Soy Ağaçları Üzerinden Evrimin Anlatımı: Son Ortak Ata ve En Yakın Ortak Ata

Yazdır Soy Ağaçları Üzerinden Evrimin Anlatımı: Son Ortak Ata ve En Yakın Ortak Ata
Günümüzde evrimin kabulünün bilim insanları arasında neredeyse istisnasız olarak olduğu artık bilinen bir gerçek. Teknik detaylar için buradaki makalemizi okuyabilirsiniz. Halk arasındaki durum pek böyle olmasa da, giderek evrimin kabulünün arttığını söyleyebiliriz. Çünkü bilimsel gerçekler ortaya çıkmayı sürdürdükçe, bu gerçekler öyle veya böyle halka da ulaşmaktadır. Bunun sonucunda, net bir doğa yasası olan evrimin halk arasındaki anlaşılma oranı da artmaktadır.

Ne var ki, evrimi kabul eden birçok insanın bile aklında tam olarak evrimin nasıl gerçekleştiği konusunda soru işaretleri bulunmaktadır. Örneğin birçok insan "kullanılan organların, kullanılıyor olmalarından ötürü evrimleştiğini" düşünerek Lamarckçı bir evrim anlayışına hapsolmaktadırlar. Bunun neden böyle olmadığını buradan ve buradan okuyabilirsiniz. Bunun gibi birçok basit ama yaygın teknik hata halk arasında dolaşmaktadır. Bu hataların halk arasında yayılmasının birçok bilinçli ve bilinçsiz nedeni vardır. 

Evrimsel biyologların ve evrimi halka anlatan kişilerin önemi burada devreye girmektedir. Bu kişilerin evrimi halkın anlayacağı; ancak bilimsel gerçekleri de tamamen yansıtacağı biçimde aktarması çok büyük önem taşımaktadır. Örneğin sırf insanları ürkütmemek adına insanların bir maymun türü olmadığını söylemek, onlarla kuzen olduğunu söylemek ve detaya girmeden, yüzeysel açıklamalarla geçirmek Evrim Ağacı olarak bizim açımızdan bilimsel bir katliamdır. İnsanların şempanze, goril, orangutan gibi modern türlerden evrimleşmediğini ve bunların kuzenleri olduğunu söylemek elbette tamamen doğrudur. Ancak günlük yaşamda kullanılan "maymun" kelimesinin bilimsel literatürdeki karşılığı olan Simiiformes infratakımını izah edip, insanın da bu grup içerisindeki bir hayvan türü olduğunu da belirtmek gerekmekedir. Nasıl ki aslanlar, kedigiller ailesinin panterler cinsinin bir üyesiyse, insan da primatlar takımının, maymunlar infratakımının, insansı maymunlar süperailesinin bir üyesidir. 

İşte bu sebeple bu yazımızda sizlere evrimle ilgili çok temel birkaç noktadan bahsedecek ve evrimi kolay bir benzetme yoluyla nasıl anlayabileceğinizi ve nasıl kolayca diğer insanlara aktarabileceğinizi göstermeye çalışacağız. Bu anlatım yöntemi herhangi bir kaynaktan esinlenilmemiştir ve tamamen Evrim Ağacı olarak bizlerin geliştirdiği bir anlatım yöntemidir. Bu anlatım temel olarak akrabalık ilişkileri ve ortak ata kavramlarına yöneliktir. Ancak bu sınıflandırmaların, diğer türlerle kuzen veya akraba olmanın, vb. kavramların anlaşılması için kolaylıklar sağlayacaktır. Umuyoruz ki sizlere de faydalı olacaktır.


Evrimsel Süreçleri Anlamak ve Anlatmak

Esasında evrimsel süreçleri anlatmanın birçok yolu bulunmaktadır. Ancak bize kalırsa bunlardan en isabetlisi, bireysel soy ağaçlarımızı (belki küçükken yaptığınız, dedenizin dedelerini ve akrabalarınızı içeren çizimler), türümüzün evrimsel soy ağacına bağlayan anlatımdır. Bunu şöyle özetleyebiliriz:

Her birimiz, kardeşimize oldukça benzeriz. Bunun sebebi anne-babalarımızın ortak olması ve onlardan aldığımız genlerin, birbirlerine aşırı benzer olsa da, halen belli başlı farklılıkları taşıyor olmasıdır. Bu ufak farklılıklar, kardeşimizle aramızdaki farkı yaratır. Benzer şekilde, birinci derece kuzenlerimize (amca, teyze ve dayı çocukları) de benzeyebiliriz. Ancak bu benzerlik genelde her zaman kardeşimize olan benzerlikten düşüktür. Kuzenlerimize benzeriz, çünkü dedelerimiz ortaktır. Kuzenlerimizle olan benzerliğimiz, kardeşlerimizden düşüktür, çünkü genler daha fazla ayrışmıştır ve araya daha fazla nesil girmiştir. Eğer ki genomlarınız yan yana dizilecek olursa, kardeşinizle olan nükleotit bazındaki benzerliğiniz, kuzenlerinize göre daha fazla olacaktır. Buraya kadar anlatılanları aşağıdaki soy ağacından inceleyelim:





Soyağacında kareler erkekleri, daireler ise dişileri göstermektedir. Burada I, II ve III numaralar nesilleri göstermektedir. 1, 2, 3, ..., 9 gibi numaralar ise o nesil içerisindeki bireyleri göstermektedir. Diyelim ki bu soyağacında III. nesildeki 1 numaralı birey (III-1 diyelim buna kısaca), bu yazının okuru olarak siz olun (dolayısıyla dişi oluyorsunuz). Bu durumda III-2 numaralı birey sizin erkek kardeşiniz olacaktır. III-3, III-4, III-5 ve o sıradaki diğerleri ise sizin 1. dereceden kuzenleriniz olacaktır. Çünkü bakacak olursanız II-1 sizin babanız, II-2 ise annenizdir. Fark edecek olursanız, bu durumda, bu soy ağacı sizin baba tarafınızın soy ağacıdır, çünkü dedeniz (I-1) ve babaannenizden (I-2) çıkan çizgi, doğrudan babanıza (II-1) gitmektedir ve anneniz bu soyağacına dışarıdan katılmaktadır. Onun da kendine ait bir soyağacı vardır elbette ama burada gösterilmemektedir. Dolayısıyla, örneğin II-3 numaralı birey babanızın erkek kardeşidir (dolayısıyla sizin amcanızdır). Bu bireyin çocukları, sizin için amca çocukları olarak geçer ve 1. derece kuzenlerinizdir. Soy ağacını bu şekilde okuyarak farklı akrabalıkları görebilirsiniz.

Şimdi, nesil konusuna ve bazı teknik kavramlara odaklanalım:

Evrimsel biyolojide en yakın ortak ata olarak bilinen bir kavram bulunmaktadır. Bu kavram, soy ağacı üzerinde ele alınan iki bireyin yaşamış olan son (en yakın) ortak ebeveynine işaret eder. Eğer ki türlerden bahsediyorsak bu en yakın ortak ata, bir başka türdür. Bu durumda, o türe işaret etmek için evrimsel biyolojide son ortak ata deriz. Yani eğer bireylerin ortak atasından bahsediyorsak, bir başka bireyden bahsedeceğimiz için en yakın ortak ata deriz. Eğer türlerden bahsediyorsak son ortak ata deriz. İkisi aynı şeydir; sadece karışıklığı önlemek amacıyla böyle ufak bir fark vardır. Yukarıdaki soy ağacına geri dönelim:

Kardeşlerimizle olan en yakın ortak atamız anne-babalarımızdır. Yani kardeşinizle ortak atanız sadece 1 nesil önce yaşamıştır ve -umuyoruz ki- yaşamaktadır. Bu durumda atalarınızla aynı zamanlarda ve mekanlarda yaşıyorsunuz demektir. Birinci derece kuzenleriniz ile olan en yakın ortak atanız olan dedeniz ve babaanneniz ise 2 nesil önce yaşamıştır. Bu böyle geriye doğru takip edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken şunlardır:

Görülebileceği gibi en yakın ortak ata ne kadar eski zamanlarda yaşadıysa, günümüzdeki torunların akrabalığı da o kadar uzak olmaktadır, çünkü sadece 1 nesil geriye gidip anne-babanız ve onlardan gelen akrabalarınıza bakacak olursanız, sadece siz ve kardeşiniz vardır. Ancak 2 nesil geriye gidip, dedenize ve ondan gelen akrabalarınıza bakacak olursanız, bir dolu amca, teyze, hala ve kuzen devreye girmektedir. Bu grup içerisinde kardeşiniz de vardır; ancak kuzenleriniz de vardır. 3 nesil geriye gidecek olsaydınız, çok daha fazla sayıda akraba ve 2. derecede kuzenleriniz devreye girecekti. Bu böyle devam etmektedir.

Tam tersinden bakacak olursak: torunlar birbirinden ne kadar uzaklarsa (genetik, dolayısıyla morfolojik, anatomik, fizyolojik, vb. nitelikleri ne kadar farklıysa), en yakın ortak ataları da o kadar eski zamanda yaşamıştır demektir. Eğer ki kardeşinizle kendinizi ele alacak olursanız, en yakın ortak atanız sadece 1 nesil önce yaşamıştır. 1. derece kuzenlerinizi dahil ederseniz 2 nesil geriye gitmeniz gerekir. Bu böyle gider.


Evrimsel Biyolojinin Bireysel Soy Ağaçlarına Benzerliği

İşte evrim de tam olarak buna benzer. Günümüzde türümüzün yaşayan en yakın kuzenleri şempanzeler ve bonobolardır. Bunlar bize kardeşlerimiz kadar yakın değildirler; ancak şempanzeler ve bonoboların bize olan yakınlığı, sizin birinci derece kuzenlerinize yakınlığınıza benzer. Bu durumda "kardeşimiz" kadar yakın olan bir tür yok mudur? Birden fazla vardır. En azından vardı... Kardeşlerimiz kadar yakın olan canlıları ise Neandertaller ve Denisovanlar olarak görebiliriz. Ancak ne yazık ki bize kardeşimiz kadar yakın olan bu türler, ölmüştürler. Bu, onların bize tür bazında bir kardeş kadar yakın olduğumuz gerçeğini değiştirmemektedir. 



Bunları gözden geçirelim: Kardeşiniz genetik olarak size en yakın olan bireydir. 1. derece kuzenlerinizse kardeşinizden daha uzaktır; fakat 2. derece kuzenlerinize göre size daha yakındır. 2. derece kuzenleriniz de, 3. derece kuzenlerinize göre size daha yakındır, çünkü en yakın ortak atanız daha erken bir zamanda yaşamıştır. Bu böyle sonsuza kadar gider. Bunu türlere çevirirsek: Şempanzelerle olan genetik benzerliğimiz, Neandertaller veya Denisovanlar ile olan benzerliğimizden daha düşüktür. Ancak yine de -örneğin- farelerle veya kangurularla olan benzerliğimizden, dolayısıyla akrabalığımızdan yüksektir. Farelerle olan akrabalığımız ise örneğin muz bitkisi ya da bakterilerle olan akrabalığımızdan daha yakındır. Bu şekilde bir evrimsel hiyerarşi de, tüm türleri kapsayacak şekilde sürdürülebilir.


Atalar ve Zamanlar

Şimdi bu gerçeklere ve benzerliklere biraz daha yakından bakalım:

Bu akraba türlerin ortak ataları bulunmaktadır. Fark edebileceğiniz gibi nesiller geriye gittikçe, günümüzden de uzaklaşırız. Örneğin kardeşinizle en yakın ortak atanız olan anne-babanız sadece 1 nesil önce yaşamıştır. Sizi doğurdukları zamana geri dönecek olursak, 20-30 yıl kadar önce yaşadıklarını düşünebiliriz (aslında elbette bundan daha uzun süredir yaşamaktadırlar; ancak nesilleri saymak için sizi doğurdukları zaman önemlidir). Öte yandan 1. derece kuzenlerinizle en yakın ortak atanıza dönmek isterseniz, dedenize gitmeniz gerekir. Bu durumda 2 nesil geriye gidersiniz ve bu 50-60 yıl geriye gitmek demektir. 2. derece kuzenlerinizle olan en yakın ortak atanız içinse 100 yıl kadar geriye gitmek zorunda kalırsınız. Aynı durum türler için de geçerlidir:

Neandertallerle olan son ortak atamız günümüzden 200.000 yıl öncesine kadar yaşamış ve bizlerle Neandertallerin bu tür içerisinden evrimleştiği Homo heidelbergensis türüdür. Tam olarak doğru olmasa da, Homo heidelbergensis türünü bizler ve Neandertallerin "anne-babaları" gibi düşünebilirsiniz. 




Öte yandan kuzenlerimiz olan şempanzelerle son ortak atamız, Orrorin tugenensis isimli bir türdür. Tıpkı dedemizin babamızdan daha önce yaşamış olması gibi, şempanzelerle olan ortak atamız da Neandertallerle olan ortak atamızdan daha önce yaşamıştır. Bu tür, günümüzden 6 milyon yıl kadar önce yaşamıştır. 



Bu şekilde, insan ile tüm türlerin ortak ataları bulunmaktadır. Ancak bir fare ile ortak atamız birkaç on milyon yıl önce yaşamışken, bir muz bitkisiyle olan ortak atamız birkaç milyar yıl önce yaşamıştır.

Dikkat edebileceğiniz gibi, geriye gittikçe atalarımızın bize olan benzerliği azalmaktadır. Bunu, soy ağaçlarında da görmek mümkündür. Önce kadeşleri ve kuzenleri ele alalım: fark edebileceğiniz gibi kardeşlerin birbirine benzerliği, 1. derece kuzenlerimizin bize olan benzerliğinden yüksektir. Ancak 1. derece kuzenlerimiz de, genellikle 2. derece kuzenlerimizden daha fazla bize benzer. Bunu sadece fiziksel benzerlik olarak düşünmeyin. Genetik açıdan bakacak olursanız bu farklılıklar ve benzerlikler net bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde, tür bazında da bu durumu görürüz. Homo neanderthalensis (Neandertaller: "kardeşlerimiz"), Pan troglodytes (Şempanzeler: "1. derece kuzenlerimiz") türüne göre bize çok daha fazla benzerler. Ancak Pan troglodytes türü de, Gorilla gorilla (Goriller: "2. derece kuzenlerimiz") türüne göre bize çok daha benzerler. Yine, bu benzerlik genetik olarak net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunu bu şekilde tüm türlere genelleyebilirsiniz. Aynı şekilde, bireysel soy ağacınızı da Homo sapiens içerisindeki her bir bireye kadar genelleyebilirsiniz. Yani kalıbın tam anlamıyla, hepimiz akrabayız! Bu türümüzdeki bireyler için de geçerli, türümüzün diğer türlerle olan ilişkilerinde de... Ancak tabii ki akrabalıklar oldukça uzaktan olabilir; ancak bu, akrabalığı reddetmemize neden olamaz.


Soy Ağaçlarımız, Evrimsel İlişkilerimizi Göstermektedir

İşte evrimsel biyolojinin bize kattığı baş döndürücü gerçeklerden biri de budur: soy ağaçlarımızda geriye gittikçe sürekli bize benzeyen insanlarla karşılaşırız. Dedelerimiz, onların dedeleri ve onların yüzlerce nesil önceki dedeleri bize, popülasyon bazında çok ufak farklılıklarla birlikte tamamen benzemektedirler. Fakat ne kadar geriye giderseniz, farklılıklar o kadar artar. Eğer bu süreci çok daha geriye götürecek olursak, nesiller yavaş yavaş birbirinden farklılaşmaya başlar, genetik ortaklık çok yavaş ama belirgin şekilde düşmeye başlar. Nihayet, yaklaşık 400.000 yıl kadar geriye gittiğinizde, bu ufak farklılıklar o kadar çok birikmiştir ki, buradaki nesilleri artık kendinizle aynı tür kategorisine koyamazsınız ve Homo sapiens diyemezsiniz. 7 milyon yıl geriye gittiğinizde, tüm yakın kuzenlerimiz, "dedemiz" konumundaki Orrorin tugenensis'te birleşir. Burada bahsettiğimiz şempanzelerden bile yakın kuzenlerimizdir: Australopithecus, Kenyanthropus, Ardipithecus, vb. cinsler bizim şempanzelerden bile yakın kuzenlerimizdir ("kardeşlerimiz" değil). Ancak bunların hiçbiri günümüzde yaşamadığı için, yaşayan kuzenlerimizi ele alırız: şempanzeler. 

7 milyon yıl kadar önceye gittiğinizde, on binlerce nesil geriye gitmiş olursunuz ve insana benzeyen canlılar artık tamamen kaybolurlar ve oldukça "maymunsu" atalara ulaşırsınız. Bunların belki insana benzerlikleri bulunur, ancak benzerlikler oldukça yüzeyseldir. Bunu her canlı türünün, her bireyinden geriye doğru takip edebilirsiniz. İşte bu sayede elde edebileceğiniz, gelmiş geçmiş en büyük soy ağacı budur. Buna, Evrim Ağacı adını vermekteyiz. Tüm türlerin, tüm bireylerini birbirine bağlayan; ancak kolaylık/imkanlar açısından tür düzeyine kadar gösteren ve bireylere girmeyen devasa filogenetik ağaçlardır. 

Evrimsel biyoloji bize şunu gösterir: 3.5 milyar yıl önce yaşamış ve ölmüş bir bakteri, 10.000 yıl kadar önce donarak ölmüş olan bir mamut bireyiyle, günümüzde yaşayan bir at bireyiyle ve bir insan bireyiyle birbiriyle farklı derecelerde (ve epey uzak) akrabadırlar. Bu akrabalık tür bazında da geçerlidir, birey bazında da... Bu türlerin içerisindeki her bir birey de, bu diğer türden bireylerle akrabadır! Yani sadece tür bazında değil, birey bazında da bir akrabalık görmekteyiz.

Elbette bu akrabalıklar tür içerisindeki bireysel akrabalıklardan çok, çok uzaktır. Ancak iki konu arasındaki benzerlik oldukça açıktır. Nasıl ki ikinci derece ve üçüncü derece kuzenleriniz artık giderek artan miktarda sizden farklıysa, tür bazında da aynı durum geçerlidir. Elbette bir tür içerisinde kaldığınızda gördüğünüz farklılıklar, türleri kıyaslarken gördüğünüz farklılıklardan oldukça azdır. Bunun sebebi de anlatımımızla uygundur: Dünya üzerinde şu anda yaşayan herhangi iki bireyi alıp, ortak atasını inceleyecek olursanız, en uzak ihtimalle o atanın birkaç bin yıl kadar önce yaşadığını göreceksinizdir. Ancak herhangi bir şempanze bireyiyle, herhangi bir insan bireyinin en yakın ortak atalarına bakacak olursanız, en iyi ihtimalle bile 6 milyon yıl kadar önce geriye gitmeniz gerekmektedir. Bu yüzden tür bazındaki farklılıklar oldukça fazladır.

Bu benzetim birçok açıdan son derece kullanışlı ve nettir. Dolayısıyla temel noktaları anlamanıza katkı sağlayabilecektir. Ayrıca bu süreci anlamak açısından buraya tıklayarak Evrim'in İşleyişi yazı dizimizi okumanızı önemle tavsiye ederiz.

Umarız faydalı olmuştur.

Saygılarımızla.

Yazan: ÇMB (Evrim Ağacı)

Teşekkür: Seray Eren (Evrim Ağacı)
6 Yorum