Yürümek Yaratıcılığı Arttırıyor!

Yazdır Yürümek Yaratıcılığı Arttırıyor!

Stanford Üniversitesinden araştırmacılar yürümenin yaratıcı ilhamı katlayarak arttırdığını gösterdi. Oturan insanlarla yürüyen insanların yaratıcılık seviyelerini Guilford’un Değişken Kullanım Testi ile ölçtüler ve kıyasladılar. Yürüyen bir insanın yaratıcılığı, oturan birine göre %60 daha fazla!

Biyolojinin gidişatını değiştiren ünlü bilim insanı Charles Darwin, düzenli olarak Downe House isimli evi etrafındaki parkurda yürüdüğü ve bu sırada düşündüğü biliniyor (fotoğrafta bu yolun bir kısmı gözüküyor). Benzer şekilde, Apple'ın kurucusu Steve Jobs da "yürüyüş toplantıları" ile biliniyor. Keza Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg de ayakta toplantı yaptıran bir yönetici olarak biliniyor. Muhtemelen sizler de bir fikir üzerinde kafa yorarken ayakta bir ileri bir geri gidiyorsunuzdur. İşte bu, Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırma sonucunda açıklanabilir hale geldi.

Araştırma, bina içerisinde veya açık havada yürüyüşün yaratıcılığı benzer şekilde arttırdığını gösteriyor. Yani çevreden çok, yürüme eyleminin kendisi yaratıcılığı arttırıyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, yürüyen insanların yaratıcılık seviyeleri oturanlara göre her zaman ve istatistiki olarak dikkate değer miktarda fazladır. Mayıs'ın ilk haftasında Experimental Psychology: Learning, Memory and Cognition dergisinde yayımlanan makalelerinde Stanford Üniversitesi yüksek lisans öğrencilerinden Marily Oppezzo ve akademik danışmanı Prof. Dr. Daniel Schwartz şöyle yazıyor:

"Birçok insan anektodal bir biçimde yürürken en iyi şekilde düşünebildiklerini iddia ederler. Sonunda bunun neden olduğuna yönelik 1-2 adım atmış bulunmaktayız." 

Oppezzo şöyle anlatıyor:

"Diğer araştırmalar aerobik egzersiz yapmanın uzun dönem zihinsel faaliyetleri koruduğunu göstermişti. Ancak şimdiye kadar aerobik olmayan yürüyüşün yeni fikirlerin eş zamanlı olarak yaratılması üzerindeki etkileri hiç çalışılmamıştı. Bu, hiçbir araştırmada oturmayla kıyaslanmamıştı."

176 üniversite öğrencisi ve yetişkin üzerinde yapılan araştırma 4 ayrı deneyden oluşuyordu. Araştırmalarda bilim insanlarının uzun süredir yaratıcı düşünmeyi ölçmek için kullandıkları testler kullanıldı. Denekler farklı durumlarda test edildi: bir yürüme bandında yürürken, açık havada bir tekerlekli sandalyede oturup itilirken, yine dışarıda tekerlekli sandalyede otururken ancak hareket etmezken, bunun yerine yürüyen insanlara bakarken, vs. Bu sayede birçok farklı olasılık test edilebilmiş oldu. İç mekanlarda yürüyüş yapan (örneğin boş bir duvara bakan bir yürüme bandı üzerinde) insanlar da, açık havada yürüyüş yapan insanlarda da oturan bir insana göre 2 kat daha fazla yaratıcı cevap üretilebildi. 

Bu 4 ayrı deneyden 3 tanesi "ayrışık düşünme" yaratıcılık testine dayanıyordu. Ayrışık düşünme, birçok farklı olasılık üzerinde durarak yaratıcı fikirler üretmeye dayanan bir düşünme yöntemidir. 3 parçadan oluşan çok sayıda cisim seti verildi ve 4 dakika içerisinde, her bir setteki 3 parçayı kullanarak olabildiğince fazla sayıda fikir üretmeleri istendi. Araştırmacılar ayrıca verilen cevabın mantıklı olmasını da istediler. Örneğin bir araba tekerleğinin bir evlilik yüzüğü olarak kullanılması, yaratıcı bir fikir olarak sayılmadı.

Katılımcıların ezici bir çoğunluğunda iç veya dış mekanda yürüyüş yapıyor olmak, oturmaya kıyasla yaratıcılığı %60 oranında arttırdı.

 

Kaynak: Stanford Üniversitesi

0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler