Evrim ve %50

Yazdır Evrim ve %50

“Evrimi bilim insanlarının hepsi kabul etmiyor ama son zamanlarda yapılan en mantıklı açıklama. %50’si kabul edilmemiş olsa bile diğer %50’si doğru. Dinozor çağından sonra, minicik bir organizmadan türeyerek bugüne gelinen noktada bu konu hakkında yapılan daha iyi bir açıklama yok.”

Orhan Gencebay

 

Sanatçılar arasında evrimle ilgili görüş bildirme furyasına katılan Orhan Gencebay, evrimle ilgili fikirlerini kamuoyuna bahşetmiş bulunmakta. Ortalamanın üstü bilgisiyle göz dolduran Gencebay'ın açıklamasına hızlıca bir göz atacak olursak:

Evrimi bilim insanlarının hepsinin kabul etmediği doğrudur. Muhtemelen bilim insanlarının istisnasız olarak kabul ettiği şeylerin sayısı yok denecek kadar azdır; mutlaka şurada veya burada "bilim insanı" unvanına sahip olup da sıradışı ve hatta bilim-dışı şeylere inananlar olacaktır. Eğer ki merak ediyorsanız, biyologlar arasında evrim %99'un üzerinde kabul oranına sahiptir. Tüm bilim insanları arasında ise %90'ın üzerinde bir kabul oranı bulunmaktadır. Bu bakımdan Evrim Teorisi, bilim insanlarının üzerinde ortak olarak anlaştıkları en önemli teorilerden biri olarak bilim tarihinde yerini almıştır. Gencebay'ın da belirttiği gibi Evrim Teorisi, bilim tarihinde (ve özellikle de son zamanlarda) insanlığın geliştirdiği en güçlü, en mantıklı, en açıklayıcı bilimsel teorilerden birisidir. 

%50 konusuna gelecek olursak... Bu ifade tamamen hatalı; ancak Gencebay'ın literal olarak "yarı yarıya kabul oranı"ndan söz ettiğini sanmıyoruz. "Bir kısmı kabul ediliyor, bir kısmı kabul edilmiyor." demeye getirdiğini düşünüyoruz. Böyle bile ele alacak olsak, bir sorun var: Evrim Teorisi'nin "tartışmalı" olan veya "genel geçer olarak kabul edilmeyen" kısımları, halkın sandığı gibi "Evrim var mı?", "Canlılar ortak ataları paylaşır mı?", "İnsan maymunlardan mı evrimleşmiştir?" gibi klişeler değildir. Doğal Seçilim ile Genetik Sürüklenme arasındaki bağlantı nedir, matematiksel bilgi çökmesi probleminin üstesinden gelerek günümüzdeki bir popülasyonun niteliklerinden yola çıkarak 2'den fazla sonraki neslin niteliğini hesaplayabilir miyiz, X türünün atası şu mudur, yoksa bu mudur, Akraba Seçilimi bir çeşit Grup Seçilimi midir yoksa ayrı mı değerlendirilmelidirgibi sorulardır. Yani işin teknik kısmında konusunda bilimin içinde her zaman olduğu gibi farklı görüşler vardır. Ancak günümüzde (aslına bakılırsa yaklaşık son 150 yıldır) evrimin geçerliliği, gerçekliği, varlığı bilim dahilinde artık tartışılmamaktadır. Evrim sıradan bir yasa olarak görülmekte, Evrim Teorisi ise bu yasayı izah eden tek teori olarak kabul edilmektedir.

Açıklamanın son kısmı ise yine genel bir kafa karışıklığını gözler önüne seriyor: Sözü edilen "minicik organizma" eğer ki tüm canlıların ortak atası (LUCA) olan tek hücreli protohücre yapısı ise, bu canlı dinozorlardan milyarlarca yıl önce, günümüzden 4 milyar yıl kadar önce yaşamıştır. Dinozorlar ise 250 milyon yıl kadar önce evrimleşmiş ve 65 milyon yıl kadar önce yok olmuştur. Ancak eğer ki Gencebay'ın söz ettiği dinozorların yok olmasından sonra yükselişe geçen sürüngenlerse ve tüm canlıların ortak atasından ziyade, insan ve diğer memelilerin de ortak atası olan sivrifare benzeri öncül canlılar kastediliyorsa, Gencebay'ın dediğinde doğruluk payı olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu basit memeli canlıların soy hattı, yeni habitatlara yayılmaları sayesinde çeşitlenip farklılaşarak günümüzdeki sayısız canlı türüne evrimleşmiştir. İnsanlar da bu soy hatlarından birinden (spesifik olarak kuyruksuz maymunlara giden soy hattından) gelmektedir.

Son kısım ise tamamen doğrudur: Günümüzde canlılığın var oluşu ve bugünkü çeşitliliğine kavuşması konusunda Evrim Teorisi haricinde hiçbir bilimsel açıklama bulunmamaktadır. Bu durum, var olan modern Evrim Teorisi'ni otomatik olarak "en iyi açıklama" yapmaktadır. Evrim Teorisi sayesinde keşfettiğimiz ve aydınlattığımız gerçeklerin ucu bucağı bulunmamaktadır.

 

Kaynak: soL

0 Yorum