Evrim'i Destekleyen/Kullanan Bilimler - 8: Entomoloji

Yazdır Evrim
Ben bir böcek miyim diye sordu örümcek kızgınlıkla, solucan lafı ağzımdan aldın diye karşılık verdi. Dünya üzerinde en çok türe ev sahipliği yapan ve evrimsel açıdan bir dolu dallanmaya da yer veren bu koca sınıfta maalesef ne örümcek ne de solucan yer alıyor. Ama ağız alışkanlığı derler ya, çoğu zaman hala artık eskisi kadar bu konuda pek bilgisiz insanlar kalmadığı halde o sekiz ayaklı dostumuza böcek muamelesi yapabiliyoruz, solucan bu konuda biraz daha şanslı sanırım.

Böcekler, Latincede Insecta olarak bilinirler, pek tabi ki bu akılda kalıcı bir kelimedir. İngilizcede kendileri "Insect" olarak çağırıldıkları için Latince adlarını pek unutmak zor olmasa gerek. Ama bu kadar da değil, genelde sınıflandırmada yıllar geçtikçe yeni isimler önerilir türlere, cinslere, familyalara hatta takımlara ve ne zaman yeni isim kullanılmaya başlansa eski isimler artık sinonim olarak geçerler kitaplarda. Böceklerin de takım olarak bir başka adları daha vardır: Hexapoda! Bu çok önemli bir kelimedir, çünkü böceklerin en önemli özelliklerine vurgu yapar. Kelimenin tam karşılığı altı bacaklı olarak çevrilebilir.

Bu bacakların her çifti böceklerde göğüs segmentinde yer alırlar ve bu da son derece önemli bir özelliktir. Elinize aldığınız her böceği incelediğinizde bu altı bacağın konumunun son derece dikkat çekici olduğunu kendiniz görebilirsiniz, bir karıncadan tutun da bir çekirgeye kadar. Böceklerin göğüs segmentinden sonra gelen abdomen olarak genelde bahsi geçen karın segmentlerinde hiç bacak bulunmaz. Bu işte içinde yer aldığı Eklembacaklı şubesindeki diğer grupların çoğundan böcekleri bir güzel ayıran bir detaydır.

Segmentten bahsetmişken önemli bir kavramdan bahsetmeden konuya devam etmek pek doğru olmaz. Şimdi böceklerde göğüsler üç segmentlidir deriz ve bu segmentlerin her biri benzer özellikler gösterir, sonuç olarak göğsü oluştururlar. Benzer segmentlerin bir araya gelerek oluşturdukları bu kısımlara tagma diyoruz, çoğul hali de tagmata olarak geçer. Şimdi bu tagma kavramı neden önemlidir. Böceklerde üç tagma vardır: baş, göğüs (=toraks) ve karın (=abdomen). Örümcekler, akrepler ve kenelerin yer aldığı Arachnida sınıfında ise iki tagma söz konusudur. Baş ve toraks bölgesi birleşmiştir, cephalotoraks adıyla terminolojide kendine yer bulmuştur.




En azından bu zamana kadar anlatılanlardan yola çıkarak eklembacaklı şubesinde yer alan iki sınıfın en ayırıcı özelliklerinin ne olduğunu kavramışsınızdır. Böceklerde üç tagma yer alırken, örümceklerde baş ve toraksın birleşmesi ile iki tagmaya inmiştir. Böceklerde göğüsten çıkan altı bacak bulunurken, örümceklerde sekiz bacak bulunduğunu söyleyebiliriz. İşte o sekiz bacağı yüzünden de örümcekler benim fobim haline gelmişlerdir, sevimli yaratıklar olduğunu en azından ben diyemem. Bana gayet itici geliyorlar, ama böcekler öyle mi?

Böcekler o kadar sevimlidirler ki onları inceleyen koca bir bilim dalı söz konusudur (evet, sanki diğer canlılar için de yok; ama olsun böcekler candır) ve o bilim dalı entomoloji olarak bilinir. Bugün tanımlanmış hayvanların en az %80'i böcekler sınıfının içinde yer alır. Sayısal kısımlara da şöyle kısaca göz atacak olursak 1.000.000 kadar yaşayan tür, 15.000 kadar da fosil tür karşımıza çıkacaktır. Bunların tanımlanmış tür sayısı olduğunu ilave edecek olursak toplamda tür sayısının 2.000.000 kadar olduğu varsayılmaktadır. Tür sayısı ile değil sadece böcekler birey sayısı olarak da dikkat çekerler. Örnek olarak bir domates bitkisi deyip geçmeyin, üzerinde 25.000 kadar yaprak biti barındırabilir. Ya da daha tanıdık bir örnek vermek gerekirse, bir arı kovanına baktığınızda toplamda 60.000 kadar arıyla karşı karşıya kalmanız mümkündür.

Jeolojik devirlerin her biri bir hayvan grubuyla simgelenirler. Şu anda içinde bulunduğumuz devir ise sizce ne olabilir? Size bir ipucu: insan değil. Diğer hayvan gruplarına belirli olarak üstünlük kurmuş olan böcekler bu devrin simgeleşmiş canlılarıdır.




Bunun başlıca nedeni olarak “kanat” gösterilebilir. Böceklerin büyük bir kısmında kanat yapısı gelişmiştir, bunlar kuşların ve yarasaların kanatları ile benzer yapılar değillerdir, o yüzden bu adları kanat olarak geçen birbirinden farklı yapılar analog organlar olarak kıyaslanırlar. Hayvanlar âleminde uçma yeteneği ilk defa bu omurgasız hayvanlarda ortaya çıktığı için bu yetenek onlara yayılma, düşmanlarından kurtulma, daha iyi yaşam koşullarını bulma gibi bir sürü olanak sağladığı için her yerde kendilerine rastlayabiliyoruz.

Şimdi bu kadar teknik detaydan bahsettik, gelelim bu böceklerin evrim ile ilişkilerine. Araştırıcıların büyük bir kısmı, genelde bu araştırıcılar entomolog olurlar yoksa niye böcek ile uğraşsın, her neyse böceklerin halkalısolucanlardan türediklerini kabul etmişlerdir. Hani bu başta ben böcek değilim diye örümcek ile isyan bayrağını çekmiş olan solucandan bahsediyorum.



Halkalı solucan ile herhangi bir böceği elinize aldığınızda ne gibi farklar görürsünüz? Solucanların deri solunumu yaptıklarını, ama böceklerinin etrafının kalın bir kutikula ile çevrili olmasından ötürü deri solunumu yerine trake sisteminin gelişmiş olduğunu söylemekle başlayabiliriz işe. Kutikula böceği korudu, ama deriden hava alamadı, trake sistemi gibi farklı bir solunum yöntemine yol açtı bu durum. Tabi her avantaj bir bedel de getirir. Kutikula yüzünden büyüme sınırlandırılmış ve bu da deri değiştirme yeteneğinin ortaya çıkmasına önayak olmuştur.

İkisi arasında daha büyük bir fark daha vardır. Böceklerde daha önceden bahsettiğim gibi değişmez sayıda segmentler söz konusudur. Baş 5-6 civarı, göğüs 3, abdomen köken olarak 11 segment ile bizi karşılar. Abdomen ve baş segmentlerinde gelişmiş böceklerde körelme görülebilir, ama bu sayı embriyonik dönemlerinde sabittir. Buradan da embriyolojik açıdan böcek evrimine göz kırpabiliriz, tabi isterseniz. Her neyse biz entomolojide kalalım.

Daha bir sürü fark vardır, halkalısolucanlarda çizgili kas bulunmaması gibi. Ama buraya tüm farkları say say bitmez. İlk böceklerde halkalısolucanlara benzerlik daha çok görülebilir. En önemlisi atasal böceklerde çok ince kitin kutikula vardır. Kutikulanın karaya geçişten sonra kalınlaşmaya başladığını ve trake sistemi, deri değişimi gibi bir sürü özelliğin böceklerin evriminde ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Toparlayacak olursak ne diyebiliriz? Entomoloji, sadece bir sınıflandırma bilimi değildir. Ziraat, adli tıp, mühendislik gibi alanlarda karşımıza çıkar. Ekonomik anlamda önemlidirler. Onlardan ipek, bal gibi maddeler üretirken, bir kısmını da zararlı olarak görürüz ve onlara karşı ürünlerimizi korumaya çalışırız. Kendileri direk zarar veriyor olmasalar bile taşıdıkları parazitler yüzünden düşman olarak görülebilirler. Çok tehlikeli hastalıklara davetiye çıkartabilirler. Bir cesedin başına üşüştükleri zaman dilimlerine göre ölen kişinin ölüm saatinin ortaya çıkartılmasına katkı  sağlarlar. Bazı dâhiler onları  gözlemleyerek icatlarını yapacak ilhamı toplarlar. Sivrisineğin kan emme mekanizmasını bir düşünün mesela. Aynı mekanizmayı hemşirenin elindeki iğnede de göreceksiniz.

Bunlar diğer bilim dallarıyla olan ilişkisi, peki entomoloji biyolojinin tam olarak hangi noktasında duruyor? Özellikle evrim ile ilgili çalışmalara tam olarak nasıl bir katkısı olabilir? Bir kere kendisi, taksonominin içerisine de alınabilir ve sınıflandırmanın ne derece evrime katkısı olduğu ayrı bir konudur ve burada anlatılması uzun sürecektir. Zaten bu konuda burada yazılmış makaleler de göreceksinizdir ya da belki de çoktan görmüşsünüzdür.
En önemlisi immünoloji ile ilgili olan kısımdır. Bağışıklık sistemi tam olarak çözülememiş bir engel olarak karşımıza çıkar. Özellikle omurgasızlarda bir sürü bilinmeyen kısımlar söz konusudur. Evrimsel olarak daha ilkel düzeyde olan böceklerin bağışıklık mekanizmalarının tamamına hâkim olabilirsek sırasıyla insanlara kadar çıkılabilir ve bu  sayede kanser,  AIDS gibi  hastalıklarla mücadelede bir  adım öne çıkabiliriz. Sonuç olarak böceklerin İmmünoloji bilimine katkıları yadsınamaz diyebiliriz.

Size elimden geldiğince böceklerin genel özelliklerinden, ataları olarak kabul edilen halkalısolucanlarla arasındaki ilişkilerinden ve evrimsel açıdan önemini anlatmaya çalıştım. En azından entomoloji bilimine az buçuk dikkat çekmeyi başardıysam ne mutlu bana. (Mesela adli entomoloji bir araştırın derim, çok ilginçtir!)

Yazan: Gürhan Öztürk (Biyolog, Evrim Ağacı Okuru) 

Kaynaklar ve İleri Okuma:
  1. Demirsoy, A., 2006, Yaşamın Temel Kuralları, Cilt: 2, Kısım, 2, Omurgasızlar/Böcekler, Entomoloji, Dokuzuncu Baskı, Ankara, 2006
  2. Gullan, P, Cranston, P., The Insects - An Outline of Entomology, 4th ed
6 Yorum