Evrim'in bir yönü var mıdır? Varsa, bu yön tüm canlılar için aynı mıdır?

Yazdır Evrim

Sayfamız üyelerinden Sayın Bersis İnan bize şöyle bir soru yöneltti:

 

"İyi akşamlar. Canlı türleri evrim ağacında her biri ayrı kolda değişim geçirirlerken her tür farklı hızda mı evrilir? Şu an dünyamızda var olan canlı türlerinden biri için canlıların en ilkeli, ya da en az evrim geçirmiş olanı diye bir tanımlamaya gidilebilir mi? Ayrıca bütün canlılar için evrimin yönü aynı mıdır?"

 

Evrim Ağacı olarak biz bu birden fazla soru içeren sorular bütününü parçalayarak, ayrı ayrı cevaplamak istiyoruz. Çünkü her birinin önemli sorular olduğunu düşünüyoruz. İlk olarak, yukarıda kalın olarak işaretlediğimiz soruya cevap vereceğiz:

 

Sayın Bersis İnan,
 
Bu da, soru olarak sorulmamış olsa, çok ciddi bir bilgi yanlışını gösterecek bir durumdur. Bu sebeple, elimizden geldiğince açıklamak istiyoruz:
 
İlk olarak, şu notumuzda bu konuya ayrıntılı olarak değinmiştik, onu okumanızda fayda görüyoruz:
 
https://www.facebook.com/note.php?note_id=167083593349724
 
Biraz daha ek açıklama yapalım:
 
Şunu anlamak çok önemlidir: Evrim'in bir yönü yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Bu, Richard Dawkins'in Ataların Hikayesi isimli kitabında da sıklıkla vurguladığı ve okuyucunun adeta "kafasına vurarak öğrettiği" bir gerçektir. Bizler, insan türü olarak, "tarih yazıcılarız" ve geçmişe, kendi gözlerimizden bakarak, her şeyi "insan merkezli" (antropocentric) olarak tanımlıyoruz. Bazı bilim adamları da bu yanlışa düşerek, sanki bütün Evrim'in bizi var etmek amacıyla işlediğini düşünme gafletinde bulunuyorlar. Ancak bizler, pek çok mekanizmasıyla Evrim'in, tıpkı diğer canlılar gibi doğal bir sonucuyuz. Evrim, bizim var olmamız "amacıyla" işlemediği gibi, başka herhangi bir canlıyı da var etmek amacıyla çalışmamaktadır. Evrim, bir "yöntem" olarak tanımlamak hatalıdır. Evrim bir "mekanizmadır". Evrim, "Doğa Ana" dediğimiz kavramın kendisidir. Dolayısıyla onu bir "yönetici dış güç" olarak tanımlamak doğru değildir. Evrim, çoğunlukla rastgele olan çevresel değişimlerle kısıtlıdır ve bunların ötesine geçemez. Dolayısıyla, çevresel değişimler (ve bazı cinsel değişimler) neyi dikte ederse ve ne yönde gerçekleşirse, Evrim de o "yöne" gider. Ancak bu durumda bile bilinçsizdir ve her tesadüfi değişime göre, değişiklik gösterecektir. Bu, doğanın yasasıdır.

Benzer şekilde, Evrim "mükemmel"e ulaşmayı da hedeflemez! Evrim Kuramı'na yeni giriş yapmış ya da tam anlamamış insanlar ile, Evren'in belirli bir "bilinç" dahilinde çalıştığını sanan, fizik eğitimi almamış ve bilimsel makalelerden çok "Kuantum Başarı", "Kuarklarla Öğrenme", "Atomdaki Bilinç" vs. gibi sahtebilim alanlarına hayatını heba etmiş şahıslardan bir grubu, Evrim Kuramı'nı kabul ederler; ancak evrimin, canlıların "mükemmelliğe ulaşmasını" hedeflediğini ileri sürerler. Bu, net bir şekilde gülünç bir saçmalıktır. Zira evrimin işleyişinin özüne baktığımızda, türlerin kaotik olarak değişen bir çevreye adapte olma mücadelesi verdikleri görülür. Bu durumda, eğer ki çevre kaotik olarak değişiyorsa ve dalgalanarak, kimi zaman eskisinden daha iyi, kimi zaman daha kötü yönlere gidiyorsa, canlıların buna bağlı değişimlerine neden olan Evrim Mekanizmaları'nın "mükemmele ulaşmak" gibi bir amacı olduğunu iddia etmek bilgisizlik olacaktır. Bu, Evren içerisinde süregelen yasaların, süreç içerisinde, herhangi bir bilince (ne madde içi ne de madde üstü) ihtiyaç duymaksızın bazı yapılar var edebilmesini kendine yediremeyen, bilimden ve bilmekten korkan zihniyetin bir ürünüdür.
 
Dolayısıyla, söz konusu evrim olduğunda, hiçbir "yön" kavramından bahsedilemez. Richard Dawkins de, bu hataya düşmemek adına, "ileri kronoloji" yerine "geri kronoloji" taktiği ile kitabını kaleme almıştır. Çünkü tüm canlıların ortak atası olan koaservatlardan yola çıkarak günümüze gelinirse, sanki Evrim'in insanı yaratmak gibi bir amacı varmış yanılgısına düşülebilir. Fakat geriye doğru gidilirse, hangi canlıdan yola çıkılırsa çıkılsın, varılacak yer aynı koaservatlar, yani ilk canlılardır. Böylece, Evrim'in bir yönü olduğunu düşünmememiz sağlanacaktır. Gerçekten de, geriye doğru giden bir kitabı okuduğumuzda, nereden başlarsak başlayalım aynı ortak ataya varacağımız bilinci (yani Evrim Ağacı kavramı), insanı ister istemez Evrim Kuramı'nın gerçeklerini görmeye, yani bir yönü olmadığını anlamaya itmektedir.
 
İşte bu sebeple, Evrim'in bir yönünün var olmaması, ikinci sorumuza da cevap olmaktadır: Evrim'in bir yönü bulunmadığı için, hayır, bütün canlılar için aynı değildir. Zaten Doğal Seçilim kavramı da bunu ortaya koymaktadır: Seçilim, bir türün ortama adapte olabilmesine bağlı olarak değişmektedir. Ancak sadece Dünya üzerinde, sonsuz sayıda ortam ve çevre koşulu tanımlanabilir. Bu durumda da, sayısız ihtimalden bahsetmek mümkündür. Her canlının kendine ait bir yaşam ortamı mevcuttur ve "bu" canlı için Doğal Seçilim, "o" şartlar altında çevrenin Evrim'e dikte ettiği sözde "yönde" olmaktadır. Tekrar altını çizelim, bu yönü önceden tayin edebilmek olanaksız olduğu için (değişken sayısının sonsuzluğundan ötürü), bir "yönden" bahsedebilmek ancak geriye dönüp tarihe baktığımız zaman anlamlı olmaktadır ve buradan, Evrim'in bir yönü olduğu anlaşılmamalıdır. Her canlı için Doğal Seçilim ve Evrim'in diğer mekanizmaları farklı işlemektedir ve tekrar edelim: Evrim'in bir yönü yoktur!
 
Umarız açıklayıcı olabilmiştir. Daha fazlası için Richard Dawkins'in "Ataların Hikayesi" isimli kitabını şiddetle tavsiye ediyoruz. 
 
Saygılarımızla.
 

ÇMB (Evrim Ağacı)


Kaynaklar ve İleri Okuma:

Adami C (2002). "What is complexity?". BioEssays 24 (12): 1085–94. doi:10.1002/bies.10192


McShea D (1991). "Complexity and evolution: What everybody knows". Biology and Philosophy 6 (3): 303–324. doi:10.1007/BF00132234


Ayala FJ (2007). "Darwin's greatest discovery: design without designer". Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 104 Suppl 1: 8567–73. Bibcode 2007PNAS..104.8567A


Heylighen, F. (1999a) "The Growth of Structural and Functional Complexity during Evolution", in F. Heylighen, J. Bollen & A. Riegler (eds.) The Evolution of Complexity Kluwer Academic, Dordrecht, 17-44.


Furusawa C, Kaneko K (2000). "Origin of complexity in multicellular organisms". Phys. Rev. Lett. 84 (26 Pt 1): 6130–3. arXiv:nlin/0009008. Bibcode 2000PhRvL..84.6130F. doi:10.1103/PhysRevLett.84.6130


Heylighen F. (1997): "The Growth of Structural and Functional Complexity during Evolution", in: F. Heylighen & D. Aerts (eds.) (1997): "The Evolution of Complexity" (Kluwer, Dordrecht). (in press)


Gould S.J. (1994):  "The Evolution of Life on Earth", Scientific American 271 (4), p. 62-69.


Fisher R. A.  The Genetical Theory of Natural Selection, 2nd edition, Dover Publications, New York, 1958.


Wilkins, J.: Progress and Teleology (in the context of Evolution and Philosophy)


Changizi, M.A. (2001) Universal laws for hierarchical systems. Comments on Theoretical Biology 6: 25-75

6 Yorum