Elmas Yüzüğünüz Dünyadaki Yaşamın Kökenini Açıklayabilir‏!

Yazdır Elmas Yüzüğünüz Dünyadaki Yaşamın Kökenini Açıklayabilir‏!

1958'de Smithsonian Enstitüsü, bir posta içinde çizgisiz kağıt paketi aldı. İçindeki tek ipucu, kahverengi karton üzerindeki bir milyon dolara kaydedilmiş sigortaydı. İçine yerleştirilen ise dünyadaki bilinen en büyük mavi elmastı. 

Müzeye ulaşmadan önce Umut Elması, Londra mücevher pazarlarında gezmiş, Marie Antoinette'nin idamından ve Fransız devriminin saray mücevheri yağmasından sağ kurtulmuştu. Fakat madenden çıkarılmadan, kesilmeden, hazırlanmadan veya sigortalanmadan bir milyar yıl önce, gerçek kökleri muhtemelen Hindistan'daki Golconda'nın yüz mil altında doğmuştu.

"Elmas" kelimesi Yunanca “yenilmez” anlamına gelen adamas kelimesinden gelir. Elmaslar bildiğimiz en sağlam minerallerdir, sadece diğer elmaslar ile çizilebilirler. Bu yüzden şu an silah yapımında kullanılmaktadır. (Değerli taşların çok kullanışlı olduğu İkinci Dünya Savaşı’nda ortaya çıkmıştır, öyle ki Birleşik Devletler Hitler'i endüstriyel elmas arzından mahrum bırakmayı temel bir hedef haline getirdi.)

Değerli taşın moleküler yapısı onu çok sağlam yapıyor: Elmaslar peşi sıra bağlanmış karbon atomlarından oluşur. Her bir atom diğer dördüyle elektron paylaşır ve inanılmaz derecede güçlü beş kenarlı bir kafes yapısı oluşturur. Sadece bir karat bile bu bağlı atomların milyarlarcasını barındırır.

Fakat karbon sadece Dünya yüzeyinin yüzlerce mil altında meydana gelen şiddetli basınçlar ve yüksek sıcaklıklar altında bu özel kristal yapıyı oluşturur. Karbon diğer birçok şekli alabilir ve aslında Dünya üzerindeki en bol cevherlerden biridir - bilinen tüm yaşamın kimyasal temelidir. Karbonun iklim değişikliği ile alakası hakkında birçok şey duyuyoruz: Güç ve taşıma için fosil yakıt yakmak karbondioksit çıkarır; örneğin tüm ABD sera gazı yayımının yaklaşık yüzde 83'ünü oluşturur. 

Fakat derin karbon olarak bilinen, karbonun önemli bir rol oynadığı başka döngü bulunuyor. Derin karbon döngülerinin, yaşamın kökeninde önemli rolü olmasına rağmen, yakın zamana kadar karbonun Dünya'nın çekirdeği yakınında nasıl tepki verdiği veya yer altında ne kadar bulunduğu hakkında bile az şey biliyorduk. Bu soruların cevapları gezegenimizdeki yaşamın kapsamı ve sınırları üzerine yeni bilgi sağlayabilir. 

“Elmaslar, Dünya’nın en derin yerlerinde ne olduğuna dair ipuçları veren kalıntılara sahip.”

Bu yüzden 2009 yılında Derin Karbon Gözlemevi (DCO) kuruldu. DCO, birçok uzmanlık alanından bilim adamını derin karbon üzerine odaklanmak için bir araya getiren 10 yıllık bir uluslararası girişimdir. Johns Hopkins'de bir jeokimyacı ve DCI ile ilişkili bilim adamlarından biri olan Dimitri Sverjensky söyle diyor:

"Derin dünya karbon döngüsü, beş yıl önce Derin Karbon Gözlemevi kurulana kadar ihmal edilmiş bir araştırma alanıydı. Bu çalışmalar ayrıca yüzeysel karbon döngüsünün bugünkü küresel değişimlerdeki payını anlamamıza yardımcı olacak."

Sverjensky geçenlerde Dünya yüzeyinin çok altındaki akışkanlarda ne kadar ve ne tür karbon bulunduğunu hesapladı. Nature Geoscience dergisinde yayınlanan bir makalede dediğine göre, 50’en 100 mil aşağısına kadar bile akışkanlar içinde birçok organik karbon türü bulunuyor. Bu akışkanlar Dünya kabuğunun hareketleri, tabaka tektonikleri üzerinden yüzeyden üst kabuğa küçük bitki ve deniz kabukları şeklinde taşınmış olabilir.

Bu büyük bir haber, çünkü şimdiye kadar bilim adamları bu kadar derin akışkanlarda ne kadar karbonun seferber edilebileceğini bilmiyordu. Bu muazzam derinliklerdeki suya ne olduğu hakkında hala çok az şey biliyoruz - buna rağmen elmaslar burada da yararlı olabilir. Sverjensky Popular Science'a şu yorumlarda bulunuyor: 

"Yaşamın yapı taşlarının nasıl meydana geldiğini bilmiyoruz, dünyanın kendisinden mi yoksa dış uzaydan mı? Elmaslar bu tür bir araştırmaya yardımcı olur, çünkü çok derin dünyada ne olduğuna ilişkin bize ipucu sağlayacak şeyler içerir. Bu mücevherler, dünyayı yaşanabilir kılan karbon içeren akışkanların nasıl hareket ettiği hakkında bilgi sunar. Bu yüzden bunu anlamanın önemli olduğunu açıkça söyleyebilirsiniz."

Önceki örnekler, on yıllar boyunca yaklaşık dokuz mil aşağıda bir sınıra çarptı. Bunun ötesinde suyun kaya ile nasıl etkileşime gireceğini tahmin edemiyorduk. Bu örnek 111 mil aşağıya kadar tahminlerde bulunmamıza imkan sağlıyor, bizi şiddetli kimyasal etkileşimlerin olduğundan şüphelendiğimiz bir bölgeye götürüyor. On yıllar boyunca sığ yüzeylerde var olduklarını bildiğimiz - Asetat ve propiyonat gibi - metan ve karbondioksit gibi doğal türler yüksek basınçlarda kararlı olabilir. Bu bize karbonun çok derindeki suda nasıl taşınabildiğini anlamakta yardımcı olur. Üstelik hayatın kimyasal bir temelinin daha önce düşündüğümüzden çok daha derin olduğunu gösteriyor.

Bu, büyük etkileri olan bir fikir: Eğer Dünya'daki yaşamın nasıl başladığını veya hayatın erken evrelerinin nasıl göründüğünü bile öğrenebilirsek, gezegenleri yaşanabilir yapan etmenleri de daha iyi anlayabileceğiz. 

 

Düzenleyen: Osman Öztürk

Not: Bu yazı PopSci adresinden çevrilmiştir.

0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler