Mozaik Evrim ve Mozaik Türler Üzerine...

Yazdır Mozaik Evrim ve Mozaik Türler Üzerine...
Evrime karşı olanların tarihi, hemen hemen evrimsel biyolojinin tarihi kadar eskidir. Evrime karşıt olanların iddiaları, çok nadir bazı örnekler haricinde, neredeyse son 150 yılıdr hiçbir şekilde değişmemiştir. Bunun çok basit bir nedeni vardır: evrim karşıtlığının sahip olduğu iddialar, bilime değil, insanların olası ilkin şüphelerine dayanmaktadır. Bu şüpheler esasında son derece haklıdır, çünkü sadece "evrim karşıtlarının" aklına değil, bilim insanlarının da aklına gelmiştir. Ancak sorun şuradan kaynaklanmaktadır: son 150 yıl içerisinde, bu primitif olarak adlandıracağımız ilkel ve olgunlaşmamış şüpheler, bilim tarafından açıklanmış ve çözülmüştür. Bu, yeni şüpheler ve meraklar doğurmuştur ve bu şekilde bilim ilerleyişini sürdürmüştür. Ne yazık ki çeşitli programlar, yazılar ve kaynaklardan görüldüğü gibi, bilim 21. yüzyılın içerisinde hızla ilerlemesine rağmen evrime karşı olan kitleler halen 19. yüzyılda tıkanıp kalmış ve ileri gideceklerine sanki giderek geriye gitmektedirler. Argümanları hiç değişmemiş, asla güncellenmemiş ve giderek daha da karanlıklaşarak, art niyetler perdesi arkasında boğulmuştur. Günümüzde, bu bilim dışı tutumları nedeniyle evrim karşıtlarının neredeyse tamamı bilim camiasının dışında kalmış, bilim her onlara kulak asmaya çalıştığında, bu kitlelerin şahsi inançlarına dayanarak yaptıkları bilim dışı açıklamalar yüzünden yarı yolda kalmış ve giderek kendi köşelerine itilmişlerdir. Bu şekilde devam ettiği sürece, bilimin vazgeçilmezi ve en güçlü açıklamalarından biri haline gelmiş olan evrime hiçbir zaman farklı bir bakış getiremeyecekler ve kademeli olarak elenerek yok olmaya muhtaç olacaktırlar.

Bu kadar uzun bir girizgahı, Mozaik Evrim ile ilgili bir yazıda neden yaptık? Çünkü bahsettiğimiz üzere, her ne kadar argümanlarının %99'una yakını son 150 yılda hiçbir şekilde değişmemiş ve gelişmemiş olmasına rağmen, çok nadir bazı durumlarda, modern bilimin bilgilerini çarpıtmak suretiyle karanlık ideolojilerini savunmayı sürdürmüşlerdir. Bu modern keşiflerden biri de, mozaik evrim konusudur.

Evrimsel biyologlar ve paleontologların hummalı çalışmaları sayesinde, bugün bildiğimiz ve keşfettiğimiz türlerin istisnasız tamamının çeşitli evrimsel süreçlerden geçerek bugüne geldiklerini net olarak biliyoruz. Tekil olarak bazı türlerde elbette soru işaretleri, bilinmeyenler, gizemler bulunuyor. Ancak zaten bunlar da olmasaydı, bilimin ilerlemesi mümkün olmazdı. Fakat bu bilinmezlerin hiçbiri evrimsel biyoloji ile uyumsuz, evrimin gerçekliğine şüphe düşüren, evrim teorisini çürütebilecek nitelik ve nicelikte olan unsurlar değildirler. Zaten artık bu şekilde tekil örneklerle evrim teorisini çürütmek de olanaksızdır. Evrimin ise zaten çürütülemez bir doğa yasası olduğunu, evrim ile evrim teorisinin farklı konular olduğunu şuradaki yazımızda detaylıca ele almıştık; meraklı okurlarımız o yazıya göz atabilirler.

Bu hummalı çalışmalar sayesinde yapılan keşifler, bazı ilginç gerçekleri de ortaya çıkarmıştır. Bazı türlerin, bir vücutsal bütünlük olarak, eş zamanlı bir biçimde, tüm özelliklerinin aynı anda değişimiyle evrimleşmediği, bazı parçalarının farklı zamanlarda evrimleşerek, farklı nitelikler kazandığı anlaşılmıştır. İşte bu şekilde, türlerin farklı vücut parçalarının ya da görevlerinin, farklı hızlarda ve zaman dilimlerinde, her birinin ayrı ayrı, binlerce nesilde evrimleşmesine mozaik evrim veya modüler evrim adı verilir. Bu şekilde evrimleşen türlere ise mozaik türler veya modüler türler denir.

Mozaik türler genellikle büyük canlı grupları arasındaki geçişleri temsil ederler ve dolayısıyla bilim düşmanlarının "ara geçiş türü" olarak nitelemeye çalıştıkları, mitolojik yaratıklara benzerler. Esasında türler arası geçişleri görmek için mozaik türlere bakmaya gerek yoktur. Ele alacağınız her bir tür ve bu türün geçmişi, genleri, fiziksel özellikleri, fizyolojisi, anatomisi, morfolojisi, davranışları ve diğer tüm özelliklerinin değişimi, size evrimsel değişimi gösterecektir. Ancak mozaik türlerde bu daha bariz olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü mozaik türlerin belli yapı ve fonksiyonları, vücudun geneline göre daha fazla veya daha az evrimleşmiş olabilir. 

Cambridge Üniversitesi tarafından basılan Omurgalı Evrimindeki Şablonlar ve Süreçler başlıklı kitabında R. L. Carroll mozaik evrimi şu şekilde tanımlamaktadır:

"Tür içerisinde ve türler arasındaki karakterlerin farklı hızlardaki evrimine mozaik evrim denmektedir."

Aynı kitapta, mozaik evrimin, evrimsel biyolojinin makroevrimsel değişimlerine çok net örnekler olduğundan bahsedilmektedir.

Mozaik evrim, türlerin değişimi açısından çok önemli bilgiler verdiği gibi, evrimsel tarihin köşebaşı olaylarında da kendine yer bulmaktadır. Örneğin Nature dergisinde yayımlanan bir makale, memelilerin beyinlerinde de mozaik evrimin örnekleri olduğu, bazı parçaların diğerlerinden daha hızlı ya da daha yavaş evrimleşerek geliştiğini göstermektedir. Günümüzde evrimsel biyolojiden elde edilen bu bilgi sayesinde, türlerin birbirleriyle olan ilişkisini ve beynimizin kendi içerisindeki sinirsel bağlantılarının ve gelişiminin özelliklerini çok daha net olarak algılayabilmeye başladık. Yayımlanan makalede Dr. Robert Barton ve Dr. Paul Harvey, şu sözlere yer vermektedir:

"Bu makalede, mozaik değişimlerin beyin yapılarının evriminde önemli bir faktör olduğunu karşılaştırmalı veriler dahilinde analiz ediyoruz. Bazı beyin yapıları, beynin geri kalanından bağımsız olarak, tek başlarına ciddi anatomik ve fonksiyonel evrimler geçirmişlerdir. Bu, hem basit beyin alt birimleri, hem de beynin daha hassas fonksiyonel yapıları için geçerlidir. Dolayısıyla, mozaik evrimin beynin karmaşık yapıları arasındaki ilişkilerin oluşumunda önemli bir rol oynadığını görmekteyiz."

Evrim karşıtları, mozaik evrim kavramını bir defa dahi okumamış olduklarını gösterir biçimde, evrimin bu kadar net bir örneğini kullanarak, az sonra bahsedeceğimiz evrimsel geçiş örneklerinin "evrimsel bir değişim göstermediğini ve sadece mozaik canlılar olduklarını" iddia etmektedirler. Bu, oldukça komik ve hoş bir hatadır. Evrimin bu kadar içinden olan bir örneği, başka türlü izah edemedikleri çok net evrimsel geçiş örneklerini "çürütmek" için kullanmak, gerçekten baş döndürücü bir yaklaşımdır. 

Mozaik evrim üzerinde en yoğun olarak duran araştırmacı, 2002 yılında kaybettiğimiz ünlü evrimsel biyolog Stephen Jay Gould'dur. Dawkins ve benzeri "neodarwinist" veya "adaptasyoncu evrimci" olarak tanımlanan evrimsel biyoloji ekolüne karşı olan Gould, türlerin her zaman yavaş ve kademeli bir evrimden geçmek zorunda olmadıklarını, kimi zaman meydana gelen ani değişimler etkisi altında türlerin de çok hızlı bir biçimde evrimleşebileceklerini iddia etmiştir. Günümüzde, türlerin kademeli evrimi daha yaygın olarak kabul edilen ve daha yoğun verilere sahip olan bir evrim türü olsa da, Gould'un bu yaklaşımı sayesinde birçok yeni evrimsel mekanizmanın önemi anlaşılmış ve birçok yeni evrimsel kavram geliştirilebilmiştir.

Bunlardan biri olan allomorfizm, organların, yapıların ve fonksiyonların birbirlerinden farklı hızlarda gelişmesi ve olgunlaşması demektir. Yani burada evrimsel bir değişimden değil, bir bireyin doğumundan itibaren meydana gelen değişimlerin toplamı olan, gelişimden bahsetmekteyiz. Heterokronik olarak, yani birbirlerinden farklı zamanlarda olgunlaşan bu yapıların, bu farklı olgunlaşmalarına neden olan genlerindeki değişimlerin, uzun vadede önemli evrimsel sıçramalara neden olabileceği düşünülmektedir.

Örneğin büyümeyi ve gelişmeyi kontrol eden bu genlerde meydana gelecek mutasyonlar, bireylerin normalde olacağından daha yavaş veya daha hızlı olgunlaşmalarına neden olabilir, bu da popülasyon içerisindeki gen dağılımını çok hızlı bir biçimde etkileyerek, birkaç nesilde önemli evrimsel değişimlere neden olabilir. Bu şekilde olan evrime, sıçramalı evrim adını veriyoruz. Bu konuda daha fazla bilgiye buradaki yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Şimdi bazı örneklere geçelim ve bu konuyu tam olarak anlamanızı sağlayalım.


Mozaik Evrim Örnekleri ve Mozaik Türler

Bahsettiğimiz gibi mozaik evrim, türlerin bazı atasal özelliklerinin, vücutlarının geri kalanı farklılaşırken, olduğu gibi kalması veya genele oranla çok az değişmesidir. Bu sebeple, bu atalardan evrimleşen yeni türler, atasal özelliklerini net bir şekilde taşırlar ve canlılar arası geçişi açık bir şekilde gösterirler. Bunların bazı tipik örnekleri şöyledir:


1) Australopithecus Türlerinde İki Ayak Üzerinde Yürümenin (Bipedalizm) Evrimi



Australopithecus türleri, insan evrimi için çok önemli ara basamaklardır. İnsanlara gidecek evrimsel soy hattının 6 milyon yıl kadar önce şempanzelere gidecek soy hattıyla Afrika'da ayrılmasından sonra, insanın iki ayak üzerinde tam olarak yürümeyi evrimleştirmesi, insanı "insan" yapacak birçok özelliğin evrimleşebilmesini sağlamıştır. Bu atalarımızın ve kuzenlerimizin fosillerini incelediğimizde, bipedalizmi mümkün kılacak olan kemik yapısının ve genel anatominin mozaik bir biçimde, birbirlerinden farklı zamanlarda evrimleştiği görülmektedir. Örneğin bipedalizmin en önemli basamaklarından biri olan pelvis kemeri, diğer bütün evrimsel değişimlerden önce meydana gelmiştir. Bu sebeple, erken Australopithecus türlerinde, iki ayak üzerinde yürümenin önemli birimlerinden biri olan bu kemerin evrimleştiği, ancak buna rağmen diğer evrimsel değişimlerin henüz meydana gelmemiş olmasından ötürü tam olarak yürüyemeyebildikleri görülmektedir. 

Elbette iki ayak üzerinde yürümekten kastımız, geçici olarak iki ayak üzerinde durmak ve hareket etmek değil, ömrünün büyük bir kısmını iki ayak üzerinde geçirmektir.


2) Archaeopteryx ve Kuşların Evrimi



Kuşların dinozorlardan evrimleşmesinin de, mozaik evrimin en güzel örneklerinden biri olduğunu görmek mümkündür. Archaeopteryx, bu evrimsel değişimin köşebaşı türlerinden biridir, çünkü Darwin'in Türlerin Kökeni isimli şaheserini yayımladığı zamanlarda, geçiş özelliği gösteren en nadide türlerden biri budur. Günümüzde, bu şekilde önemli geçişlere ait binlerce tür tanıyor olmamıza rağmen, o zaman için bu türün önemi ve değeri anlaşılmalıdır.

150 yıl kadar önce Darwin kitabını yayımladığında, en yakın arkadaşlarından biri olan Thomas Huxley de, bu teoriden yola çıkarak Archaeopteryx ile ufak bir terapod dinozor olan Compsognathus türlerini birbirleriyle karşılıklı olarak analiz etmiştir. İki fosil de birbirine yakın noktalarda, Bavyera'daki Solnhofen kireçtaşları içerisinde bulunmuştu. Huxley, iki türün birbirlerine çok yakın olmasına rağmen, iki temel özellik açısından farklı olduklarını göstermişti: Archaeopteryx'in ön kolları farklıydı ve tüyleri vardı! Yani Archaeopteryx, yakın kuzeninden genel iskelet olarak neredeyse hiç farklılaşmamıştı, ancak türün geçirdiği iki basit görünümlü ancak önemli evrim, kuşların evrimine giden yolda önemli bir basamağı gösteriyordu. 

Kısaca Archaeopteryx, kuşların dinozorlardan evrimi hakkında bildiğimiz onlarca ara türden veya kuzen türden biri olarak, mozaik evrimin de harika örneklerinden birini göstermektedir.


3) Çayır Köstebekleri



Anthony Barnosky tarafından yazılan Kuzey Amerika Kuvaterner Memelilerinin Morfolojik Değişimleri isimli kitapta, çayır köstebekleri olarak bilinen Microtus pennsylvanicus türünü mozaik evrimin günümüzde, gözümüz önünde gerçekleşen ve son 500.000 yıldır gerçekleşmekte olan bir örneği olduğunu anlatmaktadırlar. Türün ve atasal fosillerinin analizlerini yapan ve genetik olarak inceleyen yazar, türün bazı kısımlarının diğerlerinden farklı zamanlarda ve hızlarda değiştiğini ispatlamakta ve bunun halen olmakta olduğunu göstermektedir. 


4) Darwinopterus



Teruzorlar olarak da bilinen uçan sürüngenler (veya "pterosaurs") içerisinden ikonik bir cins olan Darwinopterus, mozaik evrimin en ilginç örneklerinden birini barındırır. Cinse ait en temel tür olarak görülen D. modularis türü, diğer tüm teruzorların aksine ilk defa anatomik olarak hem uzun kuyruklu teruzorların (Ramporhinkoid teruzorlar) hem de kısa kuyruklu teruzorların (Piterodaktiller) özelliklerini taşımaktadır. 

Çinli bilim insanları tarafından yapılan kapsamlı analiz, türün iki klad arasındaki evrimsel bir geçiş olduğunu göstermektedir. Ekip, makalelerinde şu sözlere yer vermektedir:

"Bu fosil kaydı, iki temel klad arasındaki geçişi gösteren ve bu fenomene kanıt olan eşsiz örneklerden biridir. Sinir bozucu bir şekilde, bu alandaki bu tür fosiller halen oldukça nadirdir ve geçişlerin daha detaylı ortaya konulması gerekmektedir."

Ekip, bunun haricinde türü şöyle izah etmektedirler:

"Darwinopterus modularis, uzun kuyruklu teruzorlar ile daha yeni özelliklere sahip, ayırt edici bir şekilde kısa kuyruklu olan pterodaktiller arasındaki temel ve şimdiye kadar az anlaşılmış geçişe ait ilk güçlü kanıtları sunmaktadır. Tür, inanılmaz bir şekilde modüler yapıdadır: kafatası ve boyun tipik olarak pterodaktillere benzemektedir; ancak iskeletin geri kalanı neredeyse tamamen plesiomorfiktir ve temel teruzorların özelliklerine aynen sahiptir. Bu şablon, modüllerin birbirleriyle sıkı sıkıya ilişkili özelliklerin birbirlerinden yarı-bağımsız ve ayrı tarihlere sahip olabileceğini ve doğal seçilimin temel odaklarından biri olduklarını, evrimsel geçişlerde önemli bir rol oynadıklarını göstermektedir."


5) Atların Evrimi



Günümüzde evrimin artık tartışılamayacak kadar net bir örneği olan atların evrimindeki mozaiklik de, mozaik evrimin en güzel örneklerinden birisidir. John Maynard Smith'in Evrim Teorisi isimli kitabında da örneklerini verdiği gibi, Bruce J. MacFadden tarafından yazılan Fosil Atlar: Equidae Ailesinin Sistematiği, Paleobiyolojisi ve Evrimi isimli kitapta, atların küçük köpek boyutundaki türlerden nasıl bugüne kadar kademeli olarak evrimleştiği ve bu geçişi ne kadar net bildiğimiz anlatılmaktadır. İki kitapta da, atların bu irileşmeleri ve kendilerine has özelliklerini almalarındaki mozaik evrim gösterilmekte, bazı özelliklerin diğerlerine göre daha hızlı evrimleşerek, atların evrimindeki ara türlerin çok net geçiş örnekleri gösterdiği izah edilmektedir. Atların özellikle son birkaç milyon yılda ne kadar hızlı bir şekilde evrimleştiklerini, fosil kayıtlarındaki mozaik evrim örneklerinden görmemiz mümkündür.


6) Platypus ve Memelilerin Sürüngenlerden Evrimi



Özellikle Mesozoik dönem olarak bilinen 252-66 milyon yıl öncesinde memelilerin sürüngenlerden ayrılarak evriminde, mozaik evrimin çok net örnekleri görülmektedir. Bu net örneklerin başında da Platypus olarak bilinen Ornitorenk ve atasal türleri ile kuzenleri gelmektedir.

Tür hakkındaki bir analizi şuradan okuyabilirsiniz. Buradan da görebileceğiniz gibi, tür müthiş bir geçiş örneği olduğu gibi, adeta mozaik bir sanat eseri gibidir. Çünkü türün özellikleri, sürüngenlerle memeliler arasındaki geçişe ait birçok örneği bir arada bulundurmaktadır. En basitinden, türün memeli olduğunu gösterir biçimde kılları ve süt bezleri olmasına rağmen, tıpkı sürüngenlerde olduğu gibi yumurtlayarak doğurmaktadır. Üstelik sadece Platypus değil, Ekidna türleri de benzer özelliklere sahiptir ve genetik analizler bu canlıların atalarının, memelilerin sürüngenlerden ayrılmasından sonra ilk ayrılan gruplar olduğunu, bu yüzden bu atasal özellikleri halen taşıdığını ortaya koymaktadır.


Sonuç

Uzun lafın kısası, mozaik evrim, evrimsel biyolojinin tartışılmaz gerçeklerinden birisi olduğu gibi, evrimin de en net geçiş örneklerini bize sunan alanlarından birisidir. Bu doğa gerçeğini, evrime karşıymış gibi kullanabilmek, gerçek bir çaba ve art niyet gerektirmektedir. 

Umuyoruz ki mozaik evrimi ve mozaik türleri anlamanızı sağlayabilecek bir yazı olmuştur.

En içten saygılarımızla.

Yazan: ÇMB (Evrim Ağacı)

Kaynaklar ve İleri Okuma:
6 Yorum