Vampir Yarasalar, Vampirlik ve Evrim

Yazdır Vampir Yarasalar, Vampirlik ve Evrim

Sayfamız okurlarından Sn. Atıl Kaan Kalaycı bize şöyle bir soru yöneltti:

 

Evrim ağacı kardeş , ne zaman kan emen hayvanlarla ilgili bir belgesel izlesem , kanın çok verimsiz bir besin olduğunu , bu yüzden kanla beslenen yarasaların çok fazla kan emmesi gerektiği , aksi halde açlık ölmesinin uzun sürmeyeceğini duyuyorum. Madem böyle , neden vampir yarasa gibi hayvanlar bu şekilde verimsiz bir besinle beslenmek üzere evrimleşmişler ?

 

Evrim Ağacı olarak kendisine şöyle bir cevap vermek istiyoruz:

 

Sayın Atıl Kaan Kalaycı,

 

İlginç bir soru sormuşsunuz, teşekkür ederiz. Elimizden geldiğince cevaplayalım:

 

İlk olarak, aslında kan düşündüğünüz kadar düşün bir besin değerine sahip değil, çünkü vücudun dört bir yanına besin taşıyan yapı kandır. Vampirlerin de enerji ihtiyacı, aldıkları kan ile karşılanabilecek kadardır. Dolayısıyla bu, onlar için bir sorudur. Biraz da dikkatli yanaşmak lazım bu soruya, çünkü bir gün bir yarasa çıkıp da "Sen neden bunca et, ot, sebze, meyve yiyorsun?" diye sorabilir. Vampirlerden beklediğiniz cevap ile, bizim vampirlere vereceğimiz cevap aynıdır: "Çünkü benim enerji ihtiyacımı karşılayacak kadar besin içeriyor ve ayrıca tadı da çok güzel." Kanın tadıyla ilgili bir sorunuz olacağını sanmıyorum ama daha önceleri de belirttiğimiz gibi, merak edenler için, kanın tadının bize kötü gelmesi, yarasalara da kötü geleceği anlamına gelmez. Kuşların yediği solucanlar da iğrenç gözükebilir ama oldukça lezizdir, kuşlar için. Domuz, dışkı üzerinden beslenebilir; ancak bu onun için lezizdir. Bizim yediğimiz elma, armut da, yarasaya iğrenç gelebilecektir. "İğrençlik" kavramı, insanların kendilerine göre uydurdukları göreceli bir kavramdır ve diğer hayvanlara genellenemez. Her hayvan, yaşadığı ortam dahilindeki besinlere uygun olarak evrimleşmiştir, bu sebeple beyninin tat ile ilgili kısmı da buna göre evrimleşmiştir.

 

Vampir Yarasa

 

Bu noktada belirtilmesi gereken önemli bir nokta şudur: Aslında vampir yarasalar tam olarak kanı "içmezler". Çünkü içmek, oldukça aktif bir olayı çağrıştırıyor, hele ki popüler kültürün saçma ama ilgi çekici vampir hikayeleri düşünülünce, insanların aklında gülünç imgeler canlanabiliyor. Aslında vampirler, deri üzerinde ufak çizikler açarlar ve ağızlarındaki kimyasallardan ötürü kan, damar içerisinde akmak yerine ağza doğru difüzyona uğrar. Bu da çoğu zaman birkaç çaykaşığından fazla değildir. Tek bir vampir yarasa, hiçbir canlıyı riske sokacak kadar kan ememez, zaten vakaların hemen hemen hepsinde, yarasanın kurbanı uykusundan uyanmaz bile, çizikler o kadar ufak ve acısızdır. Bu arada söyleyelim, vampir yarasalar genelde gecenin en karanlık vaktinde, uyuyan hayvanlara (domuzlar, inekler ve hatta insanlar) saldırırlar.

 

Vampir Yarasa (Tavuktan beslenirken)

 

Vampir Yarasa (Eşekten beslenirken)

 

Vampir yarasaların en kritik tehlikesi, ağızlarında bulunan kuduz virüsüdür. Ancak vampir yarasaların sadece %0.5'inde bu virüs bulunduğu bilinmektedir, dolayısıyla ısırık sonrası önlem almakta fayda vardır; ancak aşırı paniğe de gerek yoktur.

 

Şimdi, burada şu soru karşımıza çıkıyor: Yarasaların kan içmeye başlamasının kökenleri neye dayanıyor? Bunun hakkında pek çok fikir ortaya atıldı, atılıyor. Bunlara bir bakalım:

 

Hipotez-1: Vampir yarasalar, meyve yiyen yarasalardan evrimleşmiştir. Bu olay, meyveleri yemek ve içlerindekileri emmek için keskinleşip özelleşen dişlerinin zamanla hayvanların kanını emmek için kullanılması şeklinde gerçekleşmiştir. Ancak bu hipotez, sonraları çürütülmüştür, çünkü vampir yarasaların meyve yiyenlerle filogenetik akrabalığı uzaktandır, dolayısıyla böyle bir evrimden söz edilemez.

 

Hipotez-2: Vampir yarasalar, küçük tetrapodları yiyen etçil* yarasalardan evrimleşmiştir ve zaten et yemek için özelleşen sivri dişleri kolayca kan emmek üzere deriyi kesmeye adapte olmuştur. Ancak bu hipotez de, filogenetik olarak çok açık olmayan, zoraki bir varsayıma dayanır ve dolayısıyla anlaşılması güçtür. Çünkü vampir yarasalara yakın olan hiçbir yarasa, etçil değildir.

 

Hipotez-3: Vampir yarasalar, ağaçlar üzerinde yaşayan omnivor (hem etçil, hem otçul) atalardan evrimleşmiştir ve sonraları karada yaşayan hayvanların yaralarından beslenerek bu vampir özelliğini kazanmışlardır. Tahmin edilebileceği gibi yine filogenetik ilişkilerden dolayı bu hipotez güçlü bir hipotez değildir.

 

Hipotez-4: Vampir yarasalar, büyük hayvanlar üzerindeki dış paraziitlerle beslenen atalardan evrimleşmiştir. Zamanla, bu parazitlerin yenmesi sırasındaki sapmalardan ötürü (yanlışlıkla konak hayvanı yaralama gibi) diyetlerinde değişim olmuş ve akan kandan, dış parazitlerle beslendiklerinden çok daha etkin olarak beslenmeye başlamışlardır. Bu hipotez oldukça güçlüdür, çünkü doğada bunun gibi yaraları açık tutmaya veya istemeden başka hayvanlara zarar vermeye sebep olan avcılar vardır. Örneğin öküz-kakan olarak Türkçeleştirebileceğimiz "oxpecker" isimli kuşlar, diğer hayvanlar üzerindeki kenelerle beslenmeye çalışırken yaraları daha fazla deşerek kapanmasına engel olurlar. Vampir yarasaların ataları da, bu şekilde bir yoldan kan ile beslenen bir canlıya evrimleşmiş olabilirler.

 

Hipotez-5: Bir önceki hipoteze benzer olarak, bu defa vampir yarasaların vampirlik özelliğini büyük hayvanlar üzerinde biriken böcekleri yiyen yarasalardan evrimleşerek edindiklerini ileri sürmektedir. Yani parazitler yerine böceklerin yendiği ileri sürülmektedir.

 

Bu son iki hipotez, üzerinde en çok durulan hipotezlerdir. En büyük açıkları, diğer böcekçil ve parazit yiyen yarasaların neden vampirlik özelliği kazanmadıklarını açıklayamamasıdır. Ancak bu, vampir yarasaların beslendikleri ortam ile, geçirdikleri evrimsel süreçlerle ve daha nice parametreyle ilgili olabilir. Ne yazık ki vampirlere ait kısıtlı fosil kaydımızın bulunması, evrimsel ilişkileri belirlememizi güçleştirmektedir. Ancak bu konuda ardı arkası kesilmeyen araştırmalar, sonunda en gerçek bilgiye ulaşmamızı sağlayabilecektir.

 

Umarız faydalı bir yazı olmuştur. Gelecekte edinilecek bilgilerle notumuzu zenginleştirebiliriz.

 

Sevgilerimizle.

ÇMB (Evrim Ağacı)

 

Not: Yazı içerisinde, "etçil", böcek ve parazit haricinde doğrudan kaba et yiyen hayvanlar olarak kullanılmıştır.


6 Yorum