Ara Geçiş Türleri, Hatta Alemleri: Hayvan ve Bitkilerin Ortak Atası Hakkında Bilgiler

Yazdır Ara Geçiş Türleri, Hatta Alemleri: Hayvan ve Bitkilerin Ortak Atası Hakkında Bilgiler

Merhaba arkadaşlar,

 

Sayfamız üyelerinden Sayın Mustafa Türkmen bize çok güzel bir soru yöneltti. Soru aşağıdaki gibiydi:

 

Evrim[i kabul ediyorum] [Evrim Ağacı düzeltmesi] ama geçenlerde arkadaşım bir soru sordu ve bilemedim.Evrim hayvandan hayvana geçiş ise bitkiler nasıl oluştu?Yok bitkiye geçiş varsa neden bitki hayvan ara geçiş formu yok ya da neden bazı hayvanlar azda olsa fotosentez yapamıyorlar?Neden bazı hayvan hücrelerinin kloraplastı yok? Ilginiz için şimdiden Teşekkürler...

 

Bizim cevabımız ise şöyle oldu, umarız faydalı olmuştur, iyi okumalar:

 

Sayın Mustafa Türkmen,

 

İlk olarak güzel bir düzeltme yapmışsınız, yerinde olmuş. O açıdan tebrik ediyoruz. Zira bilimde "inanç" olmaz, "bilgi" olur. Biz Evrim'e "inanmıyoruz", biz Evrim Kuramı'nı "kabul ediyoruz", bir gerçek olarak "biliyoruz". Tıpkı Yer Çekimi gibi... :)

 

Şimdi, sorunuzun cevabına gelelim: Aslında soru her ne kadar güzel olsa da, bu soruya o kadar çok önce cevap verilmiş ve o kadar çok geçiş örneği bulunmuştur ki, malesef ilgi çekiciliği kalmamıştır. Ancak merakınızı elbette gidermek bizim görevimizdir; ayrıca meraklı olmak da her zaman iyidir. Bu yüzden de sizi tebrik ediyoruz.

 

Bu noktada bir yanlışınızı düzeltmekte fayda var: Evrim, "hayvandan hayvana geçiş" değildir. Evrim, bitkilerde de görülür, protistalarda da, bakterilerde de, arkebakterilerde de. Sadece bir krallığa (kingdom) kısıtlandırmak, kesinlikle yanlıştır. Ancak demek istediğinizin "her hayvanın kendisinden önceki hayvanlardan evrimleştiği" olduğunu düşünüyoruz.

 

Açıkçası bunu görebilmeniz, sorunuzun da cevabını ortaya çıkarmaktadır. Hayvanlar ve bitkiler, öyle eski zamanlarda birbirinden ayrılmıştır ki; ortak ataları ne hayvandır, ne de bitki. Ortak ataları, bazı bakteri türleridir. Zira bundan yaklaşık 3.5 milyar yıl önce, doğada sadece bakteriler vardır; ne bitkiler ne de hayvanlardan bahsedilebilir.

 

Protistalar dediğimiz krallık, resmi olmayan dilde, şu şekilde tanımlanır: "Bitki, mantar ve hayvan olmayan tüm ökaryot canlılar." Çünkü bu krallıktaki (alemdeki) canlıların çoğu hem bitkilere ait hem de hayvanlara ait özelliklere sahiptir. Yani elimizde, bitkiler ile hayvanlar arası geçiş yapan devasa bir alem vardır; bırakın bir ya da birkaç türü... 

 

Örneğin çok meşhur bir protista olan Öglena (Euglena), bir bitki gibi fotosentez yapabilmektedir. Aynı zamanda bu ökaryotik tek hücreli canlıların pek çok türünde "göz noktası" denen bir organel yapı bulunur. Bu nokta, en ilkel göz olarak görülmektedir ve ışığa duyarlıdır. Sadece ışığın daha şiddetli olduğu yönü algılamayı sağlar. Öglena da bunu kullanarak daha bol ışığa yönelebilir, tıpkı bir hayvan gibi aktif hareket ile ışık kaynağına yaklaşabilir ve tıpkı bir bitki gibi fotosentez yaparak besinini üretebilir.

 

Bir algden örnek verelim, Science Daily'de 20 Haziran 2007 tarihinde yayınlanmış bir makale... Doğada bulunan bazı alg türleri, "mixotroph" dediğimiz ve hem ototrof, hem heterotrof beslenme biçimlerine sahipler. Yani hem kendi besinlerini üretebiliyorlar, hem de avlanabiliyorlar. Aşağıdaki bağlantıda daha fazlasını bulabilirsiniz:

 

http://www.sciencedaily.com/releases/2007/06/070619182508.htm

 

Aynı sitede yayınlanan bir diğer makaleye göre, Chlamydomonas reinhardtii isimli bir yeşil alg türü, hem hayvanlara, hem de bitkilere ait genleri taşımaktadır. Bu, ortak atalarından beri hayatta kalabilmesiyle açıklanabilir. Bildiğiniz üzere türleşme gerçekleştikten sonra ortak ata hayatta da kalanabilir, soyu tükenebilir de.

 

http://www.sciencedaily.com/releases/2007/10/071011142628.htm

 

Bunun yanıısra, mantarlar da ilginç bir geçiş olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Hayvanlar, genel olarak serbest hareket edebilen, avlanan (heterotrof) türlerdir. Bitkiler ise genellikle sabit olan ve kendi besini üreten (ototrof) türlerdir. Ancak mantarlar, bitkiler gibi sabit olmakla birlikte, kendi besinlerini üretemezler; tıpkı hayvanlar gibi. Mantarlar, besinlerini vücutları dışarısında sindirirler (dışarı salgı) ve sonra parçalanmış besinler "yerler". 

 

Yani bitkilerle hayvanlar arasındaki geçiş türleri yok olmamıştır; hala aramızdadırlar. Ancak iki dev alemin ortak atası, bundan 3.5 milyar yıl kadar öncesine dayanmaktadır: Minik bakterilere. Burada farklılaşma başlamış, günümüze kadar bir kol hayvanlar alemini, bir kol bitkiler alemini oluşturmuştur. Ancak arada kalan türler de mantarlar, protistalar gibi alemleri oluşturmuştur.

 

Umarız açıklayıcı olabilmiştir.

 

Saygılarımızla.

 

ÇMB (Evrim Ağacı)


6 Yorum