Cenin Dirimliği: Bir Bebek, Ne Zaman Ana Rahmi Haricinde Yaşayabilir?

Yazdır Cenin Dirimliği: Bir Bebek, Ne Zaman Ana Rahmi Haricinde Yaşayabilir?

Cenin dirimliği (veya fetal yaşayabilirlik, İng: fetal viability), ana rahmindeki bir bebeğin (fetüs), ana rahmi haricinde yaşamayı başarabilme yeteneği demektir. Cenin dirimliğinin başlangıcının doğru bir şekilde tespit edilebilmesi, birçok açıdan önem arz etmektedir. Örneğin, kürtaj sürelerinin belirlenmesi veya erken doğum kararlarının alınabilmesi için, cenin dirimliğinin başlangıcının olabildiğince net bir şekilde tespit edilebilmesi gerekmektedir. Ne yazık ki bu, hiç de kolay bir iş değildir.

Bir bebeğin doğum sonrasında yaşayabilme kabiliyetini tespit etmek için, "yaşayabilmek" (dirimlik) sözcüğünden kastımızın tanımlanması gerekmektedir. Dirimlik, en genel tabiriyle, modern tıp tekniklerinin (özellikle ilaçların) yardımıyla da olsa ana rahminden çıkarılan bebeğin ölmeksizin hayatta kalmayı sürdürebilmesi olarak tanımlanabilir. Yani bebek, doğal veya yapay nedenlerle, bir kere doğurulduktan sonra, tıbbi destek altında veya tıp desteği olmaksızın hayatta kalabiliyorsa, dirimlik şartı sağlanmış demektir. Elbette tahmin edilebileceği gibi bu, bebeğin doğum sırasındaki organ gelişmişliğine ve çevresel faktörlerin etkisine yakından bağlıdır.

Yukarıdaki tanımı beğenmeyen bazı bilim insanları, dirimlik limiti adını verdikleri bir diğer tanım daha geliştirmişlerdir. Bu tanıma göre dirimlik limiti, bir bebeğin doğduktan sonra hayatta kalma olasılığının ölme olasılığına kabaca eşit olduğu zamandır. Bir diğer deyişle, bebeğin doğduktan sonra hayatta kalma ihtimalinin %50 olduğu noktaya "dirimlik limiti" adı verilmektedir.

Fakat fark edebileceğiniz gibi bu limiti ya da genel olarak dirimliği, ana rahmindeki normalde ortalama 40 hafta sürmesi beklenen gelişme süreci içerisindeki bir "an" veya "nokta" olarak, yüksek kesinlikle tanımlamak aşırı zor bir iştir. Yine de yapılan araştırmalar, geniş zaman dilimlerine bakarak bu zaman aralıklarında doğan bebeklerin doğdukları haftaları ve hayatta kalma oranlarını tespit etmektedir. Örneğin, 2003-2005 yılları arasında doğan bebekler üzerinde yapılan bir çalışmada, 23 haftalıkken doğan bebeklerin %20-35 arası hayatta kalabildiği gösterilmiştir. 24-25. hafta arasında doğan bebeklerse %50-70 arası hayatta kalmayı başarmıştır. 26-27. haftada doğanlarınsa %90'ından fazlası, modern tıp tekniklerinin de yardımıyla hayatta kalmıştır. Yapılan başka araştırmalara göre 23-24. hafta arasına ulaşan bebeklerin hayatta kalma ihtimalleri her geçen gün %3-4 arasında artış göstermektedir; 24-26. hafta arasında ise bu hayatta kalma olasılığının günlük artışı %2-3 arasında seyretmektedir. 26. haftadan sonra ise bu artış miktarı ciddi miktarda azalmaktadır; çünkü daha önceden de dediğimiz gibi zaten 26. hafta sonrasında bebeğin hayatta kalma olasılığı %90'ın üzerine ulaşmış olmaktadır.

Bu bilgilerden yola çıkan araştırmacılar genel bir yönerge hazırlamayı başarmışlardır. Buna bağlı olarak bir bebeğin hayatta kalma ve gelişim süreci şu şekilde özetlenebilir:

  • 0 Noktası: Annenin son adet gördüğü gündür.
  • 2. Haftanın Sonu: Döllenmenin yaşandığı zamandır.
  • 24. Haftanın Ortası: Dirimlik limiti. Bu noktada doğan bir bebeğin hayatta kalma şansı %50 civarındadır.
  • 40. Haftanın Sonu: İnsanların ortalama gebelik süresi. 

Daha önce de belirttiğimiz gibi bu süreler kesin ve net değildir. Dolayısıyla uzmanlar genellikle gebeliği çeşitli zaman dilimlerine ayırırlar.

  • 20-32. Hafta Arası: Genel "dirimlik" alanı. Bu alanda doğan bebekler, modern tıp teknikleri sayesinde hayatta kalabilirler. Ancak 24. haftanın ne tarafında kalındığına bağlı olarak hayatta kalma olasılığı düşük veya yüksek olabilir. 20 haftalık bir bebeğin hayatta kalma olasılığı pratik olarak sıfıra yakınken, 32. haftada doğan bir bebeğin hayatta kalma ihtimali %95 civarında olacaktır.
  • 20-38. Hafta Arası: Genellikle "erken doğum" (prematür) olarak tanımlanan aralıktır. 
  • 38-43. Hafta Arası: Normal kabul edilen doğum aralığıdır. Yani 39 haftalık veya 42 haftalık bir bebek teknik olarak anormal bir şekide erken ya da geç doğmuş sayılmamaktadır. Her gebelik tam 40 hafta sürecek diye bir kaide bulunmamaktadır. Evrimsel süreç dolayısıyla bu sürelerde geniş bir çeşitlilik bulmak mümkündür.
  • 43. Hafta Sonrası: Geç doğum (postmatür) olarak tanımlanan süre dilimidir. Genellikle 46. haftanın sonuna kadar sürer; bu noktadan sonra tıbbi müdahale gerekebilir.

Ayrıca bu zaman dilimini çeşitli gruplara ve alt zaman dilimlerine ayırmak da mümkündür. Bunlara da kısaca bakacak olursak:

  • 0-14 Hafta Arası: 1. trimesterin genel süresidir. Trimester, dilimize kimi zaman hatalı bir şekilde "çeyrek" olarak çevrilmektedir. Halbuki 9 aylık gebeliğin 3 aya bölünmüş 3 döneminden birisidir ve bir "çeyrek" değildir. 
  • 14-27 Hafta Arası: 2. trimester
  • 26-46 Hafta Arası: 3. trimester
  • 2-46 Hafta Arası: Prenatal Gelişme Dönemi'dir. Bebeğin doğum öncesindeki tüm gelişimi olarak düşünülebilir.
  • 19-46 Hafta Arası: Antepartum veya Perinatal Dönem'dir. İkinci trimesterin ortalarından doğuma kadar olan süreçtir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. The New England Journal of Medicine
  2. Pediatrics
  3. Fetal Viability
6 Yorum