Yaşam Dünya'da Sanılandan 300 Milyon Yıl Erken, Günümüzden 4.1 Milyar Yıl Önce Başlamış Olabilir!

Yazdır Yaşam Dünya

Los Angeles'taki Kaliforniya Üniversitesi'nden (UCLA) jeokimyacılar, Dünya'daki yaşamın en az 4.1 milyar yıl önce başlamış olabileceğine dair kanıtlar buldular. Bu, yaşamın gezegenimizde sanılandan 300 milyon yıl önce başlamış olabileceğini gösteriyor. Bir diğer deyişle yaşam, gezegenimizin oluşumu olan 4.54 milyar yıl öncesinden kısa bir süre sonra oluştu. Araştırma sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlandı. Makalenin eş yazarı ve PNAS üyesi olan UCLA Jeokimya Bölümü akademisyenlerinden Prof. Dr. Mark Harrison şöyle söylüyor:

"20 yıl önce, bu bulgunun kafirlik olduğu söylenirdi. Yaşamın 3.8 milyar yıl önce başladığını keşfetmek şok ediciydi. Fakat bugün biliyoruz ki, Dünya'da yaşam neredeyse gezegenin oluştuğu anda başlamış olabilir. Doğru bileşenler var olduğu sürece, yaşamın çok hızlı bir şekilde başlayabileceğini biliyoruz."

Yeni araştırma yaşamın, Ay'ın da kraterlerini kazanmasını sağlayan ve 3.9 milyar yıl önce yaşanmış iç Güneş Sistemi meteor bombardımanından önce başladığını ileri sürüyor. Harrison'ın laboratuvarında lisansüstü öğrencisi olan ve makalenin eş yazarlarından Patrick Boehnke şöyle anlatıyor:

"Eğer ki Dünya üzerindeki tüm yaşam bu bombardıman sırasında yok olduysa (ki bunu bazı bilim insanları ileri sürmüştür), öyleyse yaşan Dünya üzerinde tekrardan büyük bir hızla başlamıştır."

Bilim insanları uzun bir süredir Dünya'nın bu zaman diliminde kurak ve yaşamsız olduğunu düşünüyordu. Harrison'ın araştırması ise (ki bu araştırma, 2008 yılında Harrison'ın UCLA'de jeoloji ve jeokimya profesörü olan Craig Manning ile Nature dergisinde yayınladıkları bir diğer makaleyi de kapsıyor) bunun aksini kanıtlıyor. Harrison şöyle söylüyor:

"Erken Dünya kesinlikle cehennemvari, kuru ve  kaynar değildi. Buna dair hiçbir kanıt göremiyoruz. Daha önceden düşünüldüğünün aksine gezegenimiz, büyük oranda bugün olduğu gibiydi."

Harrison'ın laboratuvarında bir doktora sonrası araştırmacısı olan Elizabeth Bell tarafından yürütülen araştırmada, Batı Avusturalya'nın eriyik kayalarında (magmasında) oluşmuş 10.000'den fazla zirkon kayacı incelendi. Zirkon, son derece ağır ve dayanıklı minerallerdir. Günlük yaşantımızda taklit elmas üretiminde kullanılırlar. Araştırmacılar, zirkonu olduğu yerden çıkarıp hemen korumaya aldılar. Böylece zirkon kayaçları adeta bir zaman kapsülü görevi gördü.

Araştırmaları sırasında bu zirkon kayaçlarının 656 tanesinde siyah lekeler tespit ettiler. Bunlardan 79 tanesi Raman spektroskopisi ile analiz edildi. Bu teknik sayesinde antik mikroorganizmaların moleküler ve kimyasal yapıları 3 boyutlu olarak gösterilebilmektedir. Antik zirkonların kimyasal ve mineralojik testleri konusunda öncü olan Bell ve Boehnke'nin bulmaya çalıştığı kimyasal karbondu. Yaşam için anahtar öneme sahip bir kimyasal... 79 zirkondan 1 tanesinde, 2 ayrı bölgede öbeklenmiş karbon izlerine rastlandı. Harrison şöyle söylüyor:

"Bu grafitin son 4.1 milyar yılda gün yüzü gördüğü ilk zaman, Beth Ann ve Patrick'in onu analiz etmek için yeryüzüne çıkardığı andır."

Peki sorabilirsiniz: Harrison ve ekibi, çıkardıkları zirkonun 4.1 milyar yıl öncesinden kalma grafiti temsil ediyor olduğundan ne kadar eminler? Harrison şöyle cevaplıyor:

"Fazlasıyla eminiz. Böylesine bariz bir mineral katılımının görüldüğü başka hiçbir vaka yok. Bugüne kadar kimse, biyolojik bir kökene sahip olmayan zirkon içerisine gömülü grafitin (karbonun) nereden gelmiş olabileceğine dair daha iyi bir açıklama geliştiremedi."

Araştırmacıların belirttiğine göre zirkon içerisindeki grafit, zirkonun kendisinden daha yaşlı. Uranyum-Kurşun dönüşümü sayesinde zirkonun 4.1 milyar yıl öncesine ait olduğunu biliyorlar. Ancak grafitin zirkondan ne kadar yaşlı olduğunu bilmiyorlar.

Harisson'ın belirttiğine göre yaşam Evren'de sanılandan çok daha bol olabilir. Dünya üzerinde basit yaşam çok hızlı bir şekilde oluşmuş gibi gözüküyor; ancak bu yaşamın fotosentez gibi bir yeteneği evrimleştirmesi çok daha uzun bir zaman aldı. 

Zirkon içerisindeki karbonun çok bariz bir imzası bulunuyor. Bu imza, Karbon-12'nin Karbon-13'e oranından belirleniyor. Bu imza, fotosentetik yaşamın da başlamış olabileceğini gösteriyor. Bell bununla ilgili şöyle söylüyor:

"Erken Dünya şartları ile çok daha farklı düşünmeye başlamamız gerekiyor."

6 Yorum