliptus yapraklarından oluşan diyetlerini sindirebilmeyi sağlamaktadır. Prof. Vardaxis, koalaların apandisi de insanlarınkine benzer bir şekilde çalışsa da, Avusturalyalı bir keseli memeli olan bu türün apandisinin yakın gelecekte körelmesini beklemediğini söylüyor. Şöyle açıklıyor:

"Tabii ki eğer koalanın üzerinde yaşadığı ökaliptuslar yok olursa veya devasa bir çürüme süreci başlamazsa... Eğer böyle bir şey olursa, şu anda var olan bazı mutant koalalar belki de başka şeyler yemeye başlayacaklar. Onlar başka şeyler yeme açısından seçilip elendikçe, nesiller boyunca ve yüz binlerce yıllık bir süre zarfında, evet, kesinlikle koala apandisi de küçülecektir."

Profesör Vardaxis insanların apandisindeki küçülmenin binlerce yıl boyunca süren bir diyet değişiminden kaynaklandığını söylüyor. İşte bu sebeple, şu anda uzun bir apandise sahip bir tür, gelecekte kendisini küçük bir apandisle bulabilir. Eğer ki diyetleri ciddi biçimde değişecek olursa, apandisleri de küçülecektir. Belki de gelecekte koalalar da apandisit hastalığıyla mücadele etmek zorunda kalacak ve onların da apandisleri alınmak zorunda kalacaktır.

Görülebileceği gibi apandisin insanda körelmiş bir organ olduğu tartışmasızdır. Apandis, asıl görevi selüloz sindirimi olan bir organdır ve insanda bu görevini yapamamaktadır. Dolayısıyla evrimsel süreçte köreldiği tartışılabilir bir konu değildir. Ancak tartışılan, halen herhangi bir yan işlevi olup olmadığıdır. Bu işlevin önemine bağlı olarak organın yok olma süreci yavaşlayacak, hatta durabilecektir. Bu, körelmenin gerçekleşmediği anlamına gelmez; söylediğimiz gibi, apandiks körelmiş bir organdır. Sadece evrimsel biyologlar, bu organın gelecekte tamamen yok olup olmayacağı konusunda bir analiz yapmaya çalışmaktadırlar ve bu sebeple bu körelmiş organın olası yan işlevleri ve bu işlevlerin ne kadar etkili olduğu önem arz etmektedir. Örneğin daha önceden apandisin bağışıklık sistemiyle ilişkili rolleri de olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu işlevlerin o kadar etkisiz olduğu anlaşılmıştır ki, evrimsel bir anlamı olabileceği düşünülmemektedir.

Uzun lafın kısası, evrimsel biyolojide bir organ ya %100 işlevseldir ya da %100 işlevsizdir diye bir ikilem bulunmamaktadır. Dikkat edilecek olursa, söz konusu organların adı "İşlevsiz Organlar" değil, "Körelmiş Organlar"dır. Dolayısıyla ana işlevden sapmış veya eskisi kadar iyi yapamayan organlardan söz ederiz. En tepede verdiğimiz makalelerden bol bol örneğini görmeniz mümkündür.

Kaynak: Political Blindspot

Araştırmacılar Yanlışlıkla Hücre Olmaksızın Metabolizma Yarattılar!

Dünya Dışı Rekorlar: Mars ve Ay Üzerinde Sürüş Mesafeleri! (16 Mayıs 2013 İtibariyle)

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim