Amfibilerden Sürüngenlere Geçiş

Yazdır Amfibilerden Sürüngenlere Geçiş

Merhaba arkadaşlar,

 

1. Evrim Ağacı Ödüllü Yarışması'nın (Makale) kazananı, okurlarımızdan Sayın Çağla Deniz Pulat olmuştur. Yazısı, aynı zamanda en kısa sürede başlatacağımız bir yeni "sonsuz" yazı dizisi olan "Ara Geçiş Türleri Yazı Dizisi"nin bir parçası olacaktır. Okurumuza ödülü, 26 Kasım 2011 tarihinde ODTÜ'de düzenleyeceğimiz 6. Uluslararası Evrim Konferansı'nda takdim edilecektir. Bu zamana kadar pek çok yarışma düzenleyeceğiz ve o arkadaşlarımızı da etkinliğimizde ağırlayacağız. Kendisini tekrar tebrik, katılımı için teşekkür ediyoruz.

 

Şimdi, lafı uzatmadan yazımıza geçelim. Yazının bel kemiği okurumuzun yazısı olmakla birlikte, görseller ve bazı yazınsal düzenlemeler, çok az miktarda da müdahale edilmiş olsa, bize aittir (zaten yarışmada görsel arz etmemiştik). Bizim eklediğimiz kısımlar köşeli parantez ([ ]) gösterilmiştir.

 

 

AMFİBİLERDEN SÜRÜNGENLERE GEÇİŞTE ARA FORMLAR

 

Amfibiler yaşamlarının bir kısmını suda, diğer kısmını karada geçirdikleri için “iki yaşamlılar” olarak adlandırılırlar. [İlk olarak Geç Devonyen Dönem'de görülmeye başlamışlardır ki bu da, günümüzden 385 milyon yıl öncesiyle 374 milyon yıl öncesine denk gelmektedir.] Anatomik ve fizyolojik açıdan balıklarla sürüngenler arasında bir özellik gösteren amfibiler, omurgalıların su dışında yaşayan ilk grubunu oluştururlar [ve kendi başlarına bir ara geçiş sınıfını (class) oluştururlar. Buradan da anlaşılabileceği gibi, sadece ara geçiş "türleri" değil, Evrimsel Biyoloji sayesinde ve Taksonomistlerin titiz çalışmaları sonucunda ara geçiş "takımları" (order), "sınıfları" (class) ve hatta "şubeleri" (phlyum) keşfedilmiştir]. Bilimin gelişmesi ile birçok canlının gen haritası çıkartılarak evrim [pek çok diğer metotlarla birlikte, defalarca farklı yönden ve şimdiye kadar asla çürütülememiş bir biçimde] kanıtlanmıştır.

 

Balina ve suaygırının akrabalığı buna bir örnektir. İnsan embriyosunun bir evresinde oluşan solungaç oyukları, balinaların yüzgeçlerinin altında bulunan beş adet kemik yapısı ve buna benzer birçok yapı evrime bir örnektir.

 

Amfibilerden sürüngenlere geçişteki bazı ara formlar şöyledir;

 

ProterogyrinusGeç Missisippian döneminde (328 ila 218 milyon yıl önce) yaşamış olan bu tür, balıksı dişlere sahip olmakla birlikte yüzgeç yerine 5 parmaklı ayaklara sahiptir. Klasik amfibiler gibi bir kafatasına ve dişlere; ancak sürüngenler gibi bir omurgaya, kalça kemiğine ve kol kemiğine sahiptir. Bilekleri amfibilerinkiyle aynıdır.         

 

Proterogyrinus (Çizim Rekonstrüksiyon)

 

Proterogyrinus (3D Rekonstrüksiyon)

 

Proterogyrinus (Fosil)

 

Limnoscelis ve Tseajaia: Anthracosaur denen [takıma] ait olan Proterogyrinus‘tan türediği belirlenen bu iki tür, Geç Karbonifer döneminde [318 ila 303 milyon yıl önce] yaşamıştır. "Cranium" denen beyni koruyan kafatası kısmı sürüngenlerinkine benzemektedir. Ayrıca çene kemikleri de sürüngenlerinki gibidir. [Benzer şekilde]; kafatasının tepesinin arka kısmında, omuriliği koruyan yapı, ilk defa amfibilerle sürüngenler arası geçiş türlerinde gözlemlenmiştir.

 

Limnoscelis (Çizim Rekonstrüksiyon)

 

Limnoscelis (Fosil Kalıbı*), Montreal Redpath Müzesi

*Fosil kalıbı, keşfedilen fosillerin taşınması yerine, birebir dökmesinin taşınarak fosillerin korunmasını hedefleyen bir yöntemdir.

 

Limnoscelis (Fosil)

 

Tseajaia (3D Rekonstrüksiyon)

 

Tseajaia (Fosillerden Edinilen İskelet Yapısı)

 

Solenodonsaurus: Artık amfibilere ait olan “palatal fang” denen dişler [üst çenede bulunan 6 santimetreden uzun olabilen keskin dişler] kaybolmuştur, kafanın yan kısmında bulunan çizgi yok olmuştur. Ancak hala amfibilere ait bir özellik olarak, kuyruksokumu tek parçadır.

 

Solenodonsaurus (Fosil)

 

Solenodonsaurus (Fosil - 2)

 

Solenodonsaurus (Çizim Rekonstrüksiyon)

 

Hylonomus ve Paleothyris: İlkel sürüngenlerdir [ve yaklaşık 295 milyon yıl önce ilk olarak görülmeye başlamışlardır]. Oldukça fazla sürüngenlere benzeyen bir büyüklüğe sahiptirler ve amfibilerin kafatası yapısını hala taşırlar. Ayrıca omuz yapıları, kalça kemikleri, bacak kemikleri, orta dişleri ve omurgaları da amfibilere benzemektedir. Ancak bunun dışında kalan ve onlarca bölge eden iskeleti, tamamen sürüngenlerinkine benzer.

 

 

Hylonomus (Birebir Maket), Münih Dinozor Parkı

 

Hylonomus (Fosil)

 

Hylonomus (Çizim Rekonstrüksiyon)

 

Paleothyris (Fosil)

 

Paleothyris (Fosil - 2)

 

Paleothyris (Çizim Rekonstrüksiyon)

 

Sürüngenlerin evriminde, karaya çıkan ve temelli olarak yaşamaya başlayan amfibiler, farklı bölgelerde yaşama sonucu farklı 2 gruba ayrılırlar: Gruplardan biri vücudun iki bölümünde aort damarı ve ilkel bir kulak zarı oluşturur. Diğer grup ise, vücutlarının sadece sol kısmında tek bir aort geliştirir. Ancak kulak yapısı, ilk gruptan farklıdır ve iki tarafta da birer tane, orta kulak ile iç kulağı birleştiren pencereciklerden bulunur. Bu gruptan sonra farklılaşan Therapsid Sürüngenler denen grup, memelileri oluşturacak olan gruptur.

 

[Not: Burada yer almayan ancak keşfedilmiş olan bazı geçiş türlerine ait fosiller, önümüzdeki günlerde bu yazı dizimizin başlamasıyla eklenecektir. Kazananımızın yazısını görebilmeniz adına, bu yazı önden yayınlanmıştır.]

 

Yazan: Çağla Deniz Pulat (Evrim Ağacı Okuru)

Görseller ve Düzenleme: ÇMB (Evrim Ağacı)

6 Yorum