Sahte Fosiller: Nedir, Ne Değildir?

Yazdır Sahte Fosiller: Nedir, Ne Değildir?

Sayfamız okurlarından Sn. Okan Kılıç bize aşağıdaki soruyu yöneltti:

 

 

 

 

 

java adamı adıyla bilinen Pithecanthropus erectus adlı fosilin bazı kişilerce Pitdown adamı gibi sahte olduğu iddia ediliyor.Bu fosil gerçekten sahte mi ?

 

 

 

 

 

Evrim Ağacı olarak şöyle bir cevap vermek istiyoruz:

 

 

 

 

 

Piltdown Adamı (Eoanthropus dawsonii), kesinlikle bir sahtekarlıktır ve açık bir şekilde, yine bilim tarafından bu sahtekarlık ortaya çıkarılmıştır. Ancak hayır, Java Adamı (Pithecanthropus erectus)  kesinlikle sahte değildir. Sahte olan bu sahtekarların iddialarıdır. Eğer bilimsel bir iddia varsa, bu yine bilim insanları tarafından incelenmelidir (ancak Java Adamı için böyle bir durum yoktur.

 

 

 

 

 

 

Piltdown Adamı (Eoanthropus dawsonii)

 

 

 

 

 

 

Java Adamı (Pithecanthropus erectus)

 

 

 

 

 

Peki bu sahte fosiller nedir, nereden gelmektedir? Bilime güvenmemizde, Evrim Kuramı karşısında bir engel midir? Elbette ki iki sorunun da cevabı hayırdır. Şimdi bunları biraz inceleyelim:

 

 

 

 

 

İstatistiki olarak bir türe ait 1 milyon bireyden sadece 1 tanesi fosilleşebilmektedir. Günümüzde, yüzbinlerce farklı türden, milyonlarca fosil keşfedilmiştir. Yine istatistiki olarak bu fosiller arasında, ortalama 1 milyon fosilden sadece 1 tanesi sahte çıkmaktadır. Bu, muazzam derecede ufak bir orandır. Ancak tabii ki bilim insanları işin bilim tarafında, bilim düşmanları ise işin magazin, çarpıtma, yalan ve sahtekarlık tarafında oldukları için, televizyon haberleri ve gazetelerde bulunan yüzbinlerce yeni fosil reyting kazandırmayacağı için yer almazken (ya da sadece çok meşhur ve önemli olanları yer alırken), bir tane bile sahte fosil bulunsa bu muazzam manşetler halinde, bir anda tüm gazetecilerin bilim insanı kesilmesiyle ve neredeyse canlı yayınlara ara verilerek bu gelişmelerin bildirilmesiyle duyurulur. Bu sebeple de, açıkçası aşağılık bir şekilde, insanların beyinleri bulandırılır ve bilime şüpheyle yaklaşmaları sağlanır.

 

 

 

 

 

Nedir bu sahte fosiller ve nereden gelirler? Fosil sahtekarlığını ikiye ayırabiliriz: İlk grup, pek çok ülkede bulunan "koleksiyon fosilleri piyasası"nda tamamen para merkezli bir amaçla sahte fosillerin satım ve alımından kaynaklanmaktadır. Tıpkı elmas sahtekarlığı gibi, fosillerin sahteleri yapılır ve gerçekmiş gibi koleksiyonerlere uçuk fiyatlara (örneğin sıradan bir balık fosilini Türkiye'de kaçak olarak 12.000 TL gibi bir fiyata satabilirsiniz) satılır. Bu fosiller piyasada birikir ve kimi zaman bazı kişilerce meşhur edilmeye çalışılır (kimi zaman fosilin sahte olduğu bilinmeden ve bilim insanlarına incelettirmeden). İşte bunlar, koleksiyonerleri aldatmaya yönelik olan ilk grubu oluşturur. Genellikle bu ilk grup sadece koleksiyonerler arasında kalır ve manşetlere çok yansımaz; ancak kimi zaman bazı trilobit, memeli, sürüngen fosillerinin meşhur edildiğini duymaktayız,

 

 

 

 

 

Genellikle ana haber bültenlerine ilk haber olarak girmeyi başaran fosil sahtekarlıkları ise çoğunlukla amatör bilim tutkunlarının hırslarına yenik düşerek bilimselliğin dışına çıkmaları sonucu, kendilerini meşhur etmek adına uydurdukları fosilleri "bilim piyasasına" sürmelerindendir. Bu yalanları bir yere kadar sürer ve elbette, bilim en güvenilir bilgi türü olduğu için bu sahtekarlıkların ortaya çıkarılması uzun sürmez (çünkü bilim, dünya çapında geçerli olan tek bilgi türüdür ve her türlü içeriği sorgulanıp, kontrol edilebilir); ancak kimi zaman bilim insanlarının da arzu ve duygularına hitap eden sahtekarlıklar yapılmaktadır ve bu da, bu sebeple, gerçeğin ortaya çıkmasını uzatabilmektedir. Piltdown Adamı da buna bir örnektir. Biraz inceleyelim:

 

 

 

 

 

Amatör bir bilim insanı (konu üzerinde eğitimi yoktur) ve fosil koleksiyoneri olan Charles Dawson, 1953 yılında bir orangutan çenesi ile insan kafasını birleştirerek bir fosil üretmiş ve bunu bir "ara tür fosili" olarak ileri sürmüştür. Sahtekarlığı, 40 yıl boyunca fark edilmemiş Bournemouth Üniversitesi'nden arkeolog Miles Russell tarafından yapılan yeniden-incelemeler sonucunda sahtekarlık ortaya çıkarılmıştır.

 

 

 

 

 

Bazı diğer fosil sahtekarlıkları ise şöyle sıralanabilir: Nebraska Adamı (Hesperopithecus haroldcooki), Archaeoraptor (Archaeoraptor liaoningensis) (Archaeopteryx değil!), Eozoon (Eozoon canadense). Zaten bundan fazlasını da bulmak güçtür. Kimi zaman yanlış tanımlanan; ancak yine de önemli fosiller olduğu ortaya çıkan fosiller de vardır: Basilosaurus, Hallucigenia, Peytoia, Anomalocaris. Bunların da sayısını biraz arttırmak mümkündür; ancak "doğru bulunan fosiller" ile kıyaslandığında solda sıfır kalmaktadır. Bir yanda milyonlarca fosil, bir yanda ise birkaç veya birkaç on tane fosil... 

 

 

 

 

 

 

Archaeoraptor (Archaeoraptor liaoningensis)

 

 

 

 

 

Burada önemli olan nokta şudur: Evet, birileri, her zaman olduğu gibi sahtekarlık ve üçkağıt peşindedir ve bunu kimi zaman başarıyla yapmaktadır. Ancak bu sahtekarlıkları, onca dillerine düşürmelerine rağmen ortaya çıkaranlar ne köktendinciler ve bilim düşmanı Evrim karşıtlarıdır, ne de bir başka bilgi türüdür. Sahtekarlıkları ortaya çıkaran bilgi türü, yine bilimdir. Bu da bilimin ne kadar güvenilir olduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Çünkü bilimin kendini düzeltme, tekrar etme ve yenileme mekanizmaları vardır. Diğer hiçbir bilgi türünde bu mekanizmalar bulunmaz ve aranmaz. Bu sebeple de hiçbiri güvenilir değildir. Yani bilimde sahtekarlıklar milyonda birlerle ölçülmekteyken, diğer bilgi türlerinin kimi zaman tamamı sahtekarlık üzerine kurulu olabilmektedir; kendini de açığa çıkarak mekanizmaları bulunmaz.

 

 

 

 

 

Dediğimiz gibi, bilimde her zaman ufak hata payları vardır. Sahte (veya kimi zaman yanlış değerlendirilen) fosillere istatistiki olarak çok az rastlansa da, oldukları bir yalan değildir. Bu tıpkı bir ilacın bazı yan etkilerinin bilinmeden ya da yeterince test edilmeden piyasaya sürülmesi sonucu yapılan hatalar gibidir. Çok çok seyrek olur; ancak bundan korkarak ilaç almaktan vazgeçmeyiz. Ki zaten, dediğimiz gibi, bu sorun ve sahtekarlıkları da ortaya çıkaran yine bilimdir. Bu sebeple, bu kadar seyrek olan sahtekarlıklardan dolayı koskoca bir bilim dalının veya bilimin tamamının sahte olduğunu iddia etmek; ancak çoğu cahil, bilim düşmanı ve ikiyüzlü olan Evrim Karşıtları'nın acizlik ve çaresizlikle yapacağı bir iştir.

 

 

 

 

 

Saygılarımızla.

 

 

ÇMB (Evrim Ağacı)

 

 

 

 

 

Not: Yazımızdaki hatalı bir isimlendirmeyi düzelttiği için okurlarımızdan Sn. Onur Doğan'a teşekkür ediyoruz.

 

 

 

 

6 Yorum