Süt Bezlerinin Evrimi ve Memeli Evrimi Üzerindeki Etkileri

Yazdır Süt Bezlerinin Evrimi ve Memeli Evrimi Üzerindeki Etkileri

Sayfamız üyelerinden Sayın Mali Yaman bize şöyle bir soru yöneltti:

 

Mrb arkadaşlar benimde aklıma bir soru takıldı cevaplarsanız sevinirim.Yumurtlayarak üremeden memeli üremeye geçişte nasıl süt bezleri yani memeler oluşabildi dış döllenmeden iç döllenmeye geçiş gayet basit zaten rahimde vitelus bulunur ve dışı kaplayan yumurta benzeri yapı vardır ama yavru doğduktan sonra nasıl oluyorda anne süt bezleri geliştirebiliyor?

 

Evrim Ağacı olarak kendisine vermek istediğimiz cevap şöyle:

 

Sayın Mali Yaman,

 

Öncelikle sorunuz için teşekkür ediyoruz, iyi düşünülmüş bir soru olduğu için. Elimizden geldiğince cevap vermeye çalışalım:

 

İlk olarak, bu konunun henüz tam olarak kesin bir şekilde açıklanmış bir konu olmadığını belirtmemizde fayda var. Bunun en temel sebeplerinden bir tanesi, süt bezlerinin ve bu bezleri taşıyan organların genellikle yumuşak dokulardan oluşuyor olması ve yumuşak dokuların çok uç rastlantılar meydana gelmediği sürece (devasa reçineler içerisinde gömülme, buzul içerisinde kalma, vb.) fosilleşmediğini biliyoruz. Bu da, evrimsel kökenlerini incelememizi zorlaştırıyor. Ne var ki, moleküler biyoloji sayesinde bu konuda araştırmalar sürdürülebilmekte; ancak bunlar da şu anda çok kapsamlı değil. Bu sebeple, yeni nesil biyologlar için ve boş bir alan olduğunu söyleyebiliriz; bu alanda çalışmalar yapacak kişiler çok yeni bulguları bilim dünyasına kazandırabilirler.

 

Öte yandan, günümüzde yaşayan memeliler, tek-delikliler ve keseliler arasında yapılan bazı kıyaslamalar sayesinde çeşitli teoriler ileri sürülebilmektedir. Bunlara bir bakalım:

 

İlk teori, Smithsonian Enstitüsü bünyesindeki Ulusal Zooloji Parkı besin uzmanlarından Olav T. Oftedal'ın "Süt Bezleri Biyolojisi ve Neoplazi Dergisi"nde 2002 yılında yayınladığı  (sf: 253-266) ve süt bezlerinin Apokrin ter bezlerinden evrimleştiğini ileri sürdüğü teoridir. Apokrin ter bezleri, derimizin dermis kısmıyla yağların bulunduğu kısmın birleşim noktasında bulunur. Bu bezlerin ortam adaptasyonu dahilinde farklılaşmasından ötürü süt bezlerinin evrimleştiğini ileri sürmektedir.

 

Bu noktada daha fazla ilerlemeden önce, neden süt bezlerinin avantajlı olabileceğini düşünelim: Çünkü süt bezlerinden salgılanan süt, yavru için son derece besleyici ve koruyucudur. Ayrıca anne ile yavru arasındaki bağın sürdürülmesi açısından da faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu da bizi bir sonraki teorimize götürür:

 

Kuzey Michigan Üniversitesi'nden davranış evrimi üzerine çalışan Prof. Dr. Brent Graves ile Kentucky Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde davranış bilimi üzerine çalışan Dr. Jamieson Duvall'ın 1983 yılında The American Naturalist dergisinin 122. sayısının 835-839. sayfaları arasında yayınladığı "Feromonların Sürüngen-Benzeri Memeliler Üzerindeki Rolü" başlıklı makalelerinde, süt bezlerinin ilk olarak tek-delikli olarak bilinen ornitorenk ve ekidnalarda (yumurtayla üreyen memeliler) ve onlardan önce de sürüngen-benzeri memeli olarak anılan synapsidlerde, yumurtadan çıkan yavruların ilk-besini olaran evrimleştiğini ve anne ile yavrunun birbirine daha sıkı bağlanmasının ve aralarındaki oryantasyonun sağlanabilmesinin getirdiği avantaj sonucu evrimleştiğini ileri sürmektedirler. Bu noktada synapsid denen ve sırtlarında yay halinde bir parça bulunan sürüngen-benzeri memelilerin, sürüngenlerden memelilerin evrimi sırasındaki güzel bir "ara-sınıf" olduğunu belirtmekte fayda var. Aşağıdaki kaynaklarımda bunlara dair bilgilere de ulaşabilirsiniz.

 

Bir diğer teori ise yine Smithsoninan Enstitüsü'ne bağlı olarak çalışan bir zoolog olan Susan Lumpkin ile az önce bahsettiğimiz Olav T. Oftedal'ın ortak olarak 2003 yılında yayınladıkları "Süt Bezleri ve Sinapsid Evrimi'ndeki Kökenleri" başlıklı makalede ikili, ilkel memelilerin yumurtalarını nemli tutmak için kullandıklarını ve yumurtadaki yavrunun enfeksiyonlardan korunmasını hedeflediklerini ileri sürmektediler. Bu teori, daha sonradan, 2006 yılında Prof. C. Vorbach, Utah Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mario Ceppechi ve Moleküler Biyoteknoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Josef Penninger tarafından yapılan araştırmalar sonucu yayınlanan "Memelilerdeki Süt Bezlerinin Evrimi ve Savunma Sistemleri" başlıklı makalelerindeki bulgularla desteklenmiştir.

 

Uzun lafın kısası, süt bezlerinin evrimi ile ilgili farklı teoriler olmakla birlikte, bu alandaki araştırmalar halen devam etmektedir. Bu noktada, şu bilgiyle yazımızı sonlandırmakta fayda vardır:

 

Laktozlama (lactation), süt bezlerinden çok daha önce evrimleşmiştir. Charles R. Darwin, çok doğru bir şekilde, süt bezlerinin derideki diğer bezlerden farklılaşarak evrimleştiğini ileri sürmüştür. Bunu daha da ileri götürerek süt bezlerinin ana kökeninin balıklarda bulunan kuluçka keseleri olduğunu ileri sürmüştür. Henüz bu hipotez tam olarak ispatlanmış değildir; ancak bu kese, balıklarda yumurtaların besince zenginleştirilmesinde kullanılmaktadır. Günümüzde yapılan araştırmalar, benzer keselerin sürüngen-benzeri memeli dediğimiz sinapsidlerde de bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu da Darwin'in ileri görüşlülüğünü bizlere göstermektedir.

 

Disk Balığı olarak anılan Symphysodon aequifasciata tür isimli balığın yavruları hem anne tarafından, hem de baba tarafından beslenir. Bu canlıların iki cinsiyetinde de deriden bir mukus salgılanır ve yavru, bu mukus ile beslenir. İlginç bir şekilde, bu balıklardaki mukusun salgılanması "prolaktin" (veya Luteotropik Hormon, LTH) denen bir protein ile kontrol edilir. Aynı protein, memelilerdeki sütün salgılanmasını da kontrol eder. Bu da Evrimsel Biyoloji'nin açıklama gücünü bizlere gösterir.

 

Sinapsidlerden sonra, Terapsid (Therapsids) denen bir sınıfta süt salgısına rastlanır. Terapsidler, Sinapsidlerden evrimleşmiştir ve günümüzde bütün memelilerin atası olarak bilinen sınıftır. Bu canlıların özellikleri, günümüzde hala memelilerde taşınmaktadır. Bu, ayrı bir yazının konusudur. Terapsid sınıfından, özellikle cynodontlar denen bir alt sınıfta, besince zengin süt salgılandığı bilinmektedir. Bu alt sınıfın bazı türleri günümüzde hala yaşamaktadır.

 

Süt bezlerinin salgılarının evriminin, vücuttaki kıl foliküllerinin farklılaşması sonucu meydana geldiği düşünülmektedir. Yine Oftedal'ın bu konuyla ilgili makaleleri yayınlanmıştır.

 

Memeliler gibi sürüngenlerden farklılaşarak evrimleşen kuşlarda da "kuş sütü" bulunmaktadır ve benzer şekilde bu sütün salgılanması da prolaktin tarafından kontrol edilir.

 

Bu konunun hala araştırmalara ihtiyacı vardır ancak gelecek günlerde, bu bulguları birleştiren daha kapsamlı teoriler ortaya atılacağı kesindir. Bu bulgularla bile, süt bezlerinin nasıl evrimleştiğini yaklaşık olarak anlayabilmekteyiz.

 

Umarız faydalı olmuştur.

 

Saygılarımızla.

 

ÇMB (Evrim Ağacı)

 

http://nationalzoo.si.edu/ConservationAndScience/SpotlightOnScience/oftedalolav20030714.cfm

http://scienceblogs.com/pharyngula/2006/05/breast_beginnings.php

http://www.si.edu/ofg/Staffhp/oftedalo.htm

http://www.wisegeek.com/what-are-mammary-glands.htm

http://www.earthlife.net/mammals/milk.html

http://www.imba.oeaw.ac.at/research/josef-penninger/

http://en.wikipedia.org/wiki/Synapsid

http://en.wikipedia.org/wiki/Lactation#Evolution

http://en.wikipedia.org/wiki/Therapsida

 

 

6 Yorum