Evolution - Korn (Evrim - Korn)

Yazdır Evolution - Korn (Evrim - Korn)

Video Bağlantıları:

 

  1. Youtube
  2. Dailymotion
  3. Türkçe Altyazılı Video

 


 


Şarkıyla İlgili Bilgiler:

Evolution, Amerikan nü metal grubu Korn'un 12 Haziran 2007 günü çıkardığı albümün ilk single çalışmasıydı. Klip 15 Haziran 2007'de Los Angeles'ta çekildi. Klibin çekilmesi için dağıtılan rol kağıtlarında yazana göre şarkı, "politik eleştiri ve espri ile dolu" şekilde hazırlanmıştır. Şarkıda genel olarak türümüzün paraya ve güce bağımlılığından ötürü nasıl yavaş yavaş gerilediğinden ve bunun gerçek olmadığını iddia edenlerin art niyetli oyunlarından bahsetmektedir (Amerikan bayraklı şahsın bilim insanlarının açıklamalarını çürütmek içni bir şempanzeye para ve muz sunup, hayvanın muzu seçmesinden ötürü "aptalca" bir tercih yaptığını iddia etmesi gibi). Bu eleştiri yapılırken, evrim ve bilim karşıtlığına da ince göndermeler yapılmaktadır. Aşağıdaki sözlerde izah ettiğimiz gibi, evrim karşıtları, türümüzün kötüye gidişini kabul etmeyen politikacılar gibi, gerçeklerin önündeki engeller, "virüsler" olarak gösterilmektedir. Klip boyunca gösterilen kareler, türümüzün ilkin kökenlerinin evrimsel süreçte akrabamız olan kuzenlerimizle ortak olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca şarkının "bu kadar evrimleşmiş olmamıza rağmen ilkel kökenlerimize dönmeye başladığımız, para için vahşete göz yumduğumuz" gibi motifleri olduğu da belirtilmelidir.



Sözler:

 

İngilizce - Türkçe Çeviri

 

 

I'm diggin' with my fingertips

(Parmak uçlarımla kazıyorum)

I'm ripping at the ground I stand upon

(Üzerinde olduğum yeri söküp atıyorum)

I'm searching for fragile bones

(Kırılgan kemikleri arıyorum)

Evolution

(Evrim)

 

I'm never gonna be refined

(Asla saflaştırılmayacağım)

Keep trying but I won't assimilate

(İstediğiniz kadar deneyin ama asimile olmayacağım)

Sure we have come far in time

(Derin bir geçmişten geldiğimiz kesin)

Watch the bow break*

(Düğümün kopuşunu izle*)

 

And I'm sorry that I don't believe

(Ve inanmadığım için üzgünüm çünkü)

by the evidence that I see

(gördüğüm kanıtlardan)

that there's any hope left for me

(benim için hiç umut kalmadığını anlıyorum)

It's evolution

(Bu evrimdir)

Just evolution

(Sadece evrim)

 

And I, I do not dare deny

the basic beast inside

(Ve ben, içimdeki ilkel canavarı

inkar etmeye cüret edemem)

It's right here

(Tam burada)

It's controlling my mind

(Aklımı kontrol ediyor)

And why 

(Ve neden?)

do I deserve to die

(Neden ölmeyi hak ediyorum?)

and I'm dominated by

this animal thats locked up inside

(Bu içime kapatılmış hayvan tarafından

ele geçirilmiş durumdayım)

 

Close up to get a real good view

(İyi bir görüş elde etmek için yaklaş)

I'm betting that the species will survive

(Bahse girerim ki türler hayatta kalacaklar)

Hold tight, I'm getting inside you

(Sıkı tutun, içine giriyorum)

Evolution

(Evrim)

And when we're gonna find these bones

(Ve bu kemikleri bulduğumuzda)

They're gonna want to keep them in a jar

(Onları bir kase içerisinde tutmak isteyecekler)

the number one virus caused by

Procreation**

(Üremenin** sebep olduğu bir numaralı virüs)

 

And the planet may go astray

(Ve gezegen çıldırmış olabilir)

in a million years they'll say

(Bir milyon yıl sonra diyecekler ki:)

Those motherf****** were all derranged

(O or.... ço......nın hepsi bozuktu)

It's evolution

(Bu evrimdir)

Just evolution

(Sadece evrim)

 

And I, I do not dare deny

the basic beast inside

(Ve ben, içimdeki ilkel canavarı

inkar etmeye cüret edemem)

It's right here

(Tam burada)

It's controlling my mind

(Aklımı kontrol ediyor)

And why 

(Ve neden?)

do I deserve to die

(Neden ölmeyi hak ediyorum?)

and I'm dominated by

this animal thats locked up inside

(Bu içime kapatılmış hayvan tarafından

ele geçirilmiş durumdayım)

 

Take a look around

(Etrafına bir bak)

Nothing much has changed

(Pek bir şey değişmedi)

Take a look around

(Etrafına bir bak)

Nothing much has changed

(Pek bir şey değişmedi)

Take a look around [x3]

(Etrafına bir bak)

Nothing much has changed

(Pek bir şey değişmedi)

Take a look around [x2]

(Etrafına bir bak)

Nothing much has changed

(Pek bir şey değişmedi)

Take a look around

(Etrafına bir bak)

Nothing much has changed***

(Pek bir şey değişmedi)***

 

And I, I do not dare deny

the basic beast inside

(Ve ben, içimdeki ilkel canavarı

inkar etmeye cüret edemem)

It's right here

(Tam burada)

It's controlling my mind

(Aklımı kontrol ediyor)

And why

(Ve neden?) 

do I deserve to die

(Neden ölmeyi hak ediyorum?)

and I'm dominated by

this animal thats locked up inside

(Bu içime kapatılmış hayvan tarafından

ele geçirilmiş durumdayım)

 

Why

(Neden)

Why do I deserve to die?

(Neden ölmeyi hak ediyorum?)

 

 

* "Watch the bow break" kalıbının tam çevirisi aslında "Okun kırılışını izle" demektir; ancak daha anlamlı olması açısından "bow" kelimesinin bir diğer anlamı olan "düğüm, boğum, ilmek" şeklinde çevrilmiştir. Takdir dinleyicinindir.


** Şarkının ince göndermelerinden biri "procreation" lafıdır. Normalde "procreation", "üreme" anlamına gelir. Ancak eğer ki "pro-creation" şeklinde yazılacak olursa, "yaratılış savunucusu" anlamına gelir. Bu ikinci anlamıyla okunduğunda, yaratılan "virüsün" yaratılış savunucuları olduğu anlamı çıkmaktadır.

 

*** Burada "pek bir şey değişmedi" cümlesinden kasıt, "insanın aptallığı"dır. Bunu, klipte bu kısımda arkada oynayan görüntüleri izleyerek de anlayabiliriz.

 

Çeviri: ÇMB (Evrim Ağacı)

6 Yorum