Evrim Teorisi Çürümüş Müdür?

Yazdır Evrim Teorisi Çürümüş Müdür?

İddia/Soru: "Evrime inanmak bu ugurda çalışma yapmak sadece çürütülen evrim teorılerıni göz ardı edıp yenileri ıcn bosa ugraslardır . Arasthrmak hakkınız ama somut bır kanıt bulunamadı bunamaz . Bu yazıyı bi kınama olarak gormeyn bu benim göruşum . Evrım e inanmayan birıym ."

 

 

Cevabımız:

 

Merhabalar,

 

Evrim Teorisi hakkında hiçbir şey bilmeyenlerden olduğunuzu görüyoruz, zira laflarınız bunu ortaya koyuyor. Evrim Teorisi "inanılacak" bir olgu değildir. Evrim Teorisi bilimsel bir kuramdır. Bu teorinin incelediği ise, canlıların nesiller içerisindeki değişimidir, yani evrimdir. Evrim bir doğa yasasıdır. Buna "inanıp/inanmamak" hiçbir şeyi değiştirmez. Kütleçekimine de inanmadığınızı iddia edebilirsiniz ancak bu kütleçekiminin var olmadığını, cisimlerin birbirine doğru olan hareketinin bilimsel bir gerçek olmadığını göstermez. 

 

Size çok basitçe şöyle izah edelim:

 

İnsanların Yapay Seçilim'i kullanarak kurtlardan ev köpeği (Canis lupus familiaris) çeşitlerini yaratabildiği, hayatında hiç okula gitmemiş, internet yüzü görmemiş, kitap kapağı açmamış hayvan yetiştiricileri tarafından bile bilinir. Benzer şekilde, çok süt veren ineklerin her nesilde seçilerek çiftleştirilmesi sonucu, birkaç nesil içerisinde süt verimliliğinin arttırılabileceği de... Veya iri domatesleri kendi aralarında çaprazlayarak (çiftleştirerek) her nesilde daha iri domatesler üreten bitkilerin evrimleştirilebileceği de... Konuyla ilgili olarak Yapay Seçilim ile ilgili yazımızı okuyabilirsiniz, deneysel olarak da Yapay Seçilim'in farklı türlerin oluşumuna sebep olabileceği gösterilmiştir. Günümüzde vahşi kurttan türetilen bazı köpek türleri, kurtlarla artık doğal yöntemlerle çiftleşemezler; çünkü seçilim sebebiyle çok uzun süredir birbirlerinden uzaklaşmışlardır ve artık neredeyse ayrı türlerdir (yine de, laboratuvar ortamında üreme hücreleri birleştirilebildiği için tüm evcil köpekler Canis lupus familiaris türüne ait sayılırlar, şimdilik). Bir kısmı sadece belirli koşullarda ve özenle bakıldıklarında bunu yapabilirler (davranışsal farklılıklardan ötürü ev köpekleri ile vahşi kurtlar çiftleşmek istemeyebilirler). Bazıları ise henüz tam olarak türleşmediği için vahşi kurtlarla çiftleşebilir. Çiftleşemeyecek kadar farklılaşmış köpek tipleri, yüzlerce yıldır özenle yapılan seçilim sonucunda farklılaşmıştır ve artık üreme organları bile birbirlerinden farklıdır. Örneğin bir Chihuahua ile bir vahşi kurdun çiftleşmesi, Zigot Öncesi Bariyerler dediğimiz bariyerlerden olan mekanik uyumsuzluktan dolayı (cinsel organların uyuşmaması) mümkün olmayacaktır. Bu da, modern bilimin kriterlerinde, artık farklı türler olduklarını gösterir; yani bir tür, bir diğer türe dönüşmüştür. Bu, evrimdir. Türlerin Kökeni'ni ve bu kitaba karşı boş bir önyargı içerisindeyseniz, herhangi bir hayvan besiciliği veya bitki ıslahı kitabını okursanız, binlerce farklı evrim örneği görebilirsiniz. Bir örneği sadece ismen biz verelim: Texas Sığırları. İleri araştırmaları size bırakıyoruz.


 

Doğal Seçilim de benzer şekilde milyarlarca farklı örnekle gözlenmiş bir doğa yasasıdır. Çünkü Yapay Seçilim'in temel mekanizma mantığı, doğada, doğal olarak ve hiçbir dış gücün etkisine bağlı olmaksızın bulunmaktadır. Tıpkı Yapay Seçilim'in üzerine etki ettiği gibi, Doğal Seçilim de aynı türün farklı bireylerinin farklı fiziksel ve genetik özellikleri üzerine etki eder (bir hayvan olan insan türünün bireyleri arasındaki farkları düşünün, buna benzer bir çeşitlilik, Dünya üzerindeki her canlı türünde bulunur). Bu bireysel farklılıklar, canlıların doğal yaşantıları içerisinde diğerlerine göre belirli avantajlar ve dezavantajlar edinmelerini sağlar (basketbol oynamak bizim için bir "ölüm kalım meselesi" olsaydı, uzun boyluların kısa boylulara göre avantaj sağlayacağı gibi). Bu ufak farklılıkların canlıların ölümüne veya kalımına sebep olması, yani özelliklerin birikimli olarak, nesiller içerisinde seçilmesi sonucu, sürekli olarak fiziksel değişim üzerinde bir "baskı" uygulanmış olur ve zamanla popülasyon içerisinde sadece belli özelliklere sahip olanlar avantajlı konumda olduğundan, onların özelliklerine doğru bir kayma gözükür. İşte bu kayma, beraberinde pek çok değişikliği de getirir: Türler bazında kabaca bir ortalama vermek gerekirse, yaklaşık 1000 nesil sonrasında, eskiden aynı türe ait olan bireyler, birbirlerinden popülasyonlar olarak o kadar farklılaşırlar ki, morfolojik, anatomik, fizyolojik, genetik, filogenetik, vb. analizler, bu canlıların artık farklı türler olarak sınıflandırılması gerektiğini gösterir. İşte bu, doğada olan, kaçınılmaz olan ve kolaylıkla basamakları gözlenebilen evrimdir.

 

Ayrıca bunun üzerine, Evrim'in pek çok mekanizması da keşfedilmiştir: Mutasyonlar, genetik sürüklenme, transpozonlar, yatay gen transferi, vb. gibi. Bunların da hiçbiri çürütülememiştir ve her biri, geçen gün keşfedilen örneklerle daha da güçlenmekte ve daha da net anlaşılmaktadır. Zaten bunlar çürütülemezler de, çünkü bunlar çürütülebilir bilgiler değil, doğa yasalarıdır, gözlenmiş, test edilmiş, varlıkları ispatlanmış evrim mekanizmalarıdır. Nasıl ki Dünya ile Ay arasında bir çekim olduğu çürütülemez bir bilgi ise; ancak öte yandan Newton'un bu çekim ile ilgili düşüncesi çürütülebilir veya esnetilebilir bir kuram ise (bkz: İzafiyet Kuramı ve Kuantum Mekaniği), Evrimsel Biyoloji de böyledir. Doğal Seçilim, Yapay Seçilim, Cinsel Seçilim, Mutasyonlar, Genetik Sürüklenme ve Gen Aktarımı (ki bunlar Evrim Mekanizmaları'dır) ve daha nice keşfedilmiş evrim mekanizmaları, birer doğa yasasıdır ve bu yasaların bağlı oldukları Evren'deki Fizik ve Kimya yasaları bu şekilde kaldığı sürece, çürütülemez bir şekilde varlıklarını sürdüreceklerdir. Bu yasaların toplam etkisine Evrim denir ve bu da asla değişmeden kalacaktır. Çünkü Evrim de bir doğa yasasıdır; vardır, biliriz, gözleriz ve bu değişmez. Ancak öte yandan, bu doğa yasalarını inceleyen ve nasıl olduklarına, nasıl etki ettiklerine, hangi koşullarda geçerli olduklarına dair analizler yapan, açıklamalar getiren kuramlar yanlışlanabilir özelliktedir. Darwin, bunlardan sadece 3 mekanizmayı kullanarak kuramını ortaya koymuştur. Kuramının bir kısmı çürütülmüştür veya değiştirilmiştir (örneğin genetik ile ilgili olan görüşleri); ancak bunların yeri yeni bilimsel verilerle doldurulmuştur. Şu anda Evrim Kuramı güçlenerek yoluna devam etmektedir. Bu noktadan sonra tamamen çökmesi olanaksız olsa da, kısmen yanlışlanabilir. Ancak bu kısımlar da hayali açıklamalar ile değil, bilim ile doldurulacaktır. Öte yandan bir şekilde ("mucizevi" bir şekilde), Kuram'ın tamamı çürüse bile, Evrim'in kendisi çürümüş olmayacaktır. Çünkü dediğimiz gibi Evrim bir doğa yasasıdır; Evrim Kuramı ise dar anlamıyla Darwin'in ortaya attığı, sonrasında yüzlerce yıldır, on binlerce bilim insanı tarafından geliştirilen bir kuramdır. Evrim Kuramı çökecek olsa bile, bu kuramın yerini, canlıların neden ve nasıl değiştiğini anlatmakla yükümlü olan yepyeni bir kuramın alması gerekecektir. Bu, bilim tarihi boyunca hep böyle olmuştur; ancak Evrim Kuramı gibi güçlü kuramların tamamen çürütülmesi, pek de mümkün değildir.

 

Şimdi, açıklar mısınız Evrim'i çürüten şey nedir? İddianıza göre Evrim Teorisi çökmüştür ve biz bilim insanları da boşuna yeni teoriler üretmekteyiz. Ancak Evrim Teorisi, ne zaman, nerede, nasıl çökmüştür? Çökmesini sağlayan insanlar neden hala bulgularını makaleler ile yayınlamamışlardır? Biyoloji'nin en güçlü teorisini çökertenler neden haberlere çıkmamaktadırlar, Nobel Ödülü'nü hala almamışlardır?

 

Cevap verelim: Çünkü Evrim Teorisi'nin çöktüğünü iddia edenler, bilim insanları değil, bilim düşmanlarıdır. Bu size karşı bir söz olarak almayın. Bu bilim düşmanlarının ellerinde bilimsel hiçbir veri veya makale ya da deney yoktur. Sadece şahsi inançlarıyla çeliştiği düşüncesi ve korkusuyla bu şekilde asılsız hayallerin peşine düşerler ve oturdukları yerden propoganda yaparak Evrim'i çürütebileceklerini sanırlar, umarlar. Nasıl ki Kopernik "Güneş, galaksinin merkezindedir, Dünya değil." dediğinde karşı çıkıp ağızları köpürdüyse, nasıl ki Galileo "Dünya yuvarlak, düz değil." dediğinde ona ev hapsi verdiler ve karşı çıktılarsa, şu anda da bilimsel hiçbir derecesi olmayan insanlar, bilimsel derecesi olan bir avuç insanı da kendilerine siper ederek, Evrim Teorisi'nin çöktüğünü iddia ederler, insanların aklını bulandırırlar. Ancak hiçbirinin elinde, bilimsel bir kanıt yoktur.

 

Steve Deneyi denen bir deney vardır: Bu, bir nevi "alegorik deney"dir ve aslında bilimsel bir deney olsa da, zaten bilinen bir sonuca bilimsel olarak ulaşarak aksini iddia edenleri alaya almak amacıyla yapılmıştır. Bu deneyi başka bir yazımızda detaylandırmıştık ama kısaca özetleyelim: James, Amerika'da en çok kullanılan isimdir. Steve ise 71. sırada kullanılmaktadır. Yapılan araştırma sonucu kısaca şöyledir: Sadece Steve adındaki bilim insanlarının Evrim Teorisi'ni kabul etme yüzdesi, sadece Steve adındaki bilim insanlarının sahip bilim adamları arasında Evrim Teorisi'ni reddedenlerden 168 kat daha fazladır. Yani basit bir hesapla, sadece Amerika'daki (ki Amerika halk olarak Evrim Kuramı'nın en yoğun olarak reddedildiği ülkelerden biridir, 35 ülke arasında Türkiye'den sonra ikinci sıradadır) bilim adamlarının %98'inden fazlasının Evrim Teorisi'ni kabul ettiği görülebilir.

 

Şimdi soruyoruz: Sizce bunca bilim adamı, boş hayaller peşinde mi koşuyorlar? Bu işin master'ını, doktorasını yapmış, yüz binlerce bilim adamı, sizin gördüğünüz o "çürüten verileri" görememekte midir? Bu işe ömrünü adayan, konuyla ilgili binlerce makaleyi karıştıran, okuyan, analiz eden, karşı deneyler yapan, deneyleri tekrar eden bilim insanları, sizin bunların hiçbirini yapmadan görebildiğiniz "basit" gerçekleri görememekte midir? Bizler, bu işin eğitimini alan insanlar olarak, kariyerlerimizi, diğer on binlerce bilim insanı ile birlikte boşa mı kurmaktayız? Bilim insanları, bilim camiası, her yıl düzenledikleri onlarca konferansta, bilimin dört bir yanından gelen bilim insanlarının araştırmalarını değerlendirip, evrimin hayatlarımızdaki önemini anlarken, "evcilik" mi oynamaktadırlar? Yoksa sizlerin elinde, kimsenin bilmediği ispatlar vardır da, kimsenin yapmadığı deneyler mi yaptınız da, bilim dünyası mı bunları bilmemektedir? Eğer öyleyse, bunları lütfen bizlerle de paylaşın da hepimiz anlayalım. Veya daha iyi bir fikrimiz var: Bir makale yazın ve bilim dergilerine gönderin. Zira Evrim'i çürüttüyseniz gerçekten, 2.5 milyon sterline kadar ulaşan değeri olan Nobel Ödülü, sizi bekliyor.

 

Daha fazla uzatmayalım. Bu kadarı yeterli olacaktır.

 

Saygılarımızla.

 

ÇMB (Evrim Ağacı)


Kaynaklar ve İleri Okuma:
Derr, Mark (2004). A dogs history of America. North Point Press.

Savolainen P, Zhang YP, Luo J, Lundeberg J, Leitner T (November 2002). "Genetic evidence for an East Asian origin of domestic dogs". Science 298 (5598): 1610–3. Bibcode 2002Sci...298.1610S. doi:10.1126/science.1073906. PMID 12446907.

Vilà C; Savolainen P; Maldonado JE; Amorim, IR; Rice, JE; Honeycutt, RL; Crandall, KA; Lundeberg, J et al. (1997). "Multiple and ancient origins of the domestic dog". Science 276 (5319): 1687–9. doi:10.1126/science.276.5319.1687. PMID 9180076.

Darwin C (1859) On the Origin of Species by Means of Natural Selection, or the Preservation of Favoured Races in the Struggle for Life John Murray, London; modern reprint Charles Darwin, Julian Huxley (2003).

Artificial Selection PowerPoint, University of Wisconsin-Madison
6 Yorum